Okur Postası

Korona sonrası küreselleşme ve Türkiye

Gazetemiz okurlarından Süleyman Alp, "Korona sonrası küreselleşme ve Türkiye" başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

Korona sonrası küreselleşme ve Türkiye
-

Korona virüsünün verdiği sıkıntılı günler geride kalmaya başlarken, hayatımızın yeniden şekilleneceğini görüyoruz. Bireysel sosyal hayatımızda ciddi değişiklikler olduğu gibi küresel anlamda da değişim yaşanıyor. Küreselcilerin nüfus seyreltme ve “Ari Irk” planları bir yandan sürerken, bütün insanlığı kontrol altında tutmak için kimyasal içerikli aşılardan, mikrochip denetimli insanlara kadar birçok konumuz var. Robotlaştırılmış ve kontrol altında, düşünme ve mücadele yeteneğini yitirmiş, suç işlemekten ziyade, sisteme tam entegre olmuş insanlar birçok ülkenin hayali. Zaten yüz tanıma sistemlerinden, parmak izi, retina tarama, damar izi gibi birçok biyometrik güvenlik sistemi ile tam kontrol altında tutuluyoruz. Tek tuşla yedi sülalemizin kim olduğundan, ödediğin ve ödeyeceğin vergilere, sahibi olduğun araç ve ev bilgilerine, yurtdışı giriş çıkış kayıtlarına, anlık olarak nerede olduğuna kadar seni rahatlıkla izleyebiliyorlar. Bütün bunları devletler yaptığı gibi, sistemlere sızan birileri veya sistemi kontrol eden personelin dostluk kurduğu kişiler çok rahat görebiliyor. Cep telefonunuz en mahrem bilgilerinizle birlikte, bütün bankacılık şifreleri, mail şifreleri ile dolmuş taşmış durumda. Sosyal medya uygulamaları ile anlık olarak nerede ne yediğini, kimlerle olduğunu görebiliyorlar. Konum, takip, wifi - bluetooth desteği ve 3’lü uydu konumlama ile bulunduğunuz yer, 1-2 metre hata ile görünebiliyor. Eskilerden bu tarz bilgilere ulaşmak için uluslararası casuslar milyon dolarlar harcarlardı. Şimdi herkesin casusu kendi cebinde, parlak ekranlar ardına saklanmış durumda. Çok fazla endişelenmeyin, bundan sonrasında sadece çipini takıp, aşını yaptıracaksın o kadar.

Düne kadar, maske takmayın, gerek yok diyen bilim kurulundan, şimdilerde aman ha maskesiz dışarı çıkmayın diyen bilim kuruluna. Ciddiyetini yitirmiş Dünya Sağlık Örgütü’nden Amerika’nın parçalanma ve bölünme korkusu yaşadığı şu günlere bir bakın. Ne kadar da hızlı yaşıyoruz? Irak’a, Libya’ya, Afganistan’a, Mısır’a, Suriye’ye ve daha nicesine sözüm ona demokrasi ihraç etmeye çalışan Amerika, şimdilerde güvenle sokağa çıkamaz oldu. Düne kadar korona hastalığından korkan ülke, şimdi iç karışıklıktan ne yapacağını şaşırdı. Halkın elinde ağır silahlar herkes kendi adaletini sağlamak için gruplar halinde dışarıda. “Ey Amerika, sana demokrasiyi kim getirecek” diye düşünmeden edemiyor insan!. Yaptıkları zulüm ve katliamların adını demokrasi yayılımı diye niteleyenler, pek yakında kendi gerçekleri ile yüzleşecekler.  

Bizim, Suriye ve Libya operasyonlarımız başarı ile devam ederken, bir yandan da korona ve ekonomik iç dinamiklerle uğraşıyoruz. Devlet daha iki ay öncesine kadar vergilerini bile ödeyemeyen halkın vergilerini ötelemişken, şimdi çıkan düşük konut kredisine çılgın bir talep var. Daha iki ay önce, sadece bir iki aylık bir krizde dahi kredilerini ödeyemeyen halk, ne oldu da birden yüz binlerce liralık konut sektörüne hücum etti? Tabii bizim fırsatçı ev sahiplerimiz durur mu, hemen %10-20 zam yaptılar konut fiyatlarına. Sanki devlet, mal sahipleri daha çok kazansın, diye konut kredi faizlerini indirmiş gibi anında zamlar yağdı. Bu ne ayıp, bu ne utanmazlık, bu ne fırsatçılık, bu ne vicdansızlık? İnternette takip ettiğim bütün fiyatların anında arttığını gördüm. Bakanlık bu konuda ciddi yaptırım yapmalı veya konut satış karnesi sistemine geçip, ev fiyatlarını eksperleyerek net rakamlar ortaya çıkarmalı. Aksi halde biz bu art niyetli hırsız mülk sahiplerinin ve müteahhitlerin zulmünden kurtulamayız. Ayrıca, inşaat sektörünü dinamo sektör olarak görmenin de çok yanlış olduğunu düşünüyorum. Aksine inşaat sektörü dinamo sektör değil, köstekleyici engelleyici bir sektördür. Tamam inşaat yapımında birçok sektör de iş yapıyor ama sonuçta müteahhit firma cebini dolduruyor. Yan sektörler bu pastadan sadece minicik, ufacık bir pay alıyorlar. İşin farklı boyutu da inşaata para bağlayan ve 10-15 yıl kredi kullanan insanlar uzun yıllar boyunca ciddi alışverişler yapmaktan kendilerini alıkoyuyorlar. Kredi kullanan insanlar dirhem dirhem yaşamaya çalışırken, ev hayalleri bir ömre bedel oluyor. 100-150 bin lira aralığında inşaat maliyeti olan ve konumuna göre de %50 civarında arsa maliyeti olan konutların, allanıp pullanıp halka milyon liralara satılması, gerçekten benim halkıma çok büyük bir zulüm. Düşün artık bu vatandaşın yakasından, saçından-başından, sizi gidi sizi pis bitler, bitçikler, kan emiciler!. Vampir olsaydınız doyardınız, yıllardır doymadınız gitti!. Şişirdiğiniz, balon yaptığınız fiyatlarla insanları soyduğunuz yetmedi mi? Reklamlarına mutlu aileler koyduğunuz insanlar, aslında taksit öderlerken bütün hayatlarını ve emeklerini feda ediyorlar ve çok mutsuzlar. Şehircilik bakanlığı, enerji karnesi diye uyduruk bir karne çıkaracağına, bütün konutların maksimum satış rakamına dair belge çıkarsa ve bununla satış yapılsa, bu rakamları art niyetli geçenlere çok ciddi vergi cezaları ödettirilse her şey makul aralıklarda olur ve benim halkım, daha ucuza ev alma imkanına sahip olur.

Emlakçıların ve müteahhitlerin uyduruk fiyat tarifelerinden ve yalanlarından kurtarın artık şu milleti. 200.000 liraya halk için ev yaptık, satıyoruz diyen ve gerçekten halkı çok sevindiren TOKİ, öte yandan başka konutlarında milyon liraları görüyor.

Sen kimin arsasına ev yapıp satıyorsun efendi? Halkın birlikte savaştığı, mücadele ettiği, ortak mirasımız olan arsalar, müteahhit mantığı ile birer birer ihale edilip satılıyor veya konutlaştırılıyor. Dolayısı ile vatandaşa çok fazla bir artısı olmadığı gibi gelecek nesillere bırakacak bir karış toprak bırakılmıyor. Her şeyi şimdi yiyelim, şimdi satalım, şimdi yapalım, günü kurtaralım.

Emperyalist kapitalizmi, devlet dairesi mantığına yerleştirirseniz, sonuçta halk ezilir. Halkı mutlu etmek için, biraz farklı zihinlere ve farklı bakış açılarına ihtiyacımız var diye düşünüyorum. Allah’a emanet olun…

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.