Okur Postası

Küresel virüs tehlikesi ve insan

Gazetemiz okurlarından M. Fatih Kahraman ‘Küresel virüs tehlikesi ve insan’ başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

Küresel virüs tehlikesi ve insan
-

Andolsun, Biz sizi; biraz korkuyla (doğal ve sosyal afetler ve düşman saldırılarıyla), açlık (ve kıtlıkla) ve bir parça da mallardan, canlardan ve semerât (ürün ve evlatlar)dan noksanlaştırmakla (hastalık ve sakatlıkla) imtihan edeceğiz. Sabır (sükûnet ve teslimiyet) gösterenleri müjdele (ki, sadece onlar sevaba ve başarıya erişeceklerdir).” (Bakara, 155) Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıktığı kabul edilen Korona (Corona) virüsü, şimdilerde bütün dünyayı tehdit etmeye devam etmektedir. Bu virüs kendi kendine yola çıkıp yerküreyi sarmadığına göre, bunu bizzat insanın kendisi oraya-buraya taşımaktadır. Şunu dersek çok da abartmış olmayız herhalde: Günümüzde insanoğlu, bizzat yeryüzünün en tehlikeli ve en vahşi yaratığı haline gelmiş bulunmaktadır. “Şüphesiz Allah, insanlara hiçbir şekilde zulmetmez; fakat insanlar kendilerine zulmederler.” (Yunus, 44) ayetinden de açıkça anlaşılacağı gibi insanın insana verdiği zararı ve yeryüzünde işlediği suçları başka bir varlık işlemediğinden demek ki, “insanın başına ne geliyorsa kendi elleriyle yaptığından dolayıdır.” (Şûra, 30)

İnsanoğlu, dünyada sağlam ve doğal bir yapı bırakmadı adeta. Teknolojik imkânlar arttıkça aksine hastalıklar, mikroplar, pislikler, sahtekârlıklar da arttı. Ama buna mukabil ömürler kısaldı. Birileri; birçok ülkede  genç nüfusun da azalmasıyla birlikte geri kalanların kısmen de olsa uzun yaşadıklarını söylese de hakikat ortadadır. Neredeyse bir tek sağlıklı insan kalmamış ve herkes bir yerinden mustarip. Güçlü-güçsüz herkes perişan vaziyettedir.

Yukarıdaki ayeti kerimeye dönecek olursak sırayla, korku, açlık, mallardan eksilme, canlardan eksilme ve mahsulden yana eksilme ile biz kulların muhakkak imtihan edileceği ifade edilmektedir. 

1- KORKU: İnsanoğlu fıtratı gereği birtakım farklı korkular yaşar. Ölüm korkusu, kaybetme korkusu, kazanamama korkusu, iflas etme korkusu gibi. İlla ki herkesin korktuğu bir şeyler vardır. Bu aralar korona virüs korkusu ile insanların nasıl çılgınlaşarak; kiminin gıda stoku yapması, kiminin insanların çaresizliğinden yararlanarak ihtiyaç olan birçok ürünü karaborsaya düşürmesi, kiminin pisi pisine ölürüm endişesi taşıyarak farklı bir boyuta geçmesi gözlerden kaçmamaktadır. “Kork, Allah’tan korkmayandan!” özdeyişini de akıldan çıkarmamak gerekir. Ayrıca, korkunun ecele bir faydasının olmadığı da bilinmelidir. Peki, bu dünya hayatını kafasına göre yaşayıp da hâşâ Allah yokmuş gibi davrananların, Yaratanın azabına ve gazabına uğrama korkusuyla yaşayan kaç kişiye rastlanabilir, diye düşündünüz mü hiç?  Ama “Allah’tan hakkıyla âlim kulları korkarlar.” (Fatır, 28) Haa! Cahillere gelince, onlar her şeyi bilen cesur kişiler oldukları için korku nedir bilmezler(!).

2- AÇLIK: Birleşmiş Milletler’e göre,  yeryüzünde yaşayan 9 kişiden birisi açlık sıkıntısı çekiyor. Yeryüzünde açlıktan her 5 ile 10 saniyede bir çocuk ölüyor. Modern dünyada, kimi çağdaş, medeni, hümanist ve demokratik geçinen ekseriyetin dünyasında bugün hâlâ açlıktan insanlar ölüyorsa bunun makul bir savunmayla insanî izahı asla olamaz. Baksanıza ne idüğü belirsiz bir virüsten korkan insanların; ya salgından dolayı dışarı çıkıp alışveriş yapamayıp açlıktan ölürsem endişesiyle yiyecek biriktirmesi neyin nesidir? Allah kimseyi açlıkla ve yoklukla imtihan etmesin. Zira  “fakirlik neredeyse küfür olacaktı” (Ebu Nuaym, Beyhakî)

3- MALLARDAN EKSİLTME: İnsanlar birçok nedenden ötürü mallarını, kazançlarını, servetini yitirebilirler. Sözgelimi sel, deprem ve kaza gibi nedenler veya devalüasyon sebebiyle, döviz kuru dalgalanması ve altın fiyatlarının inip-çıkmasıyla birçok kayıp yaşabilirler. İnsanoğlu, aslında kendisine ait bir şeyin olmayıp her şeyin kendisine emanet olduğunu keşke bir bilseydi!

4- SEMERAT (ÜRÜN/EVLAT)’TAN EKSİLTME:  Yine bugünlerde dünya korona virüsü ile mücadele ederken,  Afrika ülkeleri de çekirge sürüleri tarafından işgal edildi. Bir günde 150 km gidebilen çekirgeler günde 35 bin kişiye yetecek gıdayı tüketiyor. Ülkemizin sınırlarına kadar dayanan bu çekirge sürüsü hikmet-i ilahî yönünü Irak ve İran’a çevirerek oralarda bağ-bahçeleri telef etmeye devam etmektedir. Bütün bu olup bitenler her birimizi ilgilendiren ve bir çeşit vermemiz gereken çok ciddi ve oldukça ağır imtihanlardır. O ki madem zerre kadar iyilik ve kötülük yapsak da madem Allah karşılığını verecektir, öyleyse mesele oldukça hassastır. Bu sınavlarda başarılı olmanın ipuçlarını da Yüce Rabbimiz elbette vermiştir. Özellikle ayetin sonu sabredenleri müjdele, diye bittiğine göre sabır da; önüne çıkan engelleri aşmak için var gücüyle önlem alıp mücadele demek olduğuna göre konu anlaşılmıştır diye düşünüyoruz.  Her türlü bela, afet, kaza, hastalık ve sapıklıktan Rabbimize sığınıyoruz. Selâm ve dua ile.

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.