Okur Postası

Kendi füzemizi kendimiz yapmak zorundayız

Gazetemiz okurlarından Akın Akyol, "Kendi füzemizi kendimiz yapmak zorundayız" başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

Kendi füzemizi kendimiz yapmak zorundayız
-

Zaman içinde her şey değişiyor. Değişmeyen, gelişmeyen her şey yok olmaya, silinmeye, kaybolmaya mahkum. Ortaçağ’da savaş alet, edevat ve gereçleri olarak kullanılan silahlar, malzemeler bugün ya müzelik eşya ya da spor aleti olarak kullanılmaktadır. Tarihin en büyük, güçlü, vazgeçilmez silahı sayılan toplar, bugün hâlâ kullanılsa da eski değer ve önemini kaybetmiştir. Bugüne kadar gelişen ve değişen toplar, vazgeçilmez değildir.

Çağın en kritik, taktik ve teknik savaş aracı sayılan tanklar, icat edildiği günden bugüne kadar çok büyük değişiklikler geçirmiş, gücü ve önemi her geçen gün artmıştır. Karada hareket eden, hatta denizle, gölde, nehirde yüzebilen tankların da çaresiz kaldığı anlar olabilmektedir. Antitank füzeleri, uçaklar, SİHA’lar, antitank mayınları vs. tanklara “dur” diyebilmektedir.

İdlib savaşında Esed’in tanklarının, yerli ve milli SİHA’larımız tarafından tavşan gibi, kuş gibi avlanması göğsümüzü kabartmış, sevinç kaynağımız olmuştur. Yerli ve milli SİHA’larımızı yapanları, emeği geçenleri, destek çıkanları minnetle selamlıyorum. Yaptıkları bu şaheserler hiçbir zaman unutulmayacak, kıyamete kadar hayırla, rahmetle anılmalarına vesile olacaktır. Kıyamette de inşallah sevap hanelerine silinmez yazı ile yazılacaktır.

Savunma sanayimizin millilik oranı, son 17-18 yıl içinde % 20’lerden % 70’lere çıkmış ise de, yeterli değildir. En kısa zamanda % 100’lere ulaşmalıdır. İhtiyacımız olan her türlü savaş ve savunma, alet, edevat, cephane, mühimmat, uçak, helikopter ve füze gibi silah ve malzemelerin tamamının yerli ve milli olarak yapılması için seferberlik ilan etmek zorundayız. Zaman süratle ilerliyor, dört bir tarafımız düşmanlarla çevrilmiş durumda. Osmanlı 7 düvele karşı mücadele ede ede dünyanın en büyük süper gücü oldu ve sonunda yine 7 düvelle savaşarak tarih sahnesinden çekildi ve yerini Türkiye Cumhuriyeti’ne bıraktı.

Yerli ve milli savaş ve savunma sanayimizi % 100’lere çıkarmak bizim için beka sorunudur. Düşmanlarımızın silahlarıyla silahlanmak, onlarla baş edecek hale gelebilmek bizim boynumuzun borcu, Allah’ın bizlere emridir. Vakit çok dar. Kendi nükleer silahlarımızı, füzelerimizi yapmak mecburiyetindeyiz. Ankara’dan atıldığında Tel Aviv’i, Şam’ı, Moskova’yı, Washington’u vurabilecek, mahvedecek füzelere sahip olmalıyız. Bu temenni; bu şehirlerin vurulması, yok edilmesi maksadına matuf değildir. Düşmanlarımızın kalbine korku salmak, bize karşı düşmanlık besleyememelerine yöneliktir. Biz millet olarak tarih boyunca haktan, adaletten, sulhtan ayrılmadık. Suriye’deki, Libya’daki, Bosna Hersek’teki ve dünyanın diğer ülkelerindeki mücadelemiz de bu değerler içindir. Biz bu ülkeleri sömürmek için, petrol için, madenleri için gitmedik.

Geleceğin savaşları uzaktan kumanda ile füzelerle, insansız uçaklarla, insansız gemilerle, insansız tanklarla, insan olmayan askerlerle, mikroplarla, virüslerle yapılacak. Biz devlet olarak bu savaşta, bu yarışta yerimizi almak zorundayız.
Yeni Akit Gazetesi

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.