Okur Postası

Gül ve Cem Sultan Olayı

Gazetemiz okurlarından İsmail Kumbuzoğlu, "Gül ve Cem Sultan Olayı" başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

Gül ve Cem Sultan Olayı
-

İsmail Kumbuzoğlu

Fatih Sultan Mehmet Han’ın ölümünden sonra, ağabeyi İkinci Bayezit’e karşı çıkan ve tahta geçmek isteyen Cem Sultan.

Sponsorlu

Konya Valisi iken Bursa’ya gelir.Ağabeyi ikinci Bayezit’e, tahta geçmek istediğine dair haber gönderir. Bu isteği kabul görmeyince;

Bayezit’e, korkunç bir teklifte bulunur: “İstanbul tarafı senin, Bursa tarafı benim himayemde olmak üzere; ülkeyi Doğu-Batı şeklinde ikiye bölerek yönetelim.” Bu akıl almaz iktidar hırsı ve bölücülük düşüncesi de kabul görmez.

Durumun vehametini anlayan ikinci Bayezit, kardeşi Cem Sultan’la Yenişehir Ovasında karşılaşır. Cem Sultan yenilir. Önce Karamanoğullarına sonra Osmanlı’nın düşmanı olan Memlüklere sığınır.

Buradan da Rodos Şövalyeleri tarafından Fransa’ya götürülür ve Papa’ya teslim edilir.

Papa tarafından, kendi çıkarları için kullanılmak üzere rehin tutulur. Ve bir süre sonra Napoli’de ölür.

Adeta babası Fatih’in kopyası olan; çok yetenekli, dirayetli, savaşçı, beş dil bilen ve çok iyi yetişmiş mükemmel bir Cem Sultan

Sırf makam, mevki ve şöhret için ne hallere düştüğünü; tarih ibretle yazıyor. Bu tarihi olayı okuyunca, aklıma günümüzün Cem Sultan’ı geldi.

Cumhurbaşkanı adayımız, Abdullah Gül kardeşimdir” diyerek; o yüce makamı, adeta altın tepsi ile kendisine sunan Erdoğan gibi bir adama, yaptığı ihanetler zincirini hatırladım.

Yerel seçimlerin yaklaştığı şu günlerde, alelacele Almanya’ya giderek, ülkemizin düşmanları ile saatlerce görüşen Kemal Kılıçdaroğlu’na, Almanya dönüşünde yaklaşık bir buçuk saat ayıran bir Abdullah Gül var.

Tarih tekerrür ediyor arkadaşlar. Kemal Kılıçdaroğlu’na diyeceğim yok, olamaz da. Ama Abdullah Gül bizi üzmeye devam ediyor. Yazık, çok yazık.

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.