Kadın - Aile

İnanın 100 şey size yeter!

Al.. Bunu da al, onu da al, aman kaçırma!" reklamlarıyla beynimiz yıkanıyor.

İnanın 100 şey size yeter!

İhtiyacımız olanı, olmayanı ne bulursak almanın histerisine kapılıyor, reklamlara sonra aldıklarımıza esir düşüyoruz.

Oysa Dave Michael Bruno, isimli bir aile babası 2008 yılın kendi kendine karar veriyor. Evi ağzına kadar eşya doluyken, gardırop el sürülmemiş parçalarla dolup taşarken o, eşiyle birlikte her hafta sonu alışverişe çıkıp muhtemelen hiç giymeyeceği gömlekler, üzerinde hiç uyumayacağı çiçekli nevresimler, diş fırçaları, kokular, giysiler, kemerler, ayakkabılar alıyordu. Ay sonu kredi kartında biriken rakamı ödeyebilmek için de geceli gündüzlü çalışıyordu. Aldıklarını doğru dürüst bırakın kullanmayı, göremiyordu bile..

Yani makineye dönüşmüş Bruno, "her şeyi olan zavallı" bir adamdı!

İşte bunu değiştirmeye karar verdi. "Az eşyalı ve mutlu" bir adam olmak için kolları sıvadı.

Bir yıl boyunca seçtiği 100 eşyayla yaşayacak ve başka bir şeye gerçekten ihtiyacı olup olmadığını test edecekti.

İhtiyacı olduğuna inandığı her şeyi, büyük bir dikkat ve sabırla yazdığına ve listeyi artık nihayetlendirdiğine inandığında, toplamda 96 eşya yazabildiğini görmüş ve söylenmeye başlamış: "Her şeyi aldım işte, şimdi dört eşya daha mı bulmam lazım?" O dört eşya da listeye ’‘lüks tüketim’’ kategorisinden girmiş olacaktı.

2008’’in sonundan 2009’’un sonuna dek sürdürdüğü bu ’‘zorlu mücadele’’sinde gördü ki, aslında mutlu ve iyi bir hayat için 100 eşya bile fazla!

Öyle ki, yanına aldığı 100 eşya arasında doğru dürüst kullanmadıkları vardı.

Bazen, listeye almayı unuttuğu eşyalara ihtiyaç duyar gibi olsa da, bunun eski bir alışkanlık olduğunu hemen anladı, onlarsız da yaşamayı başardı.

Kendisiyle birlikte, başlangıçta projeye çekimser yaklaşan eşine aynı cesareti verdi. "Az eşya = mutluluk" onu da mutlu etmeye başladı.

"Eğer bir şeye gerçekten ihtiyaç duyarsanız, listeye onu almak için en sevdiğiniz başka bir şeyi çıkarmalısınız" gibi yeni kurallar getirdi.

Bruno’nun listesi pek çok insana ilham verdi ve kendi listesini oluşturmasını sağladı.

Şu an pek çok ülkede, projeye katılan insanlar seçtikleri 100 eşyayla yaşıyor ve hepsi de bunun gerçekten ’‘heyecan ve huzur verici bir deneyim’’ olduğu konusunda hemfikir.

Bir yazılım uzmanı olan ve online pazarlama şirketinde çalışan Bruno, halihazırda 100 eşyayla yaşayan birinin bile, "100 eşyayla yaşayacaksın" dendiğinde paniğe kapıldığını söylüyor.

"Araştırmalara göre, az eşyalı evlerde insanların daha sakin ve huzurlu olduklarını" da hatırlatıyor. Aslında bu azalma, yük atma, hafiflemeyi arzulayan pek çok insan artık daha az tüketmek için çaba sarf ediyor. Daha az harcıyor, kredi kartları yerine nakit harcamaya çalışarak bütçesini kontrol altında tutuyor. Eski yeni hemen atmıyor, yamıyor, tamir ediyor.

..

Siz de elbise alacağınıza bir yoksul çocuğu giydirip doyurun, ona buna hava atmak için yeni bir telefon alacağınıza, hayır yapın. Nasıl mutlu olduğunuzu göreceksiniz..

Evdeki ıvır-zıvırların işi ve masrafları artırdığını, dolaplardaki, odalardaki üst üsteliğin iç sıkıp size yük verdiğini, "sahip oldukların bir gün sana sahip olur" sözünü unutmamalısınız.

 

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.