Okur Postası

Kırılan kalp eski haline gelmez

Gazetemiz okurlarından Alaettin Köksal, "Kırılan kalp eski haline gelmez" başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

Kırılan kalp eski haline gelmez
-

Müslüman, müslümanın kalbini kırmaktan sakınmalıdır. Zira incinen kalbin, ilk haline dönmesi kolay değildir. Kalp; Yüce Allah’ın evi olduğundan kalp kıranlar Yüce Allah’ı üzdüklerini düşünerek, kalbini kırdığı kişiden özür dilemeli, kalbi kırılan kişi de özrü kabul etmelidir. Kırılan kalpler yapmacık özürlerle, tamam efendim sözcükleriyle tamir edilemezler. Kırılan kalbin ilk haline dönmesi için, taraflar samimi bir tövbe ile imanlarını sağlamlaştırmalı, birbirlerine geçen haklarını helal ederek İslam kardeşi olmanın yolunu tutmalıdırlar. Kırılan kalp, kırılan testinin durumuna benzemez. Kırılan testi su tutmadığından sahibine de başkasına da faydası olmaz. Kırılan kalp yüce Allah’a yaklaşarak ait olduğu bedeni tevazuya, kendisini kıran insanın gıyabında dua etmeye çalışır. Bu ulvi görevi yapabilmek için, kalpten kalbe giden sevgi kanallarının yeniden bağlanması için, kalp kıran taraf tahkiki bir imanla ve nasuh tövbesiyle Yüce Allah’a iltica ederek, kırılan kişinin kalbine samimi bir sevgiyle ve güzel bir ahlakla girmenin yolunu aramalıdır. İmanla ve sevgiyle tamir edilmeyen kalpler, sevgi kanallarının tıkanıklıklarını gideremezler.

Anne kalbi ile baba kalbi farklıdır. Annelerin kalbi esnek olduğundan evlatların haylazlıklarına karşı kolayca kırılmazlar. Babaların kalbi, esneklik bakımından annelerin kalbine benzemediğinden zor kırılsa da, kırıldığında tamir edilmesi kolay olmayabilir. İnsan kalbinde, Allah ve peygamber sevgisi olmazsa, diğer sevgiler kalıcı olmaz. Geçici olan dünyeviliklerin zahiri cazibesine kapılanlar, kalıcı olan sevginin batını cazibesini göremeyenler veya idrak edemeyenler kalbi kırma noktasında dikkatli olmayabilirler.

Sevgi ile alakalı bazı incelikleri bilmeyenler, kaş yapayım derken göz çıkarabilirler. Mü’min mümine sevmeye mecbur ise de, her bir mümini aynı derecede sevmeye mecbur değildir. Allah, peygamber, din ve iman sevgisi, anne, baba, eş, kardeş, evlat, dost sevgisinden farklıdır. Müslümanları sevmek, İslam kardeşi bilmek ve ona göre muamele etmek her bir müslümanın görevidir. Akılı mü’min Yüce Allah’ın huzuruna kul hakkıyla gitmemelidir, fırsat varken helalleşmelidir. Akılı mü’min dost ve eş seçerken çok dikkatli olmalıdır. Dostunu ve düşmanın çok iyi tanımalıdır.
Yeni Akit Gazetesi

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.