Aktüel

Kişisel verilerinize sahip çıkın!

Teknolojinin gelişmesiyle önemi daha da artan kişisel veri ve özel hayatın gizliliği hakkında uyarılarda bulunan Avukat Yurdal Kılıçer, “Lütfen herkes başına bir olumsuzluk gelmeden kişisel verilerine sahip çıksın. Bu konuda kurumlar ve STK’lar da dikkatli olmak zorunda” dedi.

Kişisel verilerinize sahip çıkın!
-

Özellikle dijital dünyanın hayatımıza etkisinin artmasıyla kişisel verilerin de kötü amaçlar için kullanılmasının oranı da arttı. Kişinin en mahrem verilerinin istismar edilmesinin önüne geçmek için çıkarılan Kişisel Verileri Koruma Kanunu ise kamuoyu tarafından yeteri kadar bilinmiyor. Sadece mağdur olunduğunda öğrenilen bu kanunu halkımızın öğrenmesinin önemli olduğunu hukukçular sürekli vurguluyor. Biz de bu hafta konunun önemine binaen Liberta Hukuk ve Danşmanlık’tan Avukat Yurdal Kılıçer’e Kişisel Verileri Koruma Kanunu’na dair sorularımızı yönelttik...

-Öncelikle “kişisel veri” nedir?

Kişisel veri, kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi ifade etmektedir. Kişisel veriden söz edebilmek için, verinin bir gerçek kişiye yani bir şahsa ilişkin olması ve bu kişinin de belirli ya da belirlenebilir nitelikte olması yani somut ve belirli bir şahsı tanımlaması, işaret etmesi  gerekmektedir.

-KVKK (Kişisel Verileri Koruma Kanunu)’nın amacı nedir?

Günümüzde bireylere ilişkin çeşitli veriler gelişen teknolojinin ve dijital dünyanın da etkisiyle her gün farklı platformlarda kolaylıkla işlenebilmekte, paylaşılmakta ve aktarılabilmektedir. Bu verilerin işlenmesi kişiler ile mal ve hizmet sunanlar bakımından bazı kolaylıklar ve avantajlar sağlasa da verilerin istismar edilme riskini de beraberinde getirmektedir. Bu nedenle, kişisel verileri koruyabilmek adına hukuki bir altyapının oluşturulması da zorunluluk haline gelmektedir. Kişisel verilerin korunmasının özünde kişiliğin korunması yer almaktadır.

Özel hayatın gizliliği de bir bakıma kişisel veridir

-Özel hayatın gizliliği hakkını koruyor bir anlamda değil mi?

Evet... 2010 yılında yapılan değişiklik sonucunda Anayasanın 20’nci maddesine eklenen fıkra ile kişisel verilerin korunması Anayasal güvence altına alınmış ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin usul ve esasların kanunla düzenleneceği hükme bağlanmıştır. Bu kapsamda, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu 07.04.2016 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

-Verilerin işlenme şartları nelerdir?

Kanunlarda açıkça öngörülmesi, fiili imkânsızlık, sözleşmenin kurulması ve ifası için gerekli olması, veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğünü yerine getirebilmesi için zorunlu olması, kişisel verilerin ilgili kişi tarafından alenileştirilmiş olması, bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için zorunlu olması, ilgili kişinin temel hak ve özgürlüklerine zarar vermemek kaydıyla veri sorumlusunun meşru menfaatleri için zorunlu olması...

Aykırı davranana cezalar var

-Yaptırımlar konusunda kanun nasıl bir düzenleme öngörmektedir?

Kişisel verilere ilişkin suçlar ve cezai yaptırımlar 5237 sayılı TCK’nın ilgili hükümlerine (md. 135-140) atıf yapılmak suretiyle düzenlenmiştir. Ayrıca, kişisel verileri yok etmeyenlerin ise Türk Ceza Kanununun 138. maddesine göre cezalandırılacağı hüküm altına alınmıştır.

-Kanun, hangi konulara ilişkin idari yaptırımları kapsamaktadır?

Kanunda öngörülen yükümlülüklere aykırı davranılması halinde uygulanacak idari yaptırımlar 18. maddede düzenlenmiştir. Bu kapsamda; aydınlatma ve veri güvenliğini sağlama, kurul kararlarını yerine getirme ile sicile kayıt ve bildirim yükümlülüklerine aykırı davranılması kabahat olarak öngörülerek idari para cezası yaptırımına bağlanmıştır.

Toplumsal bilinç oluşmadı

-Kişisel Verileri Koruma Kanunu’nun yürürlüğe girdiğinden toplumun yeteri kadar haberi var mı?

Esasen Kanun 2016 Nisan ayından bu yana yürürlükte ve uygulanmaktadır. Kanuna aykırılık nedeniyle avukat, eczane, varlık şirketleri, hastaneler, holdingler ve hatta Facebook gibi pek çok meslek grubu ve şirket bu nedenle bu zamana kadar idari olarak para cezası ile cezalandırılmıştır.

Ancak yine de kanun kapsamında oluşturulan Kişisel Verileri Koruma Kurumu ve değerli Başkanı Sayın Prof. Faruk Bilir hocamızın olağanüstü çaba ve emeğine rağmen henüz toplumsal olarak bilinirlik ve duyarlılık tam olarak oluşmamıştır.

Maalesef, bu tarz şeylerde millet olarak ancak kendimiz, iş, akraba, eş, dost, arkadaş çevremizden birilerinin cezalandırıldığını görmemiz ve duymamız halinde durumun ciddiyetinin farkına varmak gibi bir özelliğimiz var. İşin doğrusu, tüm gerçek ya da tüzel kişiler, kamu ya da özel sektör kişisel veri alanı işleyen herkes bu kanuna tabidir. Kanun, 50 veya daha fazla kişi çalıştıranlara ekstra olarak VERBİS’e kayıt olmak zarureti getirmiştir.

-STK’lar da bu kanuna kişisel tabi midir?

Kanun ve ilgili ikincil mevzuat kapsamına giren çalışmalar yapan STK’ların, bazı hukuki sorumlulukları bulunmaktadır. Bu yapılmadığı takdirde, itibarlarının zedelenmesinin yanı sıra, 15 binden 1 milyon TL’ye kadar idari para cezası kesilebilir ve yöneticilerine de 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilebilir. STK’lar VERBİS’e istisna tutulmuştur ama yine de kişiyi aydınlatmakla yükümlüler.

Yeni Akit Gazetesi

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.