Okur Postası

“Kargalar ötmeye başlayınca, bülbüller susar”

Gazetemiz okurlarından Güngör Ulusoy, “Kargalar ötmeye başlayınca, bülbüller susar” başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

“Kargalar ötmeye başlayınca, bülbüller susar”
-

Güngör Ulusoy/İzmir

İnsan bilmediği şeyin cahili değil yabancısıdır. Yabancısı olduğu konu hakkında bilgi sahibiymiş gibi davranması, fikir beyan etmesi ise cahilliğidir. Elbette her insan her şeyi bilmek zorunda değildir. Böyle bir şeyin olması da zaten mümkün değildir. O yüzden istişare vardır, akıl danışma vardır. O yüzden mealen;  “.....bilmiyorsanız ilim erbabına sorunuz” ayeti vardır. Eğer herkes her şeyi biliyor olsaydı, eksiklik olmazdı. Herkes kendi işini kendi görürdü. Oysa insanoğlu birbirinin eksiğini tamamlamak için vardır.

Cahil insan aynı zamanda kendisi gibi cahil olan diğer insanları da yanıltan insandır. Bir insanın cahil olup, olmadığını ya anlattığı konuya vakıf olmanız halinde anlayabilirsiniz. Ya da anlattığı konunun içerik ve nicelik düzeninde mantıksal hataların ve çelişkilerin olup olmadığına bakarsınız, olmadı konuşmasının içinden cımbızlayacağınız birkaç bildiğiniz kelimenin cümle içerisinde ne anlam ifade ettiğini sorarsınız. Baktınız kem-küm etmeye başladı. Boşuna onu dinlemekle zamanınızı israf etmezsiniz.

Zaten hakikat dediğimiz şey, bahis konusu edilen herhangi bir şeyin, o konunun uzmanlaşmış birden fazla kişisinin ortak görüşüyle inkişaf etmesi değil midir? Bu sebeple anlamadığımız ve bilmediğimiz önemli konuları bilenleriyle istişare etmek alacağımız kararların sonuçlarını da olumlu etkileyecektir. Cehalet bir anlamda cahilin ahmaklık nişanesidir. Bir ahmakla tartışmaya girmek ise ortada iki ahmak olduğunu gösterir. Bir Ayet-i Kerime’de “...cahillerden yüz çevir.” (Araf suresi, 199. ayet) deniyor. Bu Ayet-i Kerime mucibince belki de cahillere paye vermemek adına yapılacak en doğru iş cahillerin anlattıklarına kulak tıkamak olacaktır.

Ayrıca neyi ne zaman nerede ve nasıl konuşacağını bilmeyen cahilin bazen de kas gücünü kullanarak göstereceği “cahil cesareti” sonucu oluşacak cefayı sadece kendisi değil çevresindekiler de yaşamak zorunda kalacaktır.

Hz. Mevlana’nın söylediği gibi; “kargalar ötmeye başlayınca bülbüller susar” yani cahiller konuşmaya başlayınca alimler susar. Hz. Mevlana herhalde bu sözü, olur da; karga yine meşhur kurnazlığıyla papağanlaşırsa bülbülün sesini taklit edip prim yapmasın niyetiyle “....bülbüller susar” şeklinde ifade etmiş olabilir. Yoksa bir toplumda âlimler susuyor, cahiller konuşuyorsa o toplumun kıyameti kopmuş demektir.

Toplumda yaşanan anarşinin sebebi âlimlerin meydanı cahillere bırakmasından ya da alimlere verdiğimiz değer ve kıymetin yetersizliğinden kaynaklanmaktadır. Bir başka ifadeyle; bir toplumda herhangi bir şeyin değerlisi bulunmuyorsa, ya da o değerin kıymeti anlaşılmıyorsa, o zaman toplumu oluşturan bireylerin, değeri daha düşük olanına itibar etmeye başladığını görürsünüz. Bu mealde şu atasözünü zikretmek yanlış olmasa gerek; “koyunun olmadığı yerde keçiye Abdurrahman Çelebi derler.

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.