Okur Postası

Müslümanca yaşama dâvâsı

Gazetemiz okurlarından Hesna Hizan, "Müslümanca yaşama dâvâsı" başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

Müslümanca yaşama dâvâsı
-

Hesna Hizan

Biz her saniye her dakika bu davanın mücadelesini veriyoruz. Hani diyor ya cennet mekan Abdühamid HanBu hak ile batılın savaşıdır ve batılın kazandığı hiç görülmemiştir” diye. Tam da bundan bahsediyorum işte. Hak ile batıl savaşıyor, batıl bizim Müslümanca yaşamımızı istemiyor bırakın istememeyi Müslüman olmamıza bile tahammülü yok. İşte biz hak olarak savaş veriyoruz batıl karşısında Müslüman kalabilmek için.

Dava dediğimiz şey de budur. Davamız İslam’ı yaşamak, emirlerini “rahatça” yapabilmek, bu ülkede kardeşçe yaşamak, ülkemizi hak ettiği seviyeye çıkarmak, insanlarımızın refah seviyelerini yükseltmektir. Kısacası bu milleti özüne döndürmektir. Bu dava öyle aziz bir dava ki uğrunda kanlar döküldü, hayatlar feda edildi. Bu dava ki Osmanlı torunu olduğumuzun kanıtı, tekrar dirilmenin güç kaynağıdır.

Dava şuurunu tazelemek gerekiyor bu dönemde. Ülfet peyda etmiş biz Müslümanlarda bir davanın varlığı. Davamızın önemini pek az hisseder olduk buna mukabil bu dava uğruna harcadığımız zamanlar da yorduğumuz akıllar da azaldı. Güvenler yıkıldı deniliyor. Neymiş efendim “Hükümet Suriyelilere çok ayrıcalık vermiş gündem hep onlarmış” ya da “O kadar oy veriyormuş çocuğuna neden burs çıkmamış ya da neden zam yapılmamış maaşına” bir de şu söylem var “Seçimlerde iyi adaylar çıkaramamış ya da hükümet böyle yapmasaymış şöyle yapsaymış” vs. hal böyle olunca yıkılmış güvenler! Ben anlamıyorum bu dava Ak Parti’nin davası mı yoksa hak ile batıl savaşında hakkın  yanında olma davası mı? Eğer bahsettiğim düşüncelerde iseniz bu ayrımı yapmanızı sizden rica ederim.

Bu dava İslam’ı yaşamak ve yaşatmak için verilen bir mücadeledir. Yeni Türkiye, güçlü Türkiye için çalışmaktır. Bu davayı sırtlayan fedakarların üç beş eksiğine, hatasına bakarak davamız suçlanamaz ve ona olan güven azalamaz. Derdinin dermanı sadece parti değil  Allah olmalı kardeşim. İşte bunun eksikliğini yaşıyoruz isteklerimizi kullardan bekliyoruz. “Ne istiyorsak tek umut Allah’tır” zihniyetine tekrar dönebilsek her şey çözülecek. Bu bağlamda niyetimiz ve davamız hakkı üstün tutmak ve Müslümanca yaşamak olmalı, dünyalık çıkarlar yüzünden bu davayı çöpe atmamalıyız.

İnsanoğluyuz, beşeriz hatalar yaparız lakin telafi etmeye de çalışırız değil mi? Asıl önemli olan nedir biliyor musunuz ? Bilerek hata yapmaktır. Örneğin o mübarek ezanımızı Türkçeye çevirmektir ya da onca alimi bir şapka uğruna katletmektir...

Şunu unutmayalım ki, bu kutlu dava,  inancı uğruna fedakarlık yapan ve milletini sevmenin ne demek olduğunu iyi bilenlerin omuzlarında yükselecektir vesselam. Selâm ve dua ile...

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.