Okur Postası

İhanet ve hıyanet genlerine işlemiş

Gazetemiz okurlarından Kubilay Ertekin, "İhanet ve hıyanet genlerine işlemiş." başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

İhanet ve hıyanet genlerine işlemiş
-

İran’la Türkiye bir savaşa girerse ben, İran’dan taraf olurum”(CHP’li bir müfsit) “Hayatta şehitler ölmez. Vatan bölünmez lafından tiksindiğim kadar hiçbir şeyden tiksinmiyorum” (Aynı ideoloji müptezeli bir habis) “Sizin de, inandığınız o Allahınız belasını versin!” (Mahut zihniyetten Allah ve inanç düşmanı bir sefihe) Bu ve benzeri inanç ve millî irâde düşmanlıklarının ardı, arkası kesilmiyor ve öylesi kaşarlanmış ülke ve millet karşıtları bu kin ve nefret kusmuklarından zerrece haya etmeden ülke sathına savurmaktadırlar. Üstelik bu tür hezeyanları defalarca basına yansıdığı halde aynı habislik ve temerrütlükleri devam etmektedir. Buna rağmen o küfürbaz ve inanç düşmanlarımı yıllarca ve hâlen siyâsi bir bağnazlıkla gereği can suyu verenler içimizdeki ehl-i salât(!) ve Müslüman geçinen bir sürü dunkoflar sürüsüdür... Çünkü genel kanaate ve inanca göre; HAYA-İMAN demektir ve hayası olmayanın imanı da yok sayılmaktadır. İşte bu açıdan Merhum M. Âkif şöyle demiştir...

“İmandır o cevher ki, İlâhi ne büyüktür./ İmansız olan paslı yürek sinede yüktür”

Bu mâkûle kişilerin millete olan kin ve nefretleri sâde şimdi yapılanlar ve yapmakta oldukları değildir. O zihniyetin zulümleri; 1925 de “TAKRÎR-İ SÜKÛN”la başlamış, binlerce İslâm mabedini haraç-mezat satarak, ülke geneline “Darağaçları kurup” DÎNÎ konuların “İMA yolu ile bile anlatılmasını-yazılmasını yasaklamakla” devam etmiştir... Menfur “Tabutluk işkenceleri” hâriç. İşte bugün ESED ve PKK yanlısı olup millî irâde ve inanç düşmanlığında bulunanlar, böylesine habis bir zihniyetin ürünleridir...

Bunlar ideolojik ve siyâsi olarak bidayetten beri milli irâdeye ve halkın inançlarına çok İğrenç ve hayâsız bir şekilde savaş açan sefih bir zihniyettir. Ülke tarihine kara bir leke olarak geçen “Yassı ada” ve başbakan-bakan asma alçaklıkları bu zihniyetin kışkırtması ve darbeci hâinlerin iş birliği ile yapılmıştır. Bunlar edep ve hayâ yoksunu oldukları için sürekli olarak milletin hava ve edep duygularına saldırmaktadır. O yüzden bu tür galiz ve hoş olmayan ifadeler ne yazık ki bizim kalem ve ifâdelerimize de mecburen yansımaktadır, Zira muhatabımız olan habislere anladığı dilden, tondan ve seviyeden cevapları vermek zorundayız. Artık susmak ve sabır etmek durumunda değiliz.

Zirâ biz sustukça bozguncu ve şerirler her alanda azıp-kuduruyor, şımarıyor ve küstahlaşıp saldırganlıklarını sürdürüyorlar. Nitekim her zaman ve her alanda olduğu gibi bu yılda TBMM’de aynı tür tecâvüz ve saldırganlıklarını göstermişlerdir... Hatırlanacağı üzere önceki yıllarda bu zihniyete mensup olan ve çomarlaşmış birisi karşı gruptaki bir adamın bacağını ısırma itliğinde bulunmuştu. Aynı zihniyetin müfsitlerinden bir başkası da bugün (4/3/2020) TBMM’de halkın Cumhurbaşkanına benzer kelplikle saldırıp, hakarette bulunmuştur... Bunlar sâde düşman oldukları Sayın Cumhurbaşkanına değil, onun şahsında milletimize ve onu seçen milyonlara çok âdî ve rezilâne bir şekilde hakaret ve tezyifte bulunmaktadırlar. Üstelik bu seviyesizliklerini, tecâvüzlerini bir alışkanlık ve gelenek haline getirmişlerdir.

Bu açıdan CHP zihniyetinin günah galerisindeki habasetler, bu millete yaptıkları onca kin ve düşmanlıklar Ebû Cehil ve Ebû Süfyan’larınkini geçmiştir... Onlar câhil bir kavmin bedevi halkı idiler ve günümüzdeki teknolojiden mahrumdular.

O yüzden belki mâzur sayılabilirler. Üstelik onlar İlâhî gerçeği gördükten, hakikatleri bildikten sonra tapındıkları bütün putları kırdılar ve ayaklarının altına aldılar. Ama bu sakîm ve sakat zihniyettekiler 80-90 yıldan beri bir şahsı mânevinin ideoloji ve doktrinlerine tıpkı bir put gibi tapınmakta ve onu vesile yaparak, yıllarca ve hâlen milletin mukaddesatına ve millî irâdeye fütursuzca saldırmakta, zulüm yapmaktadırlar.

Ayrıca bütün gerçekleri bildikleri halde kasten ve hâince bir niyetle her haltı yiyor, her türlü tekniği kullanarak; yalan, iftira ve tezvirâtı, şirretlik ve hayâsızlığı bir karakter, meziyet ve parti politikası, siyâsi bir zihniyet, ideoloji ve inanç(!) olarak görüyor ve uyguluyorlar. O yüzden bu tür habislerin ihanet ve hıyanetlerinin hududu, ölçüsü yoktur....

Nitekim LİBYA’daki MİT mensubu görevlilerimizi düşmana gammazlayan ve onları deşifre eden alçaklar da aynı zihniyetin ürünlerdir. Aslında savaş hâlindeki her tür ihanet ve hıyanetler DİVÂNI HARPLİK ve ânında yerine getirilmesi gereken suçlardır ve onların yeri asla cezaevinde bir parazit gibi beslenip-semirtilmek değildir. Bu açıdan bakıldığında pek çok yasaların yeniden günümüzün şartlarına uyarlamasının zamanı gelmiş ve geçmektedir..

En başta; uyuşturucu, çeteleşme, önü alınmayan hırsızlıklar, gasp ve ırza tecâvüzler, ayyaşlık ve benzeri haydutlukların ancak yeni ve caydırıcı müeyyidelerle önleri alınabilir.

Yoksa mevcut yasalarla ve onları her alanda koruyup-kollayan siyaset eşkıyalarıyla bu haydut v haytalar milleti esir alır ve devletin yasalarını işlemez hale getirirler.

Nitekim bunun çok acı ve iç parçalayıcı, yürek yakan örneklerini her gün görmekte ve yaşamaktayız,..

Ayrıca siyasetçi olsun, olmasın pek çok solcu müptezel ve yazar-çizer geçinen müfsitler, sürekli olarak Sayın Cumhurbaşkanına saldırıp, “Niçin ESED denen o cani ile görüşmüyorsun!?” deme iffetsizliğinde bulunuyorlar. Sizin elinizi tutan mı var!? Mâdem ülkeniz için bir halt edeceksiniz.

O halde sizler neden kendiniz konuşup o katil ve caniye; PKK ve her tür haydudu besleyip koruyarak ülkemize niçin saldırtıyorsun!? Deme erdeminde bulunmuyorsunuz? Maçanız sıkıyorsa bu ve benzer soruları o caniye kendiniz sorun ve bari bir işe yarayın!.. 

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.