Okur Postası

Kimse onu zabtedemez oldu!..

Gazetemiz okurlarından Vehbi Tekin, "Kimse onu zabtedemez oldu!.." başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

Kimse onu zabtedemez oldu!..
-

Vehbi Tekin/Ankara

Eskiler iyi bilir;

Sponsorlu

Müjdat, ayıcı Baryam adıyla tanınırdı… Def ile sopasını alır Pakize adını verdiği ayısını sokak sokak dolaştırır onu oynatırdı.

Defe dokunur dokunmaz Müjdat’ın ayısı ön ayaklarını kaldırıp başlardı oynamaya...

Hadi kızım bir göbek at bakiim” dedi mi, başlardı ayı göbek atmaya… “Kocakarılar hamamda nasıl bayılır?” dediğinde de ayı yavaşca yere sırtüstü yatar, bacaklarını açıp gözlerini kapatır, sonra da ön ayaklarını göğsüne doğru çekerdi… Etrafına toplananlar da alkışlardı onu. Müjdat gösterinin sonunda sözünü ayıya dinletmenin mutluluğuyla seyircilerin önünde dolaşır, defini uzatır, onlardan para toplardı. Ayıyla geçinip giderlerdi böyle. Zaman geldi; hayvan severlerin baskısıyla ayı oynatmak yasaklanınca ayı, Müjdat’dan kurtuldu. Ayı Müjdat’dan kurtuldu da bu sefer Müjdat ayılaştı. İpini kırdı. Kazığını söktü.

Kimse onu zabtedemez oldu...

Bir gün Müjdat “Halk Arenası” programına davet edildi.

Ayı yasak olduğu için Metin’i aldı yanına. Ve programa katılmak üzere yola çıktı. Daha tam ayık olmadığı için programa girerken Metin’e; “bak oğlum programda bir ayılık etme” demeyi unuttu. Program başladığında Müjdat’ın kucağında defi, elinde sopası yoktu. Metin’in burnunda da halka…

Metin def sesi duymadan ön ayaklarını kaldırdı. Daha doğrusu def sesi ile alkış sesini birbirine karıştırdı.

Ve başladı konuşmaya;

Kim Rusya’ya döndüyse iktidardan gitti, onu da söyleyeyim haa” dedi. “Adnan Menderes de randevu almıştı ihtilal oldu.

Süleyman Demirel de aynı şekilde Kuzey’e döndüğünde ihtilal oldu.” “Bakalım darısı kimin başına…” Der demez, Salondan bir alkış, bir alkış…

Metin hızını alamadı; “Her faşizmde olduğu gibi belki liderini ayağından asarlar…” “Belki mahzenlerde zehirlenerek ölür…” “Belki de adı geçen başka liderin yaşadığı gibi kötü sonlar yaşar…” Dedikce salon coştu...

Adı geçen lideri zikretmişti de…

Kötü son yaşayacak lideri açık açık söyleyemedi... Sanki birazcık ileride başına gelecekleri sezmişti… Salonda kendisini yırtılırcasına alkışlayan gevşekler ile kokanaların gazına geldiğini birkaç gün sonra anlayacaktı ... Ayı oynatıcısı, Metin’den aşağı mı kalır;

O da parmağını salladı;

Bak Recep Tayyip Erdoğan sen haddini bil, haddini bil” dedi.

Cumhurbaşkanına had bildirmeye kalktı. Çok geçmedi,  Savcı amcalar ertesi gün ikisini de çağırdı. Giderken ikisi de hiçbir şey olmamış pişkinliği içerisindeydi. Basireti bağlanmak işte böyle bir şeydi. Sanatını ihanete alet etmenin artık gerilerde kaldığını hâlâ düşünemiyorlardı.

Devletin hâlâ mutlu bir azınlığın elinde olduğunu sanıyorlardı.

Devletin, milletin eline geçtiğinden haberleri bile yoktu.

Türkiye’nin değiştiğini bir türlü göremiyorlardı. Veya görmek istemiyorlardı… Kalplerin mühürlenmesi işte tam da buydu... Metin, “höt” deyince şapkasını alıp gidenlerle Tayyip Erdoğan’ı birbirine karıştırdığını daha savcının ilk sorusuyla anladı… İş ciddiydi... “Darbeye çağrıymış, ölümle tehdidmiş, tövbe savcı bey benim böyle işlerle hiç alakam olmaz” dedi. Salondaki Kadıköy canavarı, savcının karşısında birden kedi oluvermişti. O şimdi kedi... Kedidir o kedi. Kedidir kedi... Ayı oynatıcısı da 180 derecelik bir kıvırma ile Metin’den aşağı kalmadı; “Cumhurbaşkanına hakaret amacım yoktu” diye kıvırıverdi. Yıllarca “hadi kızım göbek at bakiim” diye oynattığı ayı bile hiç bu kadar muhteşem kıvıramamıştı…

Hakim, yurtdışı yasağı ve her hafta karakola giderek imza vermek şartıyla ikisini de gönderdi.

Salondaki şakşakcıların karşısında aslan kesilen Müjdat ile Metin adliyeden ayrılırken süt dökmüş ayıya dönmüştü.

Onlar şimdi ayı... Ayıdır ayı... Ayıdııııır... Tayyip Erdoğan ikisinin de burnuna halkayı taktı… Zincirlerini de mahallenin karakolundaki direğe bağladı… Artık gıpraşamazlar...

Ne diyelim, darısı Uğur’un başına…

Not: Müjdat ile Metin’in yukarıdaki maceralarını paylaşmak ücrete tabi değildir.

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.