Okur Postası

Okul başarısında anne babaların sorumluluğu

Gazetemiz okurlarından M. Emin Karabacak, çocukların okuldaki başarılarında anne ve babanın sorumluluğuna değindiği yazısını bizimle paylaştı.

Okul başarısında anne babaların sorumluluğu

M. Emin Karabacak

Okul kantinlerinin önü bana her zaman semt pazarlarını anımsatır. Çocukların elinde üç beş kuruş ve kantinden bir şeyler almaya çalışmaktadırlar. Aldıkları da malumdur.

Bu çocuklara kahvaltı yapıp yapmadıklarını sorduğumda aldığım cevap genelde olumsuzdur. Kahvaltıyı yapmama nedenini olarak da annesinin kalkıp kahvaltı hazırlamadığını ya da sabahları canının bir şey istemediğini söylemektedirler.

"Gözle görülür bir şekilde düşük var"

Sonuçta eline üç beş kuruş verilen bu çocukların evlerinde kahvaltı yapılmadığı anlaşılmaktadır. Eline üç beş kuruş verilen bu çocuklar, kantinden simit yerine cips, şeker, kola, gazoz gibi şeyler almaktadırlar. Bu da çocukların sağlık ve zihinsel gelişimleriyle birlikte okul başarılarını da olumsuz etkilemektedir.

Meslek hayatında edindiğim tecrübede okula kahvaltı yapmadan gelen bu çocukların, okul başarılarının gözle görülür bir şekilde düşük olduğunu gözlemlemişimdir.

Fiziksel ve zihinsel gelişimleri (ergenlik sonu 20–21 yaşları) devam eden bu çocuklar, okula kahvaltı yapmadan geldikleri için zihnen ve sağlık açısından olumsuz etkilenmektedir. Bu çocukların ailelerinin de çocuğun okul başarısı için olumlu duygular yaşamadıkları bir gerçektir.

"Çocuklar kahvaltı yapmadan gönderilmemeli"

Okula kahvaltı yapmadan gelen çocuklar, zihnini derse verme yerine teneffüste kantinden alacağı şeylere yoracaktır. Okuldaki en verimli saatlerini çocuklar, verimli bir şekilde değerlendiremeyeceklerdir. Kahvaltı yapmadan okula gelen çocuklar, zihnen uyanık olmayacağından dersi dinlemekte ve derse katılmakta sıkıntılar yaşayacaklardır. Bu da çocukların başarısının düşük olmasına sebep olacaktır. Zihinsel ve sağlık gelişimleri devam eden bu çocukların,  zihinsel ve sağlık gelişimleri de olumsuz etkilenecektir.

Çocuklar okula kesinlikle kahvaltı yapmadan gönderilmemeli.

Sabahları çocuğun okuluna yetişebilecek şekilde kahvaltısı hazırlanmalı. Çocuğun kahvaltı yapması için aile bireyleri sabahları birlikte kahvaltıya oturmalı.

Kahvaltıda çocukların sevdiği şeylerin hazırlanmasına dikkat edilmeli.

Kahvaltı konusunda çocuğa uygun model olmalı.

Kahvaltı konusunda kararlı ve tutarlı davranılmalı.

Kahvaltı yapmayan çocukların gerekirse harçlıkları tekrar gözden geçirilmeli.

Para kazanmak ne kadar önemli ise para harcamak da o kadar önemlidir. Çocuklara verilen harçlıklar, yetişkinlik çağında parayı nasıl kullanmaları gerektiğini öğretecektir.

"Fazla harçlık, çocuğu doyumsuz yapar"

Bazı anne babalar, kendilerinin yokluk içinde büyüdüklerini düşünerek; “Bizler görmedik, yiyip içemedik…” diyerek çocuklara fazla harçlık verme çabası içerisindedir. Anne babaların bu tutumu hem aile ekonomisinin olumsuz etkilenmesine hem de çocuğun doyumsuz olmasına neden olmaktadır. Çocuklara fazla harçlık vermek, çocukta zamanla doyumsuzluğa sebep olacaktır. Her istediğini alan çocuk, farklı alanlara ve farklı isteklere yöneleceğinden çocuğun kötü alışkanlıklara düşme ihtimalini artıracaktır. Her istediği alınan çocuk, yarının mutsuz ve doyumsuz yetişkini olacaktır. Her şeyi olduğu halde mutsuz olan yüzlerce insan görmekteyiz.

Çocuğa fazla harçlık vermek, kendi çocuğuna olduğu gibi diğer çocuklara da büyük zararlar vermektedir; çünkü okullarda sosyoekonomik seviyesi farklı çocuklar bulunmaktadır. Harçlığı olmayan ya da yetersiz olan çocuk, arkadaşının bol para harcamasından olumsuz etkilenecektir. Bu da çocukta üzüntü, moral bozukluğu ve özgüven eksikliğine sebep olacaktır.

Toplumsal hayatta olduğu gibi okullarda da çıkarcı çocuklar, çalışkanlarla parası çok olanları daha çok severler. Çocuklar, bunları çıkarları için seveceklerinden, çocuklara fazla harçlık vererek çocukların arkadaşlık ilişkilerini olumsuz etkilememek gerekir.

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.