Yaşam

“Helal gıda belgesinin belli standartlarda olması gerekiyor”

Allah’ın tüketimine izin verdiği helal gıdalar Kur’an-ı Kerim’de belirtilirken, helal gıda uygulamalarıyla ilgili akreditasyon sürecine gidildi. Ancak akreditasyon işleminin kurala bağlanması ve bunun için belli standartlar çıkarılması gerektiğinin altı çiziliyor.

“Helal gıda belgesinin belli standartlarda olması gerekiyor”
-

İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi (İZÜ) bünyesinde çalışmalar yapan Helal Gıda Ar-Ge Mükemmelliyet Merkezi ‘Helal Akreditasyon Uygulamaları’ çalıştayı düzenledi. Çalıştaya üretim, tüketim ve belgelendirme yapan firmalar, öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı.

Etkinlikte, helal gıdalar ve sertifikasyon, helal tüketimde etik konular, helal belgesi ve laboratuvar çalışmaları, helal gıda yönetmeliği ve Türkiye’de helal gıda algısı gibi konular ele alındı.

Önüne gelen belge vermeye başladı

Allah’ın izin verdiği tüketimine müsaade ettiği gıdaların helal olduğunu söyleyen İZÜ Helal Gıda Ar-Ge Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Yetim, “Bu gıdalar hem Kur’an-ı Kerim hem de Hadis-i Şerifte belirtiliyor. Son 20 yıl içerisinde bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de helal gıda uygulamalarıyla da ilgili akreditasyon süresine gidildi. Ancak kanundaki boşluklar nedeniyle önüne gelen herhangi bir gıda maddesi için belge vermeye başladı. Biz böyle bir süreç içerisinde rastgele bir uygulamanın önüne geçebilmek amacıyla bu çalıştayı düzenledik. Akreditasyon işleminin kurala bağlanması ve bunun için belli standartlar çıkarılması gerektiğini düşünüyoruz” diye konuştu.

Akreditasyon kurumunun karşılığı icazet kurumudur

GİMDES Başkanı Dr. Hüseyin Kâmi Büyüközer, çalıştayda yaptığı konuşmada şunları söyledi: “İçinizde en mutlu olduğumu düşünüyorum. 1986 yılında, türünde ilk olan, belgeye ve gözleme dayalı “GIDA RAPORU –Yediklerimiz İçtiklerimiz Gıdalar Helal mi, Haram mı? kitabımın birinci baskısı yayınlandığı zaman toplumda bir şok etkisi yaptı. O zamana kadar, Türkiye’de üretilen ve market raflarında satılan ürünlerin hepsinin Helal olduğu algısı içerisindeydi. Kısa zamanda 2,3,4 baskıları yapıldı. Halkımızın üzerinde iki çeşit tepki oluştu. Tüketici halkın üzerinde merak ve memnuniyet etkisi gelişirken. Önemli sayfalar çoğaltılır ve elden ele dağıtılırken. Üretici firmaların çoğunluğu çeşitli devlet kurumlarını, siyasileri kullanarak, hatta mahkemelere dava açarak kitabı toplatma yollarına kadar gittiler. 1995 yılında Tarım Bakanlığında Etiket yönetmenliğini değiştirerek tehlikeli katkı maddelerini kamufle etmeye çalıştılar. O kadar ileriye götürdüler ki, etiketinde helal kelimesini kullanan firmalara “haksız rekabetten dolayı” devlet para ceza kesiyor, dışarıdan ithal edilen ürün etiketinde Halal yazıyorsa üzerine stiker yapıştırılırsa izin veriyordu.

2009’da Dünya Helal Birliği kuruldu

Bütün bu engeller, azimli, sabırlı ve dik duruşumuzla bir bir aşıldı. 2005 yılında GİMDES kuruldu. Ona bağlı “GİMDES Helal Ürünler Araştırma Enstitüsü İktisadi İşletmesi” devreye girdi ve artık Türkiye de gerçek manada Helal ve Tayyib Sertifikası veren bir kurum sahibi oldu. Şimdilerde devletlerin helal akreditasyon kurumları kurma istekleri oluşmaya başladı. Halbuki 1999’da birçok ülkede helalle uğraşan sivil toplum kuruluşları bir araya gelerek WORLD HALAL COUNCİL( Dünya Helal Birliği) adı ile bir sivil toplum kuruluşu statüsünde akreditasyon kurumu kurmuşlar. 2009 yılında da GİMDES’i üye olarak onayladılar. Bu kurum devletler üstü ümmet adına bu kurum mevcut iken, bazı devletler kendi bünyelerinde akreditasyon kurumları oluşturmaya başladılar. Bu çerçevede İngilizceden bozma akreditasyon kurumu hakkında şu bilgiyi vermek istiyorum, Bizim kültürümüzdeki karşılığı ‘icazet kurumu’.

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.