Okur Postası

Kan ağlayan Doğu Türkistan

Gazetemiz okurlarından İsmail Tekpınar, "Kan ağlayan Doğu Türkistan" başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

Kan ağlayan Doğu Türkistan
-

İsmail Tekpınar

Uzun zamandır yazmak istediğim; takip ettiğim, araştırdığım ve üzülerek, canım acıyarak kaleme aldığım Doğu Türkistan zulmü…

Sponsorlu

Orta Asya’nın Filistin’i Doğu Türkistan… Doğusunda Çin zulmü Batısında Rus zulmü ile devamlı ezilen Müslümanlar… 

Asırlar öncesinde birçok devletlerin kurulmasına vesile olan İslam’a büyük hizmetleri geçmiş bir coğrafya.

Büyük üstadlar yetiştiren kadim bir şehir Kaşgarlı Mahmut, Yusuf Has Hacib ve Hoca Ahmed Yesevi gibi niceleri İslam’a bu coğrafyadan ışık tutmuştur…

Bölge olarak yeraltı ve yerüstündeki zenginlikleri çoktur petrol, doğalgaz kömür vs gibi…

Bu zenginlikler olsa ne fayda ırkçı Çin İslam dinini yaşayan, kabul eden Türklere eziyet ederek dinlerinin değiştirilmesi için ellerinden gelen her zulmü yapmaktalar… Lakin Çin’e sorulduğunda biz böyle bir şey yapmıyoruz biz onları yüksek duvarların arkasında kilometrelerce büyük kamplarda sözüm ona eğitim veriyorlarmış… Maalesef eğitim adı altında kapalı kapılar arkasında tek kişilik hücrelerde modern Dünya da zulüm gördüklerini kimse bilmiyor mu?

Bakın; BM’nin raporuna göre bir milyondan fazla Müslüman-Türk bu yüksek duvarlı, kameralarla ve dikenli tellerle çevrili kamplarda sözüm ona eğitim adı altında zulüm görüyor. Dünya maalesef yine sessizce izliyor…

Küresel güçlerin yaptıkları adaletsizliğe, hukuksuzluğa, zulme, akıttıkları kana ve kirlettikleri namuslara kimse ses çıkaramıyor manidar…

Hem öz kaynaklarını kullanıyorlar hem bedenlerini sömürüyorlar daha kötüsü canlarını hunharca alıyorlar…

Ma’mafih Doğu Türkistanlı kardeşlerimiz asla mücadeleden geri durmamaktadırlar.

İslam dinine daha çok sarılıp asla komünist Çin rejiminin boyunduruğuna girmemeleri ve canları pahasına yaşadıkları coğrafyayı aynı zamanda da kutsallarını, kaçmadan müdafaa etmeleri takdire şayandır… Elbet ümit varız seslerini Dünya Müslümanları duyacaklardır. Zalim zulüm eder lakin kaderi ilahi adalet eder…

Çin’in zulüm etmek ve katletmek için “gözünün üstünde kaşın var” gibi trajikomik bahaneler ile öldüresiye işkenceleriyle haberlerde ve sosyal medyada her gün karşılaşmaktayız…

Özgürce yaşayamadıkları ülkelerinde yıllardır oruç tutmak, Kur’an okumak, toplu ibadet yapmak ve daha ilerisi İslam’ı yaşamak yasak…

Maalesef bu yasaklarla başlayan zulüm her geçen gün genişliyor…

Çin seddini Çinlilere yaptıranların torunlarının üzerine ölü toprağımı serpildi de Budizm’e tapan ırkçı Çinlilerin Müslüman Türk kardeşlerimize yaptıkları zulme ses çıkaramaz oldular…

Korkularımız yoksa ticari ilişkilerimiz bozulur diye mi? Nerede kaldı bizim kahramanlıklarımız Dünyada yapılan bu zulümlerin hesabını başta Allah’a, Hz. Muhammed’e (sav), Mete Han’a, Atilla’ya, Fatih’e, Kanuni’ye nasıl vereceğiz…

Mazlumların hamisi olan Türkiye ne vakit bu zulme dur diyecek neyi bekliyoruz…

Elhasıl yapılan zulümler ve işkenceler dışarıya çok cüzisi yansımaktadır…

Aile yapısı bozulan aileler cebren Çinli ailelerle kalınması mecburi tutulan insanlar, yetim çocukların asimile edilişleri ve her geçen gün yok edilmeye çalışılan 2 milyon metrekare toprağı olan Sincan Uygur Özerk bölgesinin yok olmasına ne kadar seyirci kalacaksın ey Dünya… Vesselâm…

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.