Okur Postası

İsrail’in hâmîsi olmayı teklif etmeliyiz

Gazetemiz okurlarından Ali Uyar, "İsrail’in hâmîsi olmayı teklif etmeliyiz" başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

İsrail’in hâmîsi olmayı teklif etmeliyiz
-

Evlat! Kürdistan olmadan İsrail yaşayamaz. Zira Kürdistan demek; İran, Irak, Suriye ve Türkiye’nin bölünmesi demektir. İsrail kendi bekâ sorununu, ABD ve Kürdistan üzerinden garanti altına almak istiyor. İşte bunun için, bizim İsrail’e hâmîlik teklif etmemiz lazımdır. Çünkü, ancak bu yolla İsrail’in ABD’ye angajmanını ve Kürdistan’ı kurmak istemesini engelleme ihtimalimiz vardır. Paradigma değişikliği için İsrail’in hamiliğini yapmayı teklif etmeliyiz, sonucun ne olacağı önemli değil, bunun karşıda meydana getireceği tesir önemlidir.

Tabii eğer, Yahudiler Avrupa’dan sürülürken, Selanik ve İstanbul başta olmak üzere Osmanlı’ya yerleşmeleri ve böylece himaye edilmeleri, zaten bu teklifin daha önce yapıldığı manasına gelmiyorsa. “İsrail’in hâmîsi olmayı teklif etmeliyiz” dememizin dayanağı, İsra suresi 7. Ayettir. “İyilik ederseniz kendinize iyilik etmiş olursunuz, kötülük yaparsanız, yine kendinize yapmış olursunuz…” ve 8. Ayette “UMULUR Kİ RABBİNİZ SİZE MERHAMET EDER. Eğer yine eski duruma dönerseniz, biz de (cezaya) döneriz...”

Yani bizim teklifimiz Yahudilere, “kendilerine bir iyilik yapma” fırsatı sunmaktır. Lakin 7. Ayetin devamından “…İkinci bozgunculuğun zamanı gelince, yüzünüzü kara etsinler, daha önce girdikleri gibi yine mescide (Beyt-i Makdis’e) girsinler ve ellerine geçirdikleri her şeyi yerle bir etsinler diye (üzerinize yine düşmanlarınızı gönderdik.)” ile İsrail’in teklifimizi ya reddeceği, ya da kabul etse bile, bizim şartlarımıza uymayacağı ve sonunda yok olacağı anlaşılıyor Allahu alem. Yine 8. Ayette, “UMULUR Kİ RABBİNİZ SİZE MERHAMET EDER. Eğer yine eski duruma dönerseniz, biz de (cezaya) döneriz…” ile İsrail’e son bir şans verilmesi, fakat buna rağmen onların yine isyan edeceği anlaşılıyor Allahu alem. Kader cihetiyle, İsrail’in isyanına binaen yok olmasının şartı; önce ona, “kendisine bir iyilik yapması” teklifinin sunulması gibi gözüküyor Allahu alem.

İşte biz de bunlara koruma teklif edeceğiz ki, ileride başlarına gelecek büyük musibetle ilgili, ki o da bizim elimizle olacak Allahu alem, kimse bizi suçlamasın. Hatta onlara, bizim korumamızı kabul etmedikleri, yahut anlaşmayı bozdukları için müstehak desinler. Hatta öyle ki, onlar taşların arkasına bile saklansalar, o taş “ey Müslüman burda Yahudi var, gel onu al” desin. Böylece kader cihetiyle de biz, Kürtlere çözüm süreciyle nasıl ki sulh elimizi uzattık, ama onların içindeki bölücüler yüzünden neticesiz akîm kaldı. Böylece bölücü Kürtlerin, artık sulhtan söz etme hakkı kalmadı. Ve başlarına gelecek olana müstehak oldular. İşte aynen öyle de, bizim teklifimizi reddeden Yahudilerin de söyleyecek bir şeyleri kalmasın ve başlarına gelecek olana müstahak olsunlar için, “İsrail’in hâmîsi olmayı teklif etmeliyiz”.

Bunun için başlangıç; Deniz Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) anlaşması olabilir. Hem böylece, akabinde Lübnan, Mısır hatta Suriye bile gelebilir Allahu alem.

Zîrâ Yahudiler şimdiden GARGAD ağacını (şeceresini, DNA sarmalını) kullanmaya başlıyorlar bile.

Haber: “İsrail’den Netanyahu, Mikroçipli Çocuklar ve Zorunlu Aşıların Başlamasını Önerdi” 11 Mayıs 2020

Haber: “İsrail, 2022 haritasında yok!” 6 Ekim 2012

Allah’a emanet olunuz vesselam.

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.