Okur Postası

Muhteşem ecdadın perişan ahvadı olamayız

Gazetemiz okurlarından Nevzat Özpelitoğlu "Muhteşem ecdadın perişan ahvadı olamayız" başlıklı yazısını bizlerle paylaştı.

Muhteşem ecdadın perişan ahvadı olamayız
-

 Nevzat Özpelitoğlu  Balıkesir 

Selçuklu ecdadımızla birlikte Osmanlı ecdadımızın tarihe 1000 yılı aşkın süredir şan ve şeref vererek yaptığı hizmetler bugün dünyamızın her yerinde takdirle anılmaktadır. Selçuklu ve Osmanlı ecdadımız dünyamızın pek çok bölgesinde bıraktığı eserleriyle hâlâ konuşuluyorsa bu durum köprülerimizin, imaretlerimizin, okullarımızın, camilerimizin, sebillerimizin, kütüphanelerimizin, han ve hamamlarımızın tüm yağma ve tahribata rağmen hâlâ ayakta kalabilmesindendir. Bu eserleri yönetimi altında tuttuğu her yere serpiştirmiş bir ecdadın ahfadı olma gurur ve sürurunu 18 yıldır tekrar yaşamanın kıvancını milletçe bize yaşatan mevcut AK Parti iktidarı ve Devlet Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan, bu yönleriyle Devletimiz ve milletimiz için bir şanstır demeden edemiyor insan.

Şan ve şeref: Sinesinden kahramanlar çıkarmış milletlere mahsus meziyetlerdir. Kahramanı olmayan milletlerin şan ve şereften nasibini almaları elbette düşünülemez. 1071’de Malazgirt’le başlayan Anadolu fütuhatı günümüze kadar devam ettiyse, bu hep tarihimize ve ecdadımızın mirasına sahip çıkmış kahramanlarımızın yeniden neşv-ü nema bulmuş olmasındandır. Cihan şümul Osmanlı Devletimizden, Cumhuriyet dönemine geçiş esnasında oluşan yaklaşık 100 yıllık bir inkıta döneminden sonra, tekrar eski ihtişamlı yıllara kavuşmuş olmamız elbette Batılı devletleri ve içimizdeki yerli uzantılarını rahatsız etmiştir. Bağımsızlık ve hürriyetten bihaber köle ruhlu işbirlikçilerin efendilerine yaranmak için yaptıkları iç ihanetler her devirde hep bağımsızlık, hürriyet ve özgürlük maskesi altında yapılmıştır.

Abdülaziz Hanı katleden ve ardından MUHTEŞEM ECDADIN PERİŞAN AHVADI OLAMAYIZı tahttan indiren Jön Türkler belası da: Bağımsızlık, hürriyet ve özgürlük naraları altında melânetlerine devam etmişlerdi. Tarihe Jön Türkler diye geçen ve fakat ülkemizi felakete sürüklediklerinden bihaber olan bu sahte kahramanlar, Yahudi, Ermeni ve İngiliz oyunlarına alet olduklarını fark ettiklerinde ise vakit çok geçti. Koskoca Osmanlı Devleti yıkılmış, Devleti muazzama 10 yılda 10 misli küçültülmüş, tüm topraklarımız işgal edilmiş ve sözde hürriyet kahramanları da soluğu Batılı emperyalist efendilerinin kucağında almışlardı. Tıpkı 15 Temmuz ayaklanması hainlerinin ABD’nin Pensilvanyasında karargâh kurdukları gibi.

18 yıllık şanlı kalkınma ve her konuda şaha kalkma dönemimizde ülke savunması için yapılan ataklar elbette Batılı silah tüccarlarını ürkütmüş ve rahatsız etmiştir. Onlar için Türk silah sanayii kabul edilemezdi. Son sistem piyade silahlarından Atak helikopterine, yerli yapım tanklardan İHA ve SİHA’lara, vurucu gücü emsallerinden kat kat fazla muhriplerin ve kruvazörlerin yapımından, son sistem top ve füzelerin yerli yapımından ve dış pazarlara satılmasından Tayyip Bey mutlaka vazgeçmeli ve hatta vazgeçirilmeliydi. Yol, köprü, baraj, hava meydanı, hızlı tren, Marmaray, Kanal İstanbul ve yeni yeni üniversiteler Osmanlı mirası son Türk yurdunda olmamalıydı! Hele hele ülke savunması için elzem olan S-400’lerin alınmasına nasıl tahammül edeceklerdi? Devletimiz ve ülkemiz muasır milletler seviyesinin üzerine çıkma mücadelesine daha bir hızla ve daha bir emin adımlarla yürümeye kararlıdır. Dünyadan bihaber gönüllü ve ajan olduğunu hâlâ bilemeyen, anlayamayan ajanlara rağmen…
Yeni Akit Gazetesi

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.