Okur Postası

İnsanlar dara düşünce...

Gazetemiz okurlarından Mehmet Ali Yıldırım, "İnsanlar dara düşünce..." başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

İnsanlar dara düşünce...
-

Mehmet Ali Yıldırım/Batman

Zira insanlar dara düştükçe Allah’a sığınırlar. Buna bağlı olarak da bu vakıf ve derneklere hayır adına himmet ederler. Gerçi tarikatlarda durum bundan biraz daha farklıdır. Zira onların kendilerine mahsus  iman eden “gassalın elinde meyyit”olan tapınakçıları vardır. Kendileri aç kalma pahasına bile olsa ağızlarındaki lokmaları onlardan esirgemeleri söz konusu değildir. Geriye bir tek şey kalıyor ki o da siyasi iktidarın uyduruk tasavvuf dinine olan bakış açısıdır... Eğer orada da bir sıkıntı yoksa değmeyin sıra ayinlerine. Nitekim mevcut durumda vakıflara nazaran tarikatlarla siyasi iktidar arasında neredeyse hiçbir sıkıntı söz konusu değildir.

Aslında tasavvuf, toplumun geneli için maalesef inançlarının bir parçasıdır. Bu anlamıyla tarikatlar daha çok işin mabed boyutuyla alakalıdır diyebiliriz. Fakat vakıf ve derneklerde durum adeta tahterevalli gibidir. Rejim; inanca baskı kurdukça insanlar bir anlamıyla da ucuz cennet tüccarlığı yaparak bu vâkıf ve derneklere para yağdırırlar. Hele ki Süleyman (sız)lar  gibi cemaatlerin sözde Kur’an kurslarında günlük, haftalık, aylık ve de yıllık olmak üzere cüz ve sözde hatimlerin para karşılığında okutulduğu hatta bu anlamda abonelerinin olduğunu söylersem sanırım mideniz bulanacaktır. Lakin durum bu. Ancak inancını özgürce yaşayabilmenin önündeki engeller kaldırıldıkça da insanlar adeta bu vakıf ve dernekleri unutmaya başlarlar. Böyle bir durumu anlamaktan aciz kalan bu vakıf ve dernekler resmen afallamaya başlarlar...

Bu seferde legal olan devlet desteğini kendi aralarında pay etmenin kavgasına düşerler... Tabii mevcut hükümet kendilerine yakın olunca bu böyledir.

Ne ki taleplerini karşılayamayan siyasi iktidar da - ki teknik olarak da zaten bu imkansızdır.- elbetteki hışımlarından nasibini alacaktır...Oysa ki sözde İslami olan bu oluşumlar eğer geleneğin otoritesine mahkum olmaktan birazcık sıyrılıp Kur’an’ı anlamaya çalışmış olsalardı konjonktürel şartlara bağlı olarak şekillenen durumlarının ne demeye geldiğini aşağıdaki şu iki ayette çok rahat bir şekilde görmüş olacaklardı. Sizleri karada ve denizde yürüten O’dur. Bir gemide olsanız, gemi güzel bir rüzgârla yolcuları rahatça götürse, hepsi tam bunun zevkine varmışken bir kasırga çıkıp her tarafı dalgalar sarsa, iyice kuşatıldıkları kanaatine vardıkları anda Allah’a boyun eğerek şöyle yalvarırlar: “Bizi bundan kurtarırsan gerçekten görevini yerine getirenlerden oluruz.

Onları kurtarınca da bakarsınız ki o yerde yine yanlış işlere dalmışlar. Ey insanlar! Bu gibi davranışlarınızın zararı kendinizedir. Bu hayatta biraz menfaat sağlarsınız ama sonunda dönüşünüz bize olur. Yapmış olduğunuz şeyleri, size bir bir haber veririz.

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.