Okur Postası

İslâm’da siyaset olmaz diye, yıllarca Müslümanları kandırdılar

Gazetemiz okurlarından Lütfü Caner, "İslâm’da siyaset olmaz diye, yıllarca Müslümanları kandırdılar" başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

İslâm’da siyaset olmaz diye, yıllarca Müslümanları kandırdılar
-

Lütfü Caner

Dinde siyaset var mıdır yok mudur?” konusunu İslami açıdan biraz olsun irdelemeye çalışacağız.. Maalesef bu ülkede yıllarca Batı hayranı bazı şer odakları ve bazı siyasi kesimler, yıllarca “Dini siyasete alet etmeyin” sözünü bir slogan olarak kullanıp kendi medyaları eliyle kullanarak hem İslam’la alay etmiş ve hem de bu sözü Müslümanlara benimsetmiş ve yıllarca müslümanları kandırmışlardır.. Ve maalesef yıllardır söylenen bu yalan karşısında bazı Müslüman kardeşlerimiz ise menfaatleri konusunda zerre kadar yanılmazken, önlerine dini bir mesele geldiği zaman aptallara şapka çıkartacak kadar düzeltilmesi imkansız olan bazı hatalara düşmüşlerdir...

Dinde siyaset yok” demekle “Camide Hz. Muhammed, Allah yok” demenin arasında ne fark vardır acaba? Yıllarca Müslümanları bu yalanla kandırdılar... Müslümanlar bilmezler mi ki Mescid-i Nebevi hem cami, hem de komuta ve yönetim merkezi idi.. İbadetler burada yapılır, savaş kararları, ekonomik, sosyal ve iktisadi kararlar da yine Mescid-i Nebevi de alınırdı...

Fakat son yüz yıldır Batı emperyalizminin eğitim sisteminde yetişen İslam’dan bihaber olan 21. asrın Müslümanı, (“haşa” Allah ve Resulünü camilere kilitlemiş “Siz burada durun ve camiyi yönetin.. Siz dünya işlerinden anlamazsınız”) sizin yerinize siyaseti ülkeyi biz yönetiriz sizi biz idare ederiz diyen sinsi Batı ayranı ve İslam’ı Müslümanların hayatından dışlayan bir zihniyete yıllardır yönetimlerini teslim etmiş bazı müslüman kesimler var maalesef...

Hani bir atasözümüzde söylendiği gibi, at izinin it izine karıştığı böylesine fitne dolu bir zamanda, birkaç yürekli Müslüman, İslam’da siyasetin var olduğunu kanıtlamak ve siyaseti İslam’ın emrine vermek için kollarını sıvadığında, kafir ve eli kanlı siyonistler tarafından engellendiğimiz yetmezmiş gibi, birde bazı Müslüman kardeşlerimiz tarafından “Dinde siyaset yapmayın” açıklamaları ile engellenmek isteniyoruz maalesef...! Oysa ki (siyaset kurumu bir araçtır,) aynı televizyon, gazete, radyo ve bazı iletişim araçları gibi. Çünkü siyaset kavramı insanları yönetme sanatıdır.. Sen bir Müslüman olarak bu araçları çıkar ve menfaatin doğrultusunda kötü amaçların için kullanırsan, insanları kandırmış ve insanların nezdinde kötü bir örnek olursun ve insanları kandırdığın için yarın Allah’ın huzurunda bütün bu yaptıklarının cezasını çekersin...

Yok eğer sen bir Müslüman olarak, siyaseti ve yukarıda sözünü ettiğimiz televizyon, gazete, radyo ve bazı iletişim araçlarını insanların yararına ve İslam’a faydalı olmak için kullanırsan, elbette ki bu yaptığın insanların yararınadır ve yarın kıyamet gününde bunun mükafatını misli misli Yüce Rabbimden alırsın değerli kardeşim, işte olay bu kadar basittir... Menfaatleri söz konusu olunca son derece titiz olan bazı müslümanlar, maalesef siyaset konusunda bir araştırmaya gerek görmeden ve bu konuda asıl gerçekleri öğrenmek için hiçbir çaba sarf etmemişlerdir...

Evet, içimizde bir avuç Müslüman bu tuzağı fark etti ve uyandı, amma ne yazık ki biz çok geç kaldık ve milletimizin büyük kesimleri halen bu samimi bazı insanlara inanmamakta direniyorlar... Yazımızın başında söylemeye çalıştığımız gibi, Müslümanlar bilmezler mi ki, Peygamber Efendimiz döneminde Mescid-i Nebevi hem cami, hem de komuta ve yönetim merkezi idi.. İbadetler burada yapılır, savaş kararları, ekonomik, sosyal ve iktisadi kararlar hep Mescid-i Nebevi de alınırdı...

Son yüz yıldır içimizde ki Batı hayranı bazı paralı uşaklar dinde siyaset olmaz yalanları ile milletimizi siyasete karşı soğuk kalmasını sağlamayı başardılar ve kendileri o makamları işgal edip kendi menfaatleri doğrultusunda bu ülkeyi 80 yıl boyunca ABD ve Hristiyan Avrupa’nın uşaklığını yaparak onların istediği gibi bu ülkeyi 80 yıl boyunca yönettiler...

Bu geçen 80 yıllık süreçte, bu art niyetli Batı uşakları siyasette öylesine olumsuz siyasi figürler yetiştirdiler ki, bütün amaçları sahtekarlık, hırsızlık, İslami değerleri geri plana itip gereksizmiş gibi göstermek ve başına geçtikleri siyasi iktidarında devletin malını talan etmek, yani kısacası bu milleti kandırmak için her yalanı söylediler ve her yolu denediler.. Milletimiz, LOZAN antlaşmasında bize dayatılan maddelerin ne kadarını biliyor acaba?..

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.