Okur Postası

IMF ve Türkiye

Gazetemiz okurlarından Ali Lale, "IMF ve Türkiye" başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

IMF ve Türkiye
-

Ali Lale

Türkiye, IMF’den kurtuluşunun tarihini bir bayramla kutlamamız lazımdır. Neden? Çünkü üst akıl, Müslüman ülkelerin ekonomik yönden gelişmesini sağlayan bazı kalemlere kota koyarak önleyici tedbirler aldığı gibi, can damarlarını tespit etmek ve bunu, zamanı gelince o ülkeye karşı koz olarak kullanmak istediği zaman, hangi yol haritasını takip edecek İMF uzmanları tarafından tespit edilmektedir. Bunun bir örneği ve ya benzeri bir durumu Diriliş Ertuğrul dizisinde seyrettik.

Süleyman Şah ülkesini, milletini seven ve dininin gereğini yapan bir Bey’di. Düşmanlar bunu ve isteklerini ona yaptıramayınca; üvey kardeşi Kurtoğlu’nu kandırarak ”Beylik, senin hakkındır. Bu konuda sana maddi destek veririz” diyerek tenekelerle altın verdiler. Müslüman bir beylik gelişmeden kökten kesmelerini istiyorlardı. Bunun için uygun birisini bulmaları lazımdı. O da makama ve paraya tapan birisiyle gerçekleştirmeye çalışacaklardı. O kişi de Kurtoğlu’ydu. Dünkü İMF o günkü tüccar kisvesi altında hizmeti yapıyordu. Bugünde o görevi yapanlara tüccar değil de bugünde İMF olmaktadır.

IMF’nin Türkiye’ye geliş amacı nedir? Yine tarihten öğrenelim. Kurtoğlu’yla görüşme ve anlaşmaya varan ilişkilerin amacı, Kurtoğlu şayet bey olsa beyliğini onların emirlerine ve isteklerine göre beyliğinden öyle bir yönetim sergileyecekti.

Kayı Boyu halkı beylerine karşı isyan yapabilmeleri için ekonomik yönünde çökmeleri gerekirdi. Bunun için bu tüccar kılıklı ajanlar, hayvanların suyuna zehir koyarak hayvanların ölmesine sebebiyet verdiler.

Kayı boyu halkı çok zor günler geçirmesine sebebiyet verdiler. Sonradan Ertuğrul Bey’in ve arkadaşların gece-gündüz halkı için çalışmaları ve tuzakları takip etmesi bir nebze olsun halkı umutlandırarak isyan etmekten vazgeçtiler.

Bugün IMF’yi hükümet getirmiş olsaydı, derdik bu hükümette Allah’a emanet. Ancak iktidar tarafından değil de başka kanal tarafından getirilmesi böyle bir gelişmenin yaşaması insanların aklına çok şeyler geliyor. Geçmişi belli olan böyle bir kurumu getirip gizli konuşmaların kapı arkasında yapılması hiçte şık olmamıştır.

Devlet malını israf etmek yandaşlarına peşkeş çekmek kul hakkına giriyor. Yerel yönetimlerde kul hakkına tecavüz edilmemesi için güçlü bir denetim mekanizmasının oluşturulması gerekir.

Bunlar yapıldığı takdirde gelişmede olacağı gibi IMF’ye veya benzerlerine de gerek kalmayacaktır.

Yeter ki biz inancımızın sesine kulak verelim.

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.