Okur Postası

İslam dünyası, sünnet ve münafıklar

Gazetemiz okurlarından Ali Kenger, ‘İslam dünyası, sünnet ve münafıklar’ başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

İslam dünyası, sünnet ve münafıklar
-

Kur’an’ın Müslümanları medeniyetin/kültürün zirvelerine çıkardığını  gören Avrupalılar, İslam ümmetini Kur’an’dan uzaklaştırmak için türlü hilelere başvurmuş, topraklarımız üzerinde oyunlar oynamıştır. Meşhur İngiliz Başbakanı Gladstone’ın  “Kur’an’ı Müslümanların elinden almalıyız” sözü düşünülürse, bu durum daha iyi anlaşılır.

20. asrın başlarında Osmanlı toprakları dışında bütün İslam dünyası, emperyalist Avrupa ve diğer zalim devletler tarafından işgal edilmişti. Bu tarihlerde müslümanlar Kur’an ahlâkını yaşamıyorlardı. Yani Kur’an’ın siyasi, ekonomik, hukuki, amelî, ahlakî hükümlerini ferdî ve içtimaî hayatlarına tatbik etmekten uzaktılar. Demek ki Kur’an’la barışık olmak Hak’la barışık olmak, onu yüceltmek ümmetin yükselmesidir.

Kur’an’ı rehber edinmemekten sonra gelen ikinci büyük problemimiz sünnet-i seniyyeye ittiba etmemektir. 

Resulullah’ın (sav) sünneti, Allah’ın kitabı Kur’an’ın tefsiri ve uygulamasıdır. Bu itibarla sünneti yaşamak, rahmet-i ilahiye sebebidir. Müslümanların derdi ve gayesi Allah tarafından sevilmektir. Al-i İmran Suresi’nin 31. ayetinde Allah’ın kullarını sevmesinin şartı olarak “Resulullah’a ittiba” gösterilmiştir. Ne var ki inananlar bundan çok uzak.

İslam dünyasında bugün sünnetler unutulmuş veya umursanmamaktadır. Buna karşılık cehalet hastalığı sebebiyle bid’atler alabildiğine yayılmış durumda. Kur’an, müslümanlar için Resulullah’da “güzel örnek” olduğunu bildirmiştir. Günümüzde imanını kaybetmeye yaklaşmış Müslümanların en ağır hastalıklarından biri Allah Resulü’nü sadece dili ile kılavuz bilip bunu hayatında uygulamaya dönüştürmemektir.

Rabbimiz, Kur’an’da bizden istediği için sünnet-i nebeviyeyi öğrenmeliyiz, hayatımızda tatbik etmeliyiz, her şeyden çok Resul-ü Ekrem’i (sav) sevmeliyiz.

Sünneti neyden öğrenmeliyiz? Buhari, Müslim ve diğer hadis kitaplarından; İbn Hişam, Taberî ve Vakıdî gibi siyer kitaplarından... Kitabu’ş-şifa ve Riyazu’s-Salihîn’i unutmamalıyız.

Sünneti neyde tatbik etmeliyiz? Hayatımızın her alanında... Yemede, içmede, giymede, uyumada, konuşmada, yürümede, evde, işte, mektepte, çarşıda, pazarda… Evlenirken, boşanırken, ticaret yaparken, savaşırken, ölürken, öldürürken (savaşta ve hukuki bir ceza olarak)…

Resulullah’ı sevmenin yolu nedir? 1. Küfür, şirk, bid’at, hurafe ve batıl işleri terk edip mü’min olmak, itikadı düzeltmek. Bu da ancak Kur’an’ı ve ehl-i sünnet akaid kitaplarını okuyup anlamak ile mümkündür. 2. Farzları ve sünnetleri yapmak. 3. Haram ve mekruhlardan içtinap etmek. 4. O’na aşık Yunus Emre ve Mevlana gibi ulu kişilerin meclisine girmek. 5. O’nu anlatan kitapları okumak. Kitabu’ş-şifa gibi. 6. O’na iman etmiş bütün Sahabe’yi (r. anhum) istisnasız sevip saymak. 7. İman, ibadet, ahlak ve sevgiden başka bir muhtevası olmayan tasavvufun vadisinde yazılan kıymetli eserleri okumak. Abdülkadir Geylani Hz.lerinin (k.s.) eserleri okunabilir. 8. Caiz ve mümkün olan herhangi bir yolla Allah yolunda cihad etmek.

Türkiye’de münafık var mı? Evet, var ve çok. En tehlikelileri kim? Bu soru isimlerle değil, sıfatlarla cevaplandırılabilir. Irkan ve dinen Yahudî oldukları halde kendilerini Müslüman satan gruptur. Müslüman isimleri kullanırlar, seküler müslüman(!) gibi yaşarlar. Ancak Kur’an değil Zebur/Mezmur okurlar evlerinde. Gizliden İsrail’e gidip Ağlama Duvarı’nda dua ederler.

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.