İSLAM

İslâm’ı temsil iddiası

Hassas ve duygulu bir kalbe; şuurlu, basiretli ve temkinli bir kafaya; azim ve iradeyle Allah’a doğru yönelmiş bir ruha sahip olmadan, Müslümanlık ve İslâm’ı temsil iddiasından sakınmalıyız.

İslâm’ı temsil iddiası
-

Medeniyet her icadını bir ihtiyaç maddesi haline getirerek insanın kafasına çalmaktadır. Devamlı reklamlarla fuzuli ve fantezi şeyler dahi aslî ihtiyaçlardan biri oluyor.

Hukuk, hakların araştırılması ve sahibine verilmesi demektir. Şimdi hayata hâkim olan düstur, kitaba uymak değil, kitabına uydurmaktır. Hâlbuki hak birdir ve değişmemesi icap eder.

Bunlar (siyasetçiler), millet haklarının müdafaası için kendilerine verilen dokunulmazlığı bile çoğu zaman şahsî menfaat teminine âlet yapabiliyorlar. Böyle bir dokunulmazlık mesuliyeti artıracağı yerde, mesuliyetsizlik ve pervasızlık şeklinde netice verebiliyor.

Bugünün dünyasında manevî mesuliyet yıkılmış ve yok olmuştur. Menfaat hırsı vicdanların sesini boğmuştur. Yıkılan değer ölçüleri ve değişen zihniyetler, dünyanın sessiz sedasız korkunç bir inkılâp geçirdiğini gösteriyor. Kapı gıcırtısı ile kanarya sesini birbirinden ayıran, basit ve değersiz gördüğümüz küçük inceliklerdir. Ahlâk, duygularımızdaki samimiyet ile hareketlerimizdeki inceliktir. Hassas ve duygulu bir kalbe; şuurlu, basiretli ve temkinli bir kafaya; azim ve iradeyle Allah’a doğru yönelmiş bir ruha sahip olmadan, Müslümanlık ve İslâm’ı temsil iddiasından sakınmalıyız. Günlük hayat, insanı tamamen kendi varlığının dışında yaşatmakta, madde insanı arkasından koşturmaktadır. Bu hal yalnız din ve ahlâk için değil, medeniyet için de büyük tehlikedir. Esasen bu gidişe mâni olabilecek tek ümit din ve dindarlar iken, onlar da hayatın bu serseri akışına kendilerini kaptırmış bulunmaktadırlar.

Müslüman, kendisinden hiçbir kimseye zarar gelmeyeceğine düşmanlarını da inandırabildiği gün, nesiller İslâm’ın cazibesinden kendilerini alamayacaklardır. Her babanın gönlünde, kendinin ümit edip de erişemediği şeyleri oğlunda görmek arzusu olduğu gibi, her ananın gönlünde de kendinin yaşayamadığı bir hayatı kızına yaşatmak arzusu vardır. Bugünkü dindar ailelerin yüzde sekseni bu arzu ve bu iştiyak içindedir. İnsanların düşüncelerine şekil veren şey, birinci derecede yaşadıkları hayat tarzıdır. İçi boş olan bir insanın bütün özentisi dışınadır.’

(Merhum Emin Işık’ın Devleti Kuran İrade Kitabı’ndan)

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.