Okur Postası

Öfkelenen aynaya baksın

Gazetemiz okurlarından Güngör Ulusoy "Öfkelenen aynaya baksın" başlıklı yazısını bizlerle paylaştı.

Öfkelenen aynaya baksın
-

 Güngör Ulusoy  İzmir 

Atalarımız öfke şeytandandır demekle esasında ne kadar da doğru söylemişler. “Öfkeyle kalkan zararla oturur”- ”Öfke gelir göz kararır öfke gider yüz kızarır”-”Keskin sirke küpüne zarar verir” gibi söylenmiş bu sözler demek ki laf olsun diye söylenmemiş. Çünkü öfke namlunun ucuna sürülmüş mermi gibidir tetiğe bastığınız anda muhatabınızı imha etmek için yeterli olacaktır.

Öfkesine hakim olamayan insanların yaydığı negatif enerji, odunun yanarken atık olarak çıkardığı karbonmonoksit gazına benzer bulunduğu ortamı zehirler.

Hani bir söz vardır “her insan huzur verir kimi geldiğinde kimi gittiğinde” ama biz başkalarının yanlarından ayrıldığımızda kendilerini huzurlu hissetmelerini sağladığımız, oh be çok şükür gitti dedikleri öfkeli insanlardan olmayalım.

Negatif enerjimizi bırakın bir insana, bir çiçeğe bile yönlendirip onu soldurmayalım.

Gönül her zaman sevgiye doğru akan bir nehir gibidir. Eğer öfkeyle yolu kesişirse kurur çöle döner. O yüzden öfkenin çıkış kaynağı akıl ve kalp olamaz. Olsa olsa terbiye edilmemiş nefislere mevzilenmiş şeytanın fısıltısıyla harekete geçen içimizdeki biriktirdiğimiz kibrimiz ve kinimiz olabilir. Öfkeyi ancak nefislerini terbiye edebilmiş insanlar kontrol altına alabilirler.

Nefisleri terbiye etmenin birçok yöntemi olduğu muhakkaktır. Ancak empati yapmak belki de en önemli yöntemlerden biridir.

Kendinizi bir an için sizi öfkelendirdiğini düşündüğünüz insanın yerine koyun ve onu anlamaya çalışın eğer bunu başarabilirseniz belki de suçlunun kendiniz olduğunu fark edeceksiniz. Ya da en azından tolere edilebilir olduğunu göreceksiniz.

Bireysel ve toplumsal öfkenin altında yatan nedenleri ve sonuçlarının yol açtığı tahribatı iyi analiz edip, çözüm yolları aranmalıdır. Burada önemli olan sizi öfkelendiren olayın çapıyla gösterdiğiniz tepkinin çapı arasında ne kadar orantı olduğudur. Eğer ki tepkimiz orantısız güce dönüşmüşse bu durumun fiziksel mi, ruhsal mı olduğu araştırılmalıdır. Toplumun her kesiminde asayiş sorunu haline dönüşen öfke, toplumun çürümesine ve çözülmesine neden olmaktadır.

Etrafımız, tarihin akışı içinde zerre kadar ehemmiyeti olmayan basit konular yüzünden öfkelenerek kendini demir parmaklıkların arkasında bulan veya ardından boynu bükük yetim ve öksüz çocuklar bırakıp, mezara girmiş insanlarla doludur.

Buna rağmen hâlâ; ailede, okulda, iş yerinde, çarşıda, pazarda hemen hemen her yerde münferit ya da kitlesel önlenemeyen öfke patlaması yaşıyoruz.
Yeni Akit Gazetesi

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.