Ekonomi

Güçlü yarınlar için güçlü kadınlar

Kadınlara hizmet eden küresel online moda markası Modanisa, kadın girişimcilere destek olmaya devam ediyor.

Güçlü yarınlar için güçlü kadınlar
-

Modanisa, güçlü yarınlar için kadınların güçlenmesinin gereğine inanıyor ve kadın girişimcilere destek olmaya devam ediyor. Kadınlara hizmet eden küresel online moda markası Modanisa, çoğunluğu kadın 850 kadar üretici, marka ve tasarımcıyı dünyaya taşıyan bir alışveriş platformu olarak öne çıkıyor. İşte birbirinden ilginç başarı hikayeleri ile Modanisa’nın kadın tasarımcı ve üreticileri:

Bilgisayar öğretmeniydi tasarımcı oldu

İlham kaynağı doğa olan, rüyasında gördüğü giysileri çizen, online ve offline moda kaynaklarını takip etmeyi seven bir bilgisayar öğretmeniydi Semra Hanım. Sonra moda tutkusu ağır bastı… “Al Sheikha Abaya” markasının hikayesi ise şöyle gelişti:

On sene boyunca bilgisayar öğretmenliği yaptıktan sonra modaya olan tutkusu ağır bastı ve kendini tekstil sektörünün içinde buldu. Tekstilci babası ve modelist annesi sayesinde zaten yabancı olmadığı bu sektöre hızlı ama emin adımlarla girdi.

Dubai’de yaşayan kız kardeşine yaptığı ziyaretlerden birinde, instagram üzerinden satmak niyetiyle oradan satın aldığı abayalarla Türkiye’ye döndü. Sonrasında farklı yerlerden satın almak yerine kendi abaya tasarımlarını yapmaya ve üretmeye başladı. Tasarlamayı ve kendini her daim geliştirmeyi seven Semra Hanım 2016 yılının kış aylarında KOSGEB’in kurslarına devam ederek ve alışveriş fuarlarına katılarak kendine yeni ufuklar açtı. Bir arkadaşı aracılığıyla Modanisa ile tanışıp kendi şahıs şirketini kurdu ve ardından 2018 yılında gerçekleşen Dubai Modest Fashion Week’e katıldı.

Şu anda ürünleri Ortadoğu, Amerika ve Kanada’da satılıyor. Tekstil sektörünün kadınlar için ne kadar zor olduğunu söylese de emin adımlarla ilerliyor. Eşinden de destek gören Semra Hanım, Modanisa ile çalışmaya başladıktan sonra, etrafındaki insanlar nezdinde statüsünün değiştiğine inanıyor. Modanisa ile kendi arasında büyük bir vefa ilişkisinin olduğunu söylüyor.

Hayallerinde Ortadoğu’ya açılmak ve burada lüks segmentte tasarımlar yapıp moda severler ile buluşmak var.

Hayali, Argite’nin marka değeri kazanması

Ağrılı, 9 çocuklu bir ailenin kızı olan Mülkesin Hanım, “Mutlu varlık” anlamına gelen ismiyle örtüşen “mutlu ve güçlü” bir karakter. 80’lerde İmam Hatip Lisesi’nden mezun olduktan sonra kara kalem eğitimi aldı. Liseden sonra çizimleriyle Elle ve HBB’nin kapısını çaldı; ama başı kapalı olduğu için iki taraf da olumsuz cevap verdi. Yılmadı. Tıpkı babası gibi üretirken, tasarım yaparken çok keyif alıyor. Babası oyma, dikiş, silah yapan, el becerisi olan bir insan. “Benim her kızım bir servet” diyen babasına çok şey borçlu olduğunu düşünüyor.

Eşarp işine başlaması da ilginç bir rastlantıyla: Bir gün Üsküdar’da el boyama bir eşarp görüyor. Henüz 17 yaşında. “Ben de yapabilir miyim” diye düşünüyor; ama boya ve kumaşı bulmak sorun. O zamanlar sadece Zeytinburnu’nda bulunuyor. Tüm zorlukların üstesinden gelip; işe başlıyor. Şirketleşmek istiyor; ama ailesi başlangıçta kabul etmiyor. O da İmam Hatip’teki öğretmenlerinden birinin yardımını istiyor.

İlk markasının ismi; Benatsitte. Anlamı, 6 kızkardeş. İşini başlattıktan bir süre sonra evleniyor. O dönemi anlatırken, “Hayallerimi biraz geciktirdim” diyor; çünkü işine ara veriyor. Çocuklar biraz büyüdükten sonra tekrar başlamış çalışmaya. Bu defa, eşi de yardımcı olmuş. Ebru işini çok seviyor. İsteği, ebru sanatını hayatın içine sokmak. Önce Hikmet Barutçugil’in ebrularını görmüş. Onun öğrencisi Feriha Uysal’dan öğrenmiş bu sanatı. Hatta bir süre öncesine kadar Chicago Art Institute ile iş birliği yapmış. Modanisa ile yolları ilk olarak 5 sene önce kesişti. Başlangıçta el boyama ürünlerini pazarlamaya başladı. Mülkesin Hanım, “Ben ticareti Modanisa ile öğrendim. Bu sayede ürünlerimi daha geniş kitlelere sundum. Üretim yapabileceğimi öğrendim. Kendimi etrafıma daha yararlı bir insan olarak görüyorum. Ayrıca, Modanisa ile günün çizgisini takip ediyorum. İşimi daha iyi yaptığıma inanıyorum” diyor.

Kıyafet tasarlama tutkusundan asla vazgeçmedi

14 yaşından 24 yaşına kadar tekstil sektöründe çalıştı; tüm makinaları kullanmayı öğrendi; içindeki enerjiyi dikiş dikmeye değil tasarım yapmaya, ve yönetmeye harcamak istiyordu. Melek Hanım’ın “markalaşma” hikayesi:

Melek Hanım, kendini geliştiren ve moda tutkusundan asla vazgeçmeyen biri. Bu amaçla da İstanbul’a yerleşiyor. İki yıl hem modelistlik eğitimi alıyor, hem de makinacı olarak çalışıyor. Eğitim bitince İzmit’e geri dönüyor; fakat “çalışacak” iş yok… Ne yapmalı?

Ablasıyla beraber kendileri tasarım yapıp butiklere vermenin hayalini kuruyorlar. İki makina alıp evin bir odasını küçük bir atölyeye dönüştürüyorlar. Kalıp çıkartmayı bilmeyen iki kardeş, ilk iş bunu öğreniyor. Aile, Melek Hanım ve ablasına maalesef “inanmıyor” ve pek de destek olmuyor. Üretime başlayınca, tasarımlarıyla butik butik gezmeye, tasarımlarını tanıtmaya başlıyorlar. Tasarımlarına ilgi gösteren butikler kadar, onları kapıdan kovan, hatta, çok afedersiniz kötü davrananlar bile çıkmış. Yavaş yavaş ürünleri satılmaya başlayınca, ellerine para geçmesine çok sevinmişler. Fakat onların hayali, seri halde büyük üretim yapabilmek. Bu hayalin gerçekleşmesi de Modanisa ile başlıyor. Yüklü stok, hızlı satış ve karşılıklı güveni Modanisa’da bulduklarını belirtiyor Melek Hanım. Artık kendilerine ait bir atölyeleri ve 10 çalışanları var. Ablası ve annesi de kendilerine ait birer marka çıkardı. Dört yıldır büyük bir yükselişteler, Modanisa’nın hızına yetişmeye çalıştıklarını söylüyorlar.

Melek Hanım ve ablası büyük bir yol aldılar. Bu başarıyı kendilerine duydukları güvene, ufuklarının genişliğine ve başarma azimlerine borçlular. Ve tabii ki bir de Modanisa’nın onlara inanmasına.

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.