Kadın - Aile

Haset, süründürür ve öldürür

Haset sadece sahibini sinsi sinsi uzun vadede (ateşin odunu yediği gibi) çökertmiyor, toplumu da ifsad ediyor.

2018-09-12 18:47:00

Haset, süründürür ve öldürür

Haset duygusu ulema tarafıından ruhî, kalbî bir hastalık olarak görülmüştür. Modern tıp bugün bunu doğruluyor. Öyle ki, insanın sağlığını kemiren bir virüs gibi görüyor haset duygusunu. Haset, kıskanmanın çok daha ötesinde içinde düşmanlık, kin ve öfke barındıran bir kavram.. Bu durum kişideki stresi artırıyor, beyin kimyasını etkiliyor ve beynin vücudu kontrolü normal seyrinden çıkarak bir çok hastalığa, organların teklemesine yol açıyor. Haset kişinin sağlığını tahrip eden tıbbi bir sorun olarak kalmıyor toplum hayatını da etkiliyor. Toplumu ifsad eden, insanların arasını açan, birliği bozan önemli bir davranış bozukluğudur. Haset etme durumunda, kendini eksik gören taraf diğer tarafa karşı öfke ve düşmanlık besler.

Haset, adı verilen başkalarını çekememezlik hissi zamanla büyür, genişler; sonra da düşünce ve hissiyat ufkunu tamamen kuşatarak insanı bütün iyiliklere, güzelliklere sövüp sayan bir saldırgan hâline getirir. Hatta bazen hâsid kimse, kıskandığı insanlar müslüman olmasına rağmen, her fırsatta onlara hakaretler savurur; sırf kıskançlığından ötürü ehl-i küfürle bir olup haset ettiği müminlere saldırır. Kendi nefsine ait bir darlığın mahkumu olan böyle biri, ahsen-i takvime ait genişliği kat’iyen duyamaz ve iman atmosferinin gerçek rengini asla göremez.

Merhum Amed’li Hattat Hamit Aytaç’ın Celî Nesih üslûb ile yazdığı Hadis-i Şerif’te şöyle buyuruluyor: "El hasedu ye'kulu'l hasenâti kemâ te'kulun nâru'l hatab."
Mealen: "Ateşin odunu yediği gibi, haset (çekememezlik) de iyilikleri yer" demektir.

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!(0)

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.