Gündem

İşte ABD’nin S-400 korkusunun bir sebebi daha! Türkiye’den onaysız adım atamayacaklar

ABD’nin Türkiye’yi tehdit edecek noktaya vardırdığı S-400 alımıyla ilgili endişelerinin bir nedeni daha ortaya çıktı. Türkiye’nin Suriye üzerinde tam kontrol sağlamasına yarayacak olan S-400’ler; ABD’nin İsrail, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve Yunanistan ortaklığında çıkartmayı planladığı Akdeniz’in doğalgaz ve hidrokarbon rezervlerinin kullanımında da Türkiye’den izinsiz adım atamamasını sağlayacak.

İşte ABD’nin S-400 korkusunun bir sebebi daha! Türkiye’den onaysız adım atamayacaklar
-

 İsmail Uğur /  yeniakit.com.tr 

ABD’nin F-35 programından çıkarmakla tehdit ettiği Türkiye, Rus yapımı S-400 alımında kararlı duruşunu sürdürürken, Akdeniz’de sürdürülen doğalgaz ve hidrokarbon rezervleriyle ilgili gelişmeler, ABD’nin S-400 korkusunun sadece Suriye hava sahasının kontrolü ile ilgili olmadığını ortaya koydu.

Akdeniz rezervleri büyük potansiyel barındırıyor

ANKASAM Avrasya Danışmanı ve Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Giray Saynur Derman, dünya ticaretinin yüzde 10’u ve Avrupa’nın petrol ihtiyacının yüzde 70’inin Akdeniz üzerinden karşılandığını belirterek, “Doğu Akdeniz’de toplam 15 trilyon metreküplük doğalgaz, 55 milyar varil petrol rezervi ve denizin altında 60 milyar varil hidrokarbon bulunduğu tahmin edilmektedir. Hidrokarbon rezervinin Avrupa’nın 30 yıllık hidrokarbon ihtiyacını karşılayabileceği hesaplanmaktadır. Bölgede ilk büyük keşif, İsrail’in Tamar yatağıydı. 200 milyar metreküplük bu doğalgaz yatağı 2001 yılında açıldı. Ardından daha büyük doğalgaz yatakları bulundu. İsrail’in 650 milyar metreküplük Leviathan ve Mısır’ın 850 milyar metreküplük Zohr yatakları en büyükleri oldu. Doğu Akdeniz’de büyük doğalgaz yataklarının saptanması bölgedeki kıvılcımın parlamasına neden oldu.” dedi.

Akdeniz rezervleri Ortadoğu’daki çatışmaları kamçılıyor

Bölgede Türkiye, Yunanistan, Kıbrıs, İsrail, Lübnan ve Mısır’ın yanı sıra İngiltere, ABD ve Rusya’nın da mücadele alan kapma mücadelesi verdiğini vurgulayan Derman, şöyle devam etti: “Zira dünyanın en büyük petrol ve doğalgaz şirketlerinin bölgede önemli çıkarları bulunmaktadır. Doğu Akdeniz’deki jeopolitik enerji çatışmalarının gelecekte küresel enerji piyasasındaki dengeleri değiştirmesi olasılık dahilindedir. Nitekim Akdeniz’deki mevcut doğal gaz yatakları Orta Doğu’daki çatışmaları da kamçılamaktadır. Suriye bu çatışmanın bariz örneğidir. Batı dünyasının Irak ve Suriye üzerinden Akdeniz’e ulaşmayı planladığı koridorun uzak hedefinde bile Doğu Akdeniz bulunmaktadır. Rusya’nın Suriye’de uyguladığı politikalar ve bölgeye ilgisi de yine Doğu Akdeniz’deki başlıca petrol ve hidrokarbon yataklarının varlığı ile doğrudan alakalıdır. Suriye’nin kıta sahanlığında 700 milyar metreküp gaz olacağı tahmin edilmektedir.  Bu da petrolü hangi ülkenin çıkaracağı veya pazarlayacağı bile bölgedeki savaş dengelerini doğrudan etkilemektedir.”

Küresel aktörlerin Akdeniz’e doluşması boşuna değil

Son günlerde Akdeniz’de ciddi hareketlilik gözlendiğine dikkat çeken Profesör Derman, birçok ülkenin uçak ve savaş gemilerini bölgede konuşlandırmaya başladığını söyledi. Derman, ülkelerin Akdeniz’de konuşlu donanma varlığı ile ilgili de şu bilgileri verdi: “Akdeniz’de; ABD’nin uçak gemilerinden Harry Truman, USS Roosevelt ve USS Donald Cook adlı modern destroyeri ile muharip gemisi, Rusya’nın savaş gemileri, Fransa’nın Doğu Akdeniz’de Charles de Gaulle adlı uçak gemisinin yanı sıra iki fırkateyn, bir denizaltısı bulunmaktadır. Bölgede ayrıca İtalya, İngiltere, Kanada, İspanya, Belçika, Portekiz, Yunanistan ve Hollanda’nın da savaş gemisi seyir halindedir. Türkiye de bölgede yeterli miktarda deniz gücü bulundurmaktadır. Türkiye, 2012 yılında Resmî Gazete’de yayınladığı Türkiye Petrol Anonim Ortaklığı’ (TPAO) na verilmiş olan ruhsat sahaları içerisinde Fatih Sondaj Gemisi’yle sondaj faaliyetlerini icra etmektedir. TPAO’ya ait sondaj gemisi Fatih, ilk faaliyetlerine Antalya açıklarındaki Alanya-1 kuyusunda başlamıştır. Ayrıca doğalgaz rezervlerine yönelik sismik araştırmalar da Türk Deniz Kuvvetleri’ne ait savaş gemilerinin refakat ettiği Barbaros Hayrettin Paşa gemisiyle yürütülmektedir.”

Türkiye “söz sahibi” olma konumunu korumakta kararlı

Türkiye’nin yakın çevresinde, Doğu Akdeniz bölgesinde son dönemde gerçekleşen tüm bu gelişmelerin, bölgenin özellikle petrol ve doğalgaz bağlamında ciddi bir rezerv potansiyeli barındırmasının ortaya çıkmasıyla geliştiğine işaret eden Profesör Derman, şöyle devam etti: “Bu bağlamda Türkiye’nin ‘Fırat Kalkanı’ ve ‘Zeytin Dalı’ Harekâtlarını yaparak bölgedeki oyuna müdahalede bulunmasıyla son dönemde Doğu Akdeniz’deki jeopolitik önemi daha da artmış ve Doğu Akdeniz politikalarında söz sahibi olmuştur. Buna göre Türkiye, Doğu Akdeniz’de gerek kendi kıta sahanlığı uzantısının bulunması gerekse münhasır ekonomik bölge alanı olması nedeniyle hak ve menfaatlerini muhafaza etmekte kararlıdır.”

S-400 rahatsızlığın bir sebebi de bu

ABD’nin hem bölgedeki ekonomik çıkarları gereği hem de İsrail, Yunanistan ve GKRY ile yaptığı konsorsiyum nedeniyle Türkiye’nin Akdeniz rezervlerine ulaşmasını istemediği kanaatini taşıdığını ifade eden Profesör Derman, “ABD Savaş gemileri de bu sebeple Türkiye yakınlarına konuşlandırılmıştır. Özellikle son dönemde Türkiye ve Rusya arasındaki savunma sanayi açısından son derece öneme haiz S-400 alımları konusu, ABD başta olmak üzere NATO üyesi olan ülkeleri rahatsız etmektedir. Türkiye’nin S-400 sistemine sahip olmasını, Akdeniz’de Türkiye’ye rağmen atmak istedikleri adımların önünde büyük engel olarak görmektedirler. Bir yandan Türkiye ve Rusya yakınlaşmasını önlemek, öte yandan İran’a yönelik yaptırımlar bütün bu hareketliliğin diğer sebepleri arasında sayılabilir.” şeklinde konuştu.

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.