Okur Postası

Kur’an-ı Kerim’den ne aldık, ne anladık, neyimizi değiştirdi

Gazetemiz okurlarından Osman Demir, "Kur’an-ı Kerim’den ne aldık, ne anladık, neyimizi değiştirdi" başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

Kur’an-ı Kerim’den ne aldık, ne anladık, neyimizi değiştirdi
-

Osman Demir/İstanbul

Kutsal kitaplara inanmak, imanın şartlarındandır. Kur’an-ı Kerim’e de iman etmek şarttır, ama bu iman yeterli değildir, onu indiriliş amacına uygun olarak anlamak ve hayatımıza indirmek, yansıtmak şarttır. Hatta “onu okuyup anlamadan, ona inanmak nasıl olur ki’’? diye de sormamız lazım. Amel ve uygulama olmadan, salt iman, kuru bir iddiadan ibarettir. Amellerle, yaşayarak kanıtlanması gerekir. Nasıl ki La ilahe illallah demekle bitmiyor, bilakis başlıyor. Kur’an’a iman da öyle bir şey. Kur’an, eğitir, tekamül ettirir, Kur’an yol gösterir, güzel ahlak sahibi yapar, aklettirir, düşündürür, kainatı ve sosyal olayları okutturur, Kur’an baktırır, Kur’an gördürür. Hasılı Kur’an dönüştürür formatlar, fabrika ayarlarına döndürür, dönüştürür, adam eder.

Zira Kur’an; Allah’ın gönderdiği insanlara gönderdiği klavuz ve hidayet rehberidir, yol göstericidir.

Peki hal böyle iken, bu kitap SANA NE YAPTI, seni nereden nereye taşıdı, hayatında, işinde ticaretinde, ailende vs NEYİ DEĞİŞTİRDİ?

Mekke’yi sallayan bu kitap sana ne yaptı? Çocuklarını diri diri toprağa gömen cahiliye, böcek öldüremeyecek merhamete ulaştırırken sana ne yaptı? İnsanlarını, böcek öldüremez hale getirdi. Elindeki tek bir hurmayı verdirdi, yurtlarından hicret ettirdi. Kölelere sahip insanları kölecilikten vazgeçirdi. Alkollü içkinin yasak olduğu ayet indiği gün, Medine sokakları, kırılan şarap küplerindeki şaraplarla dere gibi aktı.

Peki sana ne verdi bu kitap, hangi hasletleri kazandırdı. Sen ben bundan ne aldık?. Yoksa sadece, anlamadan okuduk ya da dinledik mi? Ya da cenazelerde ve belli günlerde okuttuk mu? Önemli olan onu okuyup anlamak ve hayata taşımaktır. Kur’an ile inşa olmaktır. Kur’an aktif bir iyiliği emreder pasif iyi de değil. Aksiyon sahibi yapar, sevgi aşılar, hoşgörü aşılar, yardımsever yapar, verici yapar, çalışkan üretken yapar. Ya sende ne yaptı?

‘’İman edip salih amel işleyenler’’ yüzlerce yerde geçer. İman ve salih amel. Et ve tırnak gibi ayrılmaz bir bütün. Hakiki iman, zaten iyiliği ve salih ameli beraberinde getirir. İyilik ve iyi işler yapmaya, ibadetlerden daha fazla vurgu yapılır. Örtünmek 2 yerde, hacc ve oruç ibadetleri 5-6 yerde geçerken, iman edip salih amel işleyenler (iyi işler yapanlar) yüzlerce defa tekrar edilmektedir. Namaz ve zekat da öyle yüzlerce yerde ve de ayrılmaz ikili ve et tırnak hep birlikte geçmektedir. Akletmek, düşünmek de yine yüzlerce defa emredilmektedir. Yani akletmek ve düşünmek farzdır. Akıl adeta bir paraşüt gibidir, onu açmazsan, fayda etmeyeceği gibi akıl da ham akıl olarak kalırsa çalıştırılmazsa, düşünülmezse faydası görülmez, ham akıl seni taşır o kadar.

Böyle bir kitaba sahip olanların, bu kadar, zelil sefil, fakir, geri kalmış olmaları ibretliktir. Tembel olmaları, bencil olmaları, ilim ve bilgi sahibi olmamaları da öyle. Neden böyle, çünkü o kitabı anlamadık, özümsemedik, hayatımıza yaşantımıza indirmedik.

Yüce Allah; “Biz o Kur’an’ı bir dağa indirseydik, dağ haşyetinden parçalanırdı” buyuruyor. Dağa inmedi bize geldi, onun haşyetinden bize ne oldu? Biz ne aldık, bize ne yaptı neyimizi değiştirdi? ‘’Ey iman edenler, iman edin‘’ ayetini biraz düşünmemiz lazım. Bunu hiç düşündük mü? İman edenler, iman edin. Sanki, gereği gibi iman edin, tam iman edin, hakikaten iman edin, taklidi imandan tahkiki imana geçin diyor. Mesele iman da zaten; hakiki iman eden, tam iman eden, tahkiki iman eden, zaten olması gereken gibi olur ve olması gerekeni yapar. İyi bir Müslüman olur. Ama insanlar çoğunlukla da olamıyor..

O zaman; EY İMAN EDENLER İMAN EDİN.

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.