Okur Postası

Kafaya poşeti takmak

Gazetemiz okurlarından Fatih Kahraman, "Kafaya poşeti takmak" başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

Kafaya poşeti takmak
-

Fatih Kahraman

Veya POŞETİ KAFAYA TAKMAK da diyebileceğimiz bir “poşet” polemiğidir devam edip gidiyor. Meğer ki çevre kirliliğiyle birlikte bir nevi ekonomik krizin sebebi de buymuş…

Sponsorlu

Sivrisinekleri tek tek öldürmek suretiyle meseleyi çözmeye çalışmak… Başka bir derdimiz yokmuş gibi 25 kuruşluk poşet sorununu milli bir mesele haline getirmek…

Altın ve dövizin yükselmesini TL’nin değer kaybını, alım gücünün düşmesini poşete kurban etmek… Maaşlara ne kadar zam o kadar vergi (15’lik, 20’lik ve 27’lik dilimleri) ile adeta vatandaşın ayıkıp da toparlanmaması için elinden geleni yapmak…

Aslında günübirlik değişen enflasyon oranının aylık olarak bazı ürünler üzerinden hesaplanan ücretlere yansıtılacağı önceden ilan edilen zamların daha verilmeye başlamadan erimesi…

Krizlerle keriz yerine konulmak… Sinek öldürür gibi her gün onlarca insanımızın cinayetlere kurban edildiği bir ülkede böylesi haber çokluğu nedeniyle olayların sıradanlaştırılıp da bir hayvana karşı yapılan hayvanlığın günlerce gündemde tutularak vicdanların örselenmesi. Trajikomik sahnelere malzeme olan poşet tartışmaları gerçekten can sıkmaya devam ediyor: poşeti ütüleyenler, yırtık poşeti dikenler, marketlerin önünde daha ucuza poşet satanlar…  Sebze-meyve poşetlerini alıp diğer ürünleri ona koyarak kasalardan geçenler, kasiyerlerle tartışanlar bir de bakıyorsunuz ki, 7,5 liraya salatalık, 8,0 liraya biber, 6,0 liraya domates, 10 liraya patlıcan vs. alıyor sesi çıkmıyor da sıra diğer aldığı yiyecekleri koyacağı poşete 25 kuruşu vermeye gelince hassas davranıp bağırıp çağırıyorlar…

Ha! İnsanın aklına geliyor mesela; olmasın mı ki, yeni yılla birlikte bu ülkenin gündemine düşen poşet muhabbeti çevre kirliliğine çözüm olsun ve memleketin her türlü sorununun çözülmesine vesile olsun(!).. Sahi nasıl olacak? Sabah yolda yürürken balgam atanların, otomobilinden çöplerini yola savuranların, sigara izmaritini rastgele fırlatanların, parktaki oturduğu banka resmen tacizde bulunup kendisinin ve sevgilisinin ismini bıçakla kazıyanları oturulacak yere ayaklarını koyarak sırtını yaslayacağı yere de oturanların ve yediği çerezin kabuklarını ağzıyla tükürerek çevreyi kirletenlerin var olduğu bir ülkede tek derdimiz plastik poşet mi?..

Peki, bu işten gerçekten ciddi anlamda bir sonuç çıkar mı?

İşin diğer yönü bir poşetin maliyeti ne kadar eğer 25 kuruştan daha düşük bir rakamsa market sahipleri kazanırken yine vatandaşın kaybı olmayacak mı? Böyle bir karar ve çözüm mantığı sakın otomobillerdeki cam filmlerinin akıbetine uğramasın. Elbette ki, memleket bir ekonomik krizdeyken bencilce davranarak, bana bir şey olmasın da ülke beni ilgilendirmez denilemez. Ancak böylesi sıradan pansuman kabilinden tedbirlerle düzlüğe çıkılacağına da pek ihtimal ver(e)miyoruz. Daha köklü, radikal, kalıcı ve ayakları yere basan alternatif önlemlerin alınması kaçınılmazdır. Bu işler deneme yanılmayla olacak işler değildir. Bazı TV kanallarının; ‘poşetlerin paralı olması, poşet tüketiminde ciddi bir düşüş olduğunu gösterdi’ haberi de doğrusu çok sağlıklı gelmedi bize.  Yahu Allah aşkına nedir bu yaşadıklarımız? Başka bir gündemimiz, başka işimiz, başka problemimiz yok mu? Her problemi hallettik mi ki, günlerdir poşetle yatıp poşetle kalkıyoruz?

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.