Okur Postası

İnsanları birbirine bağlayan en güçlü bağ ‘TAKVA’ bağıdır

Gazetemiz okurlarından Abdulvasih Duran, "İnsanları birbirine bağlayan en güçlü bağ ‘TAKVA’ bağıdır" başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

İnsanları birbirine bağlayan en güçlü bağ ‘TAKVA’ bağıdır
-

Abdulvasih Duran

İnsanlarımızı birbirine bağlayan, birlik ve beraberliği sağlayan en önemli unsurlardan birisi de dini ve milli geleneklerimizdir. Ülkemizde ve İnegöl’ümüz de bunlara verilen önemi gördükçe mutlu oluyoruz. ‘Kutlu Doğum Haftası’, ’Camiler Haftası’ ve son zamanlarda daha da aktif hale gelen ’Aşure’ v.b. birkaç örnek verebiliriz. İşte bunların en önemlilerinden birisi de AŞURE’dir. Hafta boyunca cadde kenarlarında, açık alanlarda aşure dağıtan hayırseverler, sivil toplum kuruluşları bizlere maddi ve manevi haz yaşattılar (Allah herkesten razı olsun). Tabii ki amaç bir kase içinde tadımlık miktarda aşure yemek değildir. Önemli olan oradaki manzaranın güzelliğidir. Hani şairin,“Gönül ne çay ister ne çayhane, gönül bir dost ister kahve bahane” dediği gibi amaç bir şeyler yemek değil ondaki anlamı hissedebilmektir.

Doğrusunu isterseniz aşurenin bizlere verdiği çok önemli bir mesaj vardır. O mesaj, farklılıkların aynı yerde bir araya gelebileceği mesajıdır. Aşurenin yemeğinden bahsediyorum. Çeşit çeşit yiyecekler (kuru fasulye, nohut, kayısı, buğday, kuru üzüm, baharatlar v.s.) aynı kazan içinde birlikte piştiklerinde her biri lezzetin bir parçası olmaktadır. Oysa o yiyecekleri kuru kuru masanın üstüne döksen hiçbirinin diğeriyle yakından uzaktan ortak bir yönü yoktur. Toplumu oluşturan insanlar da böyledir. Bu insanları ortak bir paydada buluşturabilirsek o toplumun mutluluğuna doyum olmaz, ama o insanları ortak paydadan ayırırsanız aşurenin maddeleri gibi birbirinden ayrı ve alakasız dururlar.

İnsanları birbirine bağlayan en güçlü bağ ‘TAKVA’ bağıdır. Yani kim Allah’tan daha çok sakınırsa en üstün olan odur (Hucurat-13). Öyleyse toplumu birbirine bağlayan en üst değer ‘Takva’dır. Bu bağ birleştiricidir. Eğer bu bağı bir tarafa bırakırsanız bu kez de alt değer devreye girer ki bu bağ ayrıştırıcıdır. Çünkü üstünlük ölçüleri alabildiğine çoğalmıştır. Zengin-fakir, şehirli-köylü, makam sahibi-makam sahibi olmayan, Ahmet’in oğlu-Mehmet’in oğlu, zenci olan-beyaz olan v.b. binlerce ölçüler olacak ki, bunların üstesinden gelmenin imkanı yoktur ve herkes kendini diğerinden üstün sayacaktır.

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.