Gündem

Millet gerçekleri bilmese hani yutturacak! Taklacı Dündar’dan CHP’ye cami güzellemeleri

Türkiye siyasi tarihine "post-modern darbe" olarak geçen 28 Şubat sürecinde gazetecilik adı altında namaz kılan öğrencileri fişleme görevi üstlenen tetikçi Uğur Dündar, 86 yıllık esaretin ardından Danıştay kararıyla Ayasofya'nın camiye çevrilerek asli hüviyetine kavuşmasını hazmedemedi. Solakların "altın tetikçisi" Dündar, son köşe yazısında, tek parti döneminde camileri ahıra çeviren, ezanı Türkçe okutan, Kur'an-ı Kerim'i okumayı ve okutmayı yasaklatan CHP'yi altta bırakmamak adına birbirinden mesnetsiz güzellemeler dizdi.

Millet gerçekleri bilmese hani yutturacak! Taklacı Dündar’dan CHP’ye cami güzellemeleri
-

28 Şubat sürecinde "Şok şok şok okulda namaz kılıyorlar" tarzı haberlerle Hakk yolunda olanları fişleme görevi üstlenen ve vesayetçilerin medyadaki tetikçisi konumundaki Uğur Dündar, son yazısında, Ayasofya'nın ibadete açılmasını hazmedemeyerek, başından beri dine ve muhafazakar kesime bakış açısı belli olan CHP'yi tek parti dönemindeki "cami hizmetleri" adı altında cilalama işine soyundu.

Yeri gelince dindarları fişleme baronu görevi yapan yeri gelince de takiyye yapmaktan çekinmeyen "taklacı" Uğur Dündar, 86 yıllık esaretin ardından Ayasofya'nın Danıştay kararıyla camiye çevrilmesini hazmedemeyerek adeta köpürdü.

Nereden dem vuracağını şaşırdı

Bu tarihi karara karşı "misilleme" yapmak adına tetikçilik görevini yürüttüğü Sözcü Gazetesi'nde yeni bir yazı kaleme alan "taklacı" Dündar, muhafazakar yaşama ve dine olan bakış açısı halk tarafından açıkça bilinen CHP'yi tek parti iktidarı döneminde "camilere sahip çıktı" yaftasıyla sunmak için hangi ütopyadan besleneceğini şaşırdı.

Millet Kur'an-ı Kerim'i yasaklatanları iyi biliyor!

'Tarihçi' Sinan Meydan'ın görüşlerine yer veren tetikçi Dündar, camileri ahıra çeviren, Ayasofya'yı müzeye çeviren, alimleri astıran, Kur'an-ı Kerim okumayı ve okutmayı yasaklayan, "Arapça olduğu için halk ne söylendiğini anlamıyor" kisvesiyle yüce ezan-ı Muhammediye'yi aslından koparıp Türkçe okutan, camileri satışa çıkaran, muhafazakar kesimin adeta kökünü kazımaya ant içen CHP ideolojisini parlatmak için birbirinden mesnetsiz güzellemeler dizdi.

İşte solak medyanın "altın tetikçisi" Uğur Dündar'ın o yazısından sadece bir kısmı:

"Değerli tarihçi dostumuz Sinan Meydan önceki gece sosyal medya hesabından şu çarpıcı paylaşımı yaptı: “Cumhurbaşkanı, Ayasofya kararı üzerinden Atatürk Cumhuriyetini çok ağır eleştirdi. Atatürk'ün Ayasofya'yı müze yapmasının nedeni, din ve cami düşmanlığı değil, insanlığın ortak kültür mirasına verdiği önemdi. Atatürk, tarihi mirası hep korudu, pek çok tarihi camiyi tamir ettirdi…” Sinan Meydan tüm iddialarını, yalanlanamayan belgelere dayandırmakla ünlü bir tarihçimiz… Tıpkı Atatürk'ün tamir ettirdiği camileri dört dörtlük belgelerle gözler önüne serdiği bu çalışmasında olduğu gibi:

Milli Mücadele'den hemen sonra, 1922'de, Atatürk'ün isteğiyle bir komisyon kurulup, Yunanlılar tarafından yakılan, yıkılan camiler konusunda bir rapor hazırlanıyor. 26 Aralık 1922 tarihli bir belgede ‘Düşmandan kurtarılan yörelerdeki cami, hayrat ve vakıflarda meydana gelen zararın tespiti için kurulan komisyonun hazırladığı raporun ilgililere sunulduğu' belirtiliyor. Atatürk, 1 Mart 1923'te yaptığı Meclis konuşmasında da, bir yıl içinde 126 tarihi cami ve mescidin onarıldığını belirtiyor. Yunan ordularının yakıp yıktığı Eskişehir Mihalıççık Camii'ni Atatürk, kendi cebinden 5000 lira vererek yeniden yaptırıyor.

İsmet İnönü de Ankara Bükreş Sokak'taki bir caminin yapımı için 2500 TL bağışta bulunuyor.

İsmet İnönü'nün eşi Mevhibe İnönü ise 1960'larda Çankaya Yeşilyurt Sokağı'na yapılan bir camiyle yakından ilgileniyor; cami hizmete girdiğinde halılar gönderiyor ve teravih namazını da orada kılıyor. İsmet İnönü, Ankara Yenişehir'de kurulan bir cami yaptırma derneğini, genel menfaatlere yararlı derneklerden biri sayıyor. Ankara Kocatepe Camii inşaatında CHP'nin önemli katkıları oluyor.

CHP; Atatürk ve İnönü, 1924-1935 arasında yüzlerce tarihi camiyi tamir ettiriyor. İşgal yıllarında Osmanlı hükümetince satılmak istenen, bakımsız harap haldeki Beyoğlu Ağa Camii,1937'de CHP tarafından onarılıp ibadete açılıyor.

CHP; Atatürk ve İnönü, 1935'ten sonra da cami onarımlarına devam ediyor. 1937'de Meclis'te Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün bütçesi tartışılırken tamir edilen camilerden de söz ediliyor.

Örneğin, 27 Mayıs 1937'de TBMM 4. dönem 46. birleşiminde Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün bütçesi konuşulurken söz alan İçel Milletvekili S. Fikri Mutlu, yaptığı konuşmada ilginç bilgiler veriyor: ‘Suriye'de yaşayan bazı kötü niyetli kişilerin güya Türkiye'de camiler kapatılıyor, camiler yıkılıyor diye sürekli propaganda yapmakta olduklarını çok yakından işittik. Yeni Türkiye, memleketin imarı, irfanı ve daha birçok yenilikler uğrunda birçok para harcamak ihtiyacında olduğu bir devirde bulunuyor. Böyle bir devride görüyor ve anlıyoruz ki, 300 küsur bin lira yalnız camilerin tamirine (…) sarf ediliyor. Oradaki hain düşüncenin havayı bulandırmak istediği gibi Türkiye'de camilerin kapatılmamış olduğunu buradan aydınlatmak istiyorum…' Vakıflar Genel Müdürü Rüştü Bey ise konuşmasında, aralarında Mimar Sinan'ın eseri Manisa'daki Muradiye Camii'nin de olduğu camilerle birlikte 4000 küsur tarihi eseri tamir ettiklerini belirtiyor.

Cami tamir çalışmaları 1940'larda da devam ediyor. Örneğin, İstanbul Milletvekili Ziya Karamürsel, 31 Mayıs 1940'ta Meclis'te yaptığı konuşmada, Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün Mahmut Paşa, Sinan Paşa, Laleli, Hüseyin Ağa, Bayezid, Atik Ali Paşa, Mesih Ali Paşa camileri, Yeni Cami, Sokullu Camii, Azapkapı Camii gibi çok sayıda camiyi tamir ettiğini belirtiyor. Aynı toplantıda söz alan Tokat Milletvekili Nazım Poray, CHP'nin İstanbul'da tamir ettiği camilerden övgüyle söz ederek: ‘İstanbul'da birçok camiler tamir ediliyor. Kendi semtime yakın olan Üsküdar'da kemali şükranla gördüm ki, çok güzel camiler tamir edilmiş ve edilmektedir' diyor. Poray, İstanbul'da Çinili Camii ve Şemsi Paşa Camii'nin tamir edildiğini, Ayazma Camii'nin de tamir edileceğini belirtiyor.

Cami tamirlerinin aslına uygun olmadığı konusundaki eleştiriler üzerine Vakıflar Genel Müdürü Fahri Kiper, ‘Biz teşkilatımız dışında memleketimizin yetiştirdiği yüksek uzmanlardan oluşan bir heyet kurduk. Her ne yaptırırsak onlar gidiyor, inceleme yapıyorlar (…) biz de tamamen buna uyuyoruz' diyor. CHP, tarihi camilerin gelişigüzel tamir edilmemesi için 1936'da bir ‘fenni şartname' hazırlatmıştı. Cami tamirleri bu şartnameye göre yapılıyordu. Sahip çıkılan camilerden biri de Edirne'deki muhteşem Selimiye Camii idi."

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.