Okur Postası

Herç ile hayatlar felç

Gazetemiz okurlarından M. Fatih Kahraman, ‘Herç ile hayatlar felç’ başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

Herç ile hayatlar felç
-

“Herç” sözlükte, öldürmede şiddet, çokluk ve kargaşa (kaos) anlamına geldiği gibi ahir zamanda çıkacak olan fitne için de kullanılmıştır. Konuyla ilgili Peygamber Efendimizden rivayet edilen hadisler vardır ki üzerinde ciddiyetle düşünülmesi ve ders çıkarılması gerekir. Çünkü tam da günümüz dünyasından bahsedilmektedir.

“İnsanlar öyle günler görecek ki, katil niçin öldürdüğünü, maktul de niçin öldürüldüğünü bilemeyecek.” “Bu nasıl olur?” diye soruldu. Şu cevabı verdi Efendimiz (a.s.): “Herçtir! Öldüren de ölen de ateştedir.” (Müslim, Fiten 56)

Hadis âlimlerine göre buradaki herçten maksat gayrimüslimlerin birbirilerini veya Müslümanları öldürmeleri değil, bilakis Müslümanların birbirlerini öldürmeleridir. Başka bir rivayette ise şöyle buyurulmaktadır: “Kıyametten önce mutlaka herç vardır” buyurması üzerine: “Ey Allah’ın Resulü herç nedir?”  diye sordum. “Katldir” cevabını verdi. Bunun üzerine orada bulunan Müslümanlardan bazıları: “Ey Allah’ın Resulü (bunu belirtmeniz de niye?) Biz şimdiden bir yılda şu kadar bu, kadar çok müşrik öldürüyoruz!” derler. Hz. Peygamber (a.s.) muhataplarının yanlış anladıklarını görerek şu açıklamada bulunur: “(Benim kastım) müşriklerin öldürülmesi değildir. (O gün gelince) birbirinizi öldüreceksiniz, o kadar ki,  kişi komşusunu, amcaoğlunu ve akrabalarını öldürecek.” Cemaatten bazıları tekrar sorar: “Ey Allah’ın Resulü, o zaman aklımız  başımızda olduğu halde mi bunu yapacağız (yoksa delirmiş mi olacağız?)” Hz. Peygamber (a.s.) şu cevabı verir: “Hayır, bu esnada akıl kalmaz. (Aşırı hırs  ve cehalet sebebiyle) o devir insanlarının ekseriyetinin aklı ortadan kalkar. Bu durumda, halk içinde ortaya çıkan akıldan mahrum bir ayak takımı, öncekilerin yerine geçer.”

Diğer bir rivayet de şu şekildedir:

“Öyle bir zaman gelecek ki okumaya meraklı kurra çoğalacak; fakihler (dini anlayıp yaşayan âlimler) ise azalacak ve bu suretle ilim çekilip alınacak ve herç çoğalacak!” Ashabı kiram:

“–Herç nedir ey Allah’ın Resulü?” diye sorunca şöyle buyurdular: “–Birbirinizi öldürmenizdir. Daha sonra öyle bir zaman gelecek ki insanlar Kur’ân okuyacaklar, okudukları boğazlarından aşağı geçmeyecek…” (Hâkim, Müstedrek, IV, 504/8412)

Ülkemizin son yıllardaki şiddet ve cinayet haritasına bakıldığında herhangi bir savaşa lüzum kalmadan sudan bahanelerle memleketin kan gölüne çevrildiği görülecektir. Örneğin, Türkiye’de sadece 2015 yılında, günde 4 kişi öldürüldü. Ağırlıklı sebep ise para ve ‘namus’. Aile içi şiddet, 369 kadının canını aldı. Öldürülenlerin 193’ü ise 18 yaşından küçük çocuk.

2016 yılında 2 bin 720 bireysel silahlı olay, ulusal ve yöresel medyaya yansıdı. Bu olaylarda, 2 bin 56 kişi öldü, bir kısmı ağır bin 961 kişi de yaralandı. Silahlı olayların en çok yaşandığı il 2016’da da İstanbul oldu.

2017 yılında 3 bin 494 bireysel silahlı olay yaşanırken 3 bin 529 kişi yaralandı, 2 bin 187 kişi yaşamını yitirdi. Rakamlar,  2017 yılındaki silahlı olay sayısının bir önceki yıla göre yüzde 28, son üç yıla bakıldığında ise yaklaşık yüzde 61 arttığını gösterdi. 

‘Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun verilerine göre 2018 yılında erkekler 440 kadını öldürdü, 317 kadına da cinsel şiddet uyguladı. İlgili raporlar, Türkiye’de şiddetin son 4 yılda yüzde 69 oranında artış kaydettiğini ortaya koyuyor.

Başta maneviyatsızlık, ekonomik krizler, cinnet geçirme, aşırı geçimsizlik, kıskançlık, töresel gerekçeler(!) gibi birçok neden sayılabilir bunca şiddet ve cinayetler için; ancak bunun önlenememesi ve giderek artması, ne bireyleri, ne aileleri, ne toplumu, ne de memleketi asla iyi bir noktaya götürmeyeceği muhakkaktır.

Silah edinmenin kolay olduğu ve birçok kişinin silahlı dolaşıp en basit bir bahaneyle rahat bir şekilde cinayet işleyebildiği günlerden geçiyoruz. Herkes barut fıçısı gibi olduğundan kimseye uyarı kabilinde bile hiçbir şey denilememektedir.  Kimi insanlar kavga etmek için zemin ve zaman ararken kimileri de çıkacak olan kavgayı veya işlenecek olan cinayeti izlemeye çoktan hazır görüntüsü vermektedir.

Efendimiz (s.a.v.)’in: “İki Müslüman birbirine kılıç  (silah) çekerse, öldüren de öldürülen de cehenneme gider.” (Ebu Bekr’e der ki:) ‘Ey Allah’ın Resulü! Katili anladık da, ya maktul niçin cehenneme gider?’ dedim.  “Çünkü o da -bütün gücüyle- arkadaşını öldürmek için çaba gösteriyordu” diye buyurdu.” (Buharî, İman, 22; Rikak, 31; Fiten, 10; Müslim, Fiten, 14) hadisine göre şu ahir zaman insanları sanki de cehenneme gitmek için birbirileriyle yarışmaktadırlar.

Meydana gelen şiddet ve işlenen cinayetler nedeniyle neredeyse; can, mal, din, akıl ve nesil emniyeti bakımından güvenli toplum olmaktan çıkmış korkular içinde tedirgin bir vaziyette yaşamaya çalışıyoruz.

Çünkü bir maganda kurşununun nereden geleceğini bilmiyoruz, şerrin gelip bizi nerede, niçin ve neden bulacağından haberimiz yok...

Böyle bir ortamda huzurdan bahsedilebilir mi? Âhir zamanda olduğumuz aşikâr...

Ne kadar da normalleşip sıradanlaştı şiddet, cinayet ve tacizler?.. Sen koru ya Rab naçarız bizler!..

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.