Okur Postası

Neden Son Yüz Yıldır Huzur Bulamıyoruz?

Gazetemiz okurlarından Lütfü Caner, "Neden Son Yüz Yıldır Huzur Bulamıyoruz?" başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

Neden Son Yüz Yıldır Huzur Bulamıyoruz?
-

Malumunuz; bundan yüz yıl önce tüm Dünya ülkeleri arasında, Osmanlı Devleti milleti olarak biz Dünyanın en seçkin ve en huzurlu milletlerinin başında geliyorduk. Evet dediğimiz gibi, Osmanlı Devletine rağmen; o dönemlerde birilerinin kalkıp özgürlük maskesi arkasına sığınarak, sırtını bazı egemen devletlere dayayarak Osmanlı toprakları dahilinde terör estirip yıllarca devletin (POLİSİNİ, ASKERİNİ ve VATANDAŞINI) Şehit edip, hemen sınırımızın yanıbaşında daha düne kadar Osmanlı devletinin toprakları olan Suriye’de ve Irak’ta yuvalanıp son 40 yıldır gözlerimizin içine baka baka terör estirmeleri mümkün müydü..?

Evet tekrar soruyoruz; Osmanlı devleti yönetiminde, yine bu aynı kişiler; sırtlarını bazı egemen dış güçlere dayayarak, demokratik özgürlük maskesi arkasına sığınarak, sözde kurdukları siyasi partiyi legal bir parti statüsünde gösterip her gün bu ülkenin çocuklarını ve insanlarını bu milletin gözlerinin içine baka baka adeta bu milletle dalga geçercesine dağa veya sınır dışına kaçırmaları mümkün müydü?

Yani bir ana muhalefet partisi düşününki, 27 yıl tek başına hiçbir siyasi rakibi olmadan bu ülkeyi yıllarca yönetmiş, fakat şöyle bir yakın tarihe baktığınızda; elle tutulur bir icraatını maalesef göremiyorsunuz.. Örneğin bir önceki yazımda kısaca Sultan Abdülhamid Hanın kendi döneminde yaptığı bazı hizmetlerini sizlerin bilgilerine sunmaya çalışmıştım. 1923’te Cumhuriyetin kurulması ile son yüz yılda yapılan hizmetlere baktığımızda; çok enteresan bir tablo karşımıza çıkıyor:

Mesela önemli olan birkaç örneği sıralayacak olursak; 1- İstanbul Üniversitesi 560 yaşında. 2-İtfaiye 300 yaşında. 3-Jandarma 175 yaşında. 4-Polis 170 yaşında. 5-Devlet demiryolları 166 yaşında. 6- Zirat Bankası 156 yaşında. 7-Kızılay 153 yaşında. Türkiye Büyük Millet Meclisi 142 yaşında. 8- Türkiye’nin ilk seçimi 1876 yılında yapıldı.

Türkiye Tarihi’nin ilk siyasi seçimleri bundan tam 135 yıl önce gerçekleştirildi. 1876’da yeni parlamenter sisteme geçen Osmanlı Devleti’nin ilk meclisine 130 üye seçildi. 9-Türkiye’de modern anlamda tıp eğitimi 14 Mart 1827 tarihinde II. Mahmut tarafından kurulan Cerrahpaşa da başlamıştır. 10-Mesela ilk kez askeri okul, 1789 yılında II. Mahmut zamanında Harbiye-i Umumiye adıyla temelleri atılmış, 1839’da Kuleli Askeri Lisesi (o zamanki adıyla Kuleli Harp Okulu) adı ile eğitime devam etmiştir.

Takdir edesiniz ki, Osmanlı’ya ait yüzlerce ve hatta binlerce bilgi ve belgeyi bu kıssa yazıda sunmamız elbette ki mümkün değildir. Bizler millet olarak gerçek tarihimizi son yüz yıldır bizlere öğretilen yalan yanlış tarihten değil, gerçek tarihi kaynaklardan öğrenmek mecburiyetindeyiz, çünkü son yüz yıldır tarih diye bize sunulanların büyük bir bölümü manipülasyondur, yalandır ve gerçeklerle hiçbir alakası yoktur. 1923 ve 1950 tarihleri arasında milletimize dayatılan yasakları burada saymaya kalkarsak; sayfalar dolusu kitap yazmamız gerekir. 1923 ve 1950 arası zulümleri saymakla bitiremeyiz.

 Mesela bu ülkede, 430 sayılı kanunla Kur’an öğrenmek 24 yıl boyunca bu ülkede yasaklandı. Ve yine o dönemlerde kiliselerde ayin yapmak serbest, fakat evde duvara Kur’an-ı asmak bile yasaktı... Yahudi okullarında okumak istemek serbest, Arapça Kur’an okumak ve dini öğrenmek yasaktı. 1928’de Anayasa da Dinimiz İslam’dır kanunu kaldırıldı.

Bütün dünyada Hristiyanların birliği için Papalık müessesi titizlikle korunurken ve desteklenirken, maalesef 3 Mart 1924 tarihinde çıkarılan bir yasayla hilafet kaldırılarak son halife yurtdışına sürgün edildi. (Çünkü asıl maçları İslam birliğinin dağılmasıydı.) Peki insana sormazlar mı; mademki siz bu ülkeyi düşmandan kurtardınız; neden kendi halifenizi yurtdışına sürgün ettiniz diye gelecek nesillerin bunu sormayacağını mı sandınız?

Sık sık söylediğimiz gibi; birilerinin bir gecede bu yüce milleti tarihinden, dininden, kültüründen, örf adet ve geleneklerinden uzaklaştırmaya çalışarak, biz yönümüzü batıya döndük dedikleri bu köhnemiş Batı tandanslı sistem bu milleti bir yüz yıl Batıya köle durumuna düşürmüştür. İşte son 80 yıllık Türkiye’nin acı manzarası ortadadır.

Değerli okurlarım: karınca kararınca hikayesi misali de olsa, son 18 yıldır milletçe (Öze Dönüş Hareketi) başladı ve nefes aldığımız sürece mücadelemiz devam edecektir.

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.