Okur Postası

İnanç karşıtı câmi düşmanlarının câmiye getirilmesi

Gazetemiz okurlarından Kubilay Ertekin, "İnanç karşıtı câmi düşmanlarının câmiye getirilmesi" başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

İnanç karşıtı câmi düşmanlarının câmiye getirilmesi
-

Kubilay Ertekin/Kuşadası

Meşhur tâbirle bu olaylar gerçekten; ”At izinin, it izine karışmış” olduğunu göstermektedir. Heriflerin resmen bu konularda siyâsi partileri, sosyal ve iktisâdî alanda faaliyetleri ve her kesimde müfrit ve müfsit elamanları, sesli ve görsel basın-medyaları, özellikle o konularda inanç (!) ve ideolojilerini yayan reklâm ve propaganda araç-gereçleri var. Bunlar; câmiye karşı, şehitlere okunan hatimlere karşı, Kur’ân’a ve Kur’an kurslarına  karşı, dîne ve dindarlara kökten karşılar. Bütün bu tavırlarını sâhip oldukları Tv.’leri, gazete ve dergileriyle, açık-seçik yazıp-söylemekte, üstelikte iktidar olma peşindedirler. Savundukları ve bir kurtuluş (!) olarak gördükleri ideoloji ve düşünce sistemlerinin (!). İstinatgâhı-Kökü ise dinsizliğe dayanan; “Tüm ilâhî dinleri afyon ve insanlığı zehirleyen bir zehir”(!)olduğunu söyleyen Marks’ın ve Mao sapkınının saçmalıklarıdır. İşte ülkede dîne ve dindarlara karşı siyâsî ve ideolojik savaş açan kesimlerin arkasında hep bunlar vardır.  Nitekim bir adam öğretmen olarak, (hem de din ve ahlâk kültürü) okulunda DİN aleyhtarlığı, en hafif tâbirle karşıtlığı yapıyor. ( 14/1/2019 Basından)Ama o ve benzerlerine sâhip çıkanlar her nedense, hep Maocu-Marksist, Laikçi ve Ateistler oluyor…

Sponsorlu

Başka biri de, TBMM’de sözde bir M. Vekili olarak, Türkiye Diyânet İşleri Başkanlığının başlattığı ve ilkokul öğrencilerinin Câmileri tanımak, orasının estetik ve tarihî değerini anlatmak, kadın ve erkeklerin saf tutuşlarını ve namaz kılış şekillerini göstermek, yavruların bağlı bulunduğu inanç değerlerini anlatıp-göstermek üzere tertip edilen bu hayırlı işi, hiç utanıp-sıkılmadan orada, (TBMM) en kaba ve küstah bir şekilde eleştirmekte, Diyâneti ve mevcut iktidârı itham ve töhmet altında bulundurmaktadır. (13/1/2019 Basından) Bu tür adamlardaki şu fikir(!) ve düşünce sefâletine bakınız! Dolaylı olarak kime düşman oluyor ve kimleri koruyorlar!?.

PKK’nın binlerce Kürt çocuğunu dağa kaldırıp ordumuz ve milletimizle savaştırma vahşetini, alçaklık ve ihânetlerini görmeyen bu herif,  onlara ses çıkarmıyor. Ama Müslüman yavrularının Câmi ve mâbetlere gitmelerini aslâ içlerine sindiremeyip her alanda işte böylece çemkirişiyorlar... Her nedense o adamın mensup olduğu siyâsi yapı ve o zihniyettekilerin geneli, bu milletin değer yargılarına, tarihî devamlılık şuuruna sürekli olarak ideolojik bir saplantı içinde bakarak her şeyi; “Laisizm, devrimler, ilke ve inkılâplar” heyûlâsı ile değerlendirmektedirler. Ama getirildikleri Câmilerde onların ölülerine bu kelime ve mefhumların, ideolojik saplantıların aslâ bir işe yaramadığı görülmektedir. Çünkü her zaman olduğu gibi musallada “İmamlar, bildiğini okumaktadırlar.“ Bu arada doğru sözün, yanlış yerde kullanılması olayı var. Cenâze için “NASIL BİLİRSİNİZ?” ifâdesi, siyâsi ve ideolojik olarak dîne, dindara, câmiye ve Müslümanların hayat tarzına karşı ve düşman olanlar için değil, DÎNÎ hayâtını tam olarak yaşayan, gerçekten İYİ olan ve inançlı kimseler için söylenen sözlerdir. Aslında bunlara kızmaktan çok acımak gerekir. Zirâ inanç ve amel yönünden öylesine zavallı ve çâresiz bir durumdalar ki, gülmek mi ağlamak mı gerektiğinde insan hayrete düşüyor. (Aslında mücbir sebep olmaksızın DÎNİ ret ve inkâr, onu tahkîr ve tezyîf edenlerin ŞER’Î-Dînî kurallara göre namazları kılınmaz!..)  Buna rağmen çok hazımsız, çok şirret ve çirkef, çok edepsiz bir yapıları vardır. Her nerede bir başörtülü ve türbanlı görseler, kırmızı görmüş boğa gibi o tür yaşantı içinde olanlara hiç acımadan, vahşî ve barbarca saldırıyor, onlara hayat hakkı tanımıyorlar… Özellikle sanki bir ÎMAN(!) gibi inanıp-savundukları o kelime ve kavramları, millete tehdit makâmında  ve “Demoklesin kılıcı”şeklinde İslâmî kesimin başında sallama seviyesizlikleri ve değişik kişilerin, çok basit adamların fikir, görüş(!) ve ideolojilerini ihtivâ eden öyle bir inanç sistemini DİN olarak kabul ediyorlarsa, kendilerine âit bir MÂBETLERİ nerede ve onun ritüelleri nelerdir!? Ayrıca ölüleriniz, sürekli düşman olup-dışladığınız, rejim için tehdit ve tehlike olarak(!) gördüğünüz onca İHL kökenli İmam ve Hatiplerin önüne niçin ve neden getiriliyor? Nâmuslu, onurlu ve gerçek bir insan olarak tüm bu sorulara cevap verilmelidir! Aslında suç sizlerde değil, bâzı imam-hatiplerin sizlerin kirli mâzinizi ve hâlen yapmış ve yapmakta olduğunuz tüm inanç ve millî irâde düşmanlıklarınızı halka gereği gibi anlatmamalarıdır. Aslında sürekli olarak hakâret edip oy istediğiniz halk kesiminden bâzıları, sizin gerçek yüzünüzü, bunca mefsedetlerinizi ve bozgunculuğunuzu gereği gibi bilmiyorlar ve o ideolojik yönünüzü çok değil, hiç tanımıyorlar. Çünkü pek çoğu okuma özürlüdürler. Onlardan parti taassubu  ile sizlerin peşinizde gidenlerin bir kısmı hem Müslüman(!)geçinir, hem de inançlarına küfür ve hakâret eden siyâsi yapılara destek vererek, onların çıkardığı her tür muzır yayınları hiç düşünmeden alarak okuma gafletinde bulunurlar. İşte yukarıdan beri tüm karakter ve zihniyetlerini anlatmaya çalıştığımız kesimlerin günlük hayattaki tavırları; İnanç ve millî irâdeye, Ezan ve Kur’ân’a, Kur’ân kurslarına, câmiye ve çocukların câmi ziyâretlerine ve yeni câmi yapımlarına, yıkılmış olanların ihyâ edilmelerine karşı çıkan ve bunları basın ve medyada dile getiren-aleyhinde olan sizlersiniz!... Tıpkı bir “Merd-i kıptî gibi” her bozgunculuk ve şerirlikte var, hiçbir hayır ve iyilikte yoksunuz. O yüzden gerçekten, bu ülkenin kalkınması, içte ve dışta itibar görüp güven kazanması, istikrâr içinde olması sizleri neden ve niçin rahatsız ediyor ve çıldırtıyor!?.  Bu konularda ülkesini Batıya şikâyette bulunup onlarla, PKK ve diğer tüm şer odakları ile niçin ve neden iş ve eylem birliği hâlindesiniz!? Sizlerin bu milletin inançları, kılık-kıyâfeti ve kutsal değerlerine karşı yıllarca sürdürdüğünüz bu tür kin ve nefretlerinizin gerçek sebepleri nelerdir!?. Yüksek seçim kurulu kararına inanmaz, millî irâdeye saygı duymazsınız... (Sizden olmayan), fâsit ideolojinize tapınmayan ve mezhebî bir yapı içinde bulunmayan, tarafsız olan Hâkim ve Yargıçları (Sarayın adamı) (!) olarak nitelendirme zilletinde ve habâsetinde bulunursunuz.  Pek iyi sizler kimsiniz ve nesiniz!?

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.