Aktüel

ÖNDER Başkanı konuştu: İmam hatiplere ilgi sürekli artıyor

İmam-hatip okullarına ilginin arttığını belirten ÖNDER Başkanı Halit Bekiroğlu, “Halkımızın bize olan ilgisinde gerileme yok, ilerleme var, bunu biz oranlardan da görüyoruz. İmam-hatiplerin 28 Şubat sürecindeki oranı yüzde 12, bugün yüzde 14. İlgi sürekli artıyor. Düzenli bir artış var. Öyle abartıldığı gibi dağ-taş imam-hatip olmuş değil” diyor.

ÖNDER Başkanı konuştu: İmam hatiplere ilgi sürekli artıyor
-

ÖNDER İmam Hatipler Derneği Ankara Kızılcahamam’da seçkin isimlerin katılımıyla Kültür ve Gençlik Politikaları çalıştayı düzenledi. Çok önemli konuların konuşulduğu Çalıştay’da gençler de kendini ifade etme imkanı buldu. Biz de Yeni Akit Gazetesi olarak Çalıştay’a katılıp değerlendirmeleri yakından takip ettik. Çalıştay sonunda da ÖNDER Başkanı Halit Bekiroğlu ile gençlik çalışmaları merkezinde İmam Hatipler üzerine konuştuk. Hayırlı haftalar efendim..

-Efendim, Kültür ve Gençlik Politikaları Çalıştayı hangi amaçla yapıldı?

Sponsorlu

Türkiye’de kültür, sanat ve eğitim alanında zayıf olduğumuzu sıkça ifade ediyoruz. Bunu Cumhurbaşkanımızdan eğitimcilerimize kadar bu alanla ilgili herkes ara ara ifade ediyor. Bu alanı şüphesiz güçlendirmemiz gerekiyor. Güçlendirmek de sadece elimizdeki malzeme ile ustalarımız ve üstatlarımızla olmuyor. Aynı zamanda gençlerin kültür ve sanat alanında yetişmesi ve yetiştirilmesi gerekiyor. Biz bu çerçevede Türkiye’nin bütün illerinden ve ilçelerinden toplam 1200 imam-hatip okulunun seçilmiş öğrenci başkanlarıyla kültür ve gençlik odaklı bir buluşma gerçekleştirdik Kızılcahamam’da. Bu yönüyle inşallah ülkemize, milletimize katkısı olan ve geleceğimizi daha nitelikli hale getiren bir çalışma gerçekleştirmiş oluyoruz.

Gençleri anlayarak kazanmalıyız

-Çalıştay’dan çıkan sonuçlar nelerdir?

Çalıştay’dan öncelikle şöyle bir sonuç çıkıyor; Gençleri ön plana çıkarmadığımız, aktif olmalarını sağlamadığımız çalışmalar, başarılı olmuyor. İkincisi biz gençlerle ilgili çokça şikayet ediyoruz, olumsuz değerlendirmeler yapıyoruz büyükler olarak... Ama burada gençlerin ürettikleri fikirlere baktığımızda, yaklaşımlarına baktığımızda elbette eksiklikler var ama çok iyi gençlerin olduğunu görüyoruz. Gençlerle ilgili umutsuz davranıp onların moralini bozmak yerine umutlu gençlerin önünü açmak önemli, yine çıkan sonuçlarımızdan biri bu. Üçüncüsü, evet bir tarafta çok iyi gençlerimiz var ama bir taraftan da manevi açıdan henüz tam donanmamış gençlerimiz olduğunu fark ediyoruz. Bunda da yine gençleri suçlamak yerine biz büyüklerin daha aklıselim düşünüp neden bu gençler manevi açıdan zayıf diye yeniden şapkamızı önümüze alıp düşünmemiz gerekiyor kanaatindeyim.

-İslami kesimin çalışmaları yeterli midir?

Ciddi bir gayret olduğuna şahidim. Ama yeterli bulmuyorum. Çünkü çok derinlikli bir bakışla maalesef sürdürülemiyor. Dini hassasiyeti olan insanlar bir taraftan toplumun ıslahını, maddi ve manevi gelişimini arzu ederken; diğer yandan zaman zaman kuşatıcılıklarını yitirebiliyorlar. Burada oturup düşünmemiz gerekiyor.

Onlar büyükler gibi karamsar değil

-Burada nasıl bir dil oluşturmalıyız?

Birincisi kesinlikle kuşatıcı bir dil oluşturmalıyız. İkincisi daha toleranslı bir dil ortaya koymamız gerekiyor. Daha olumlu, daha pozitif. Dikkat ederseniz büyükler daha çok karamsar. Ama gençler öyle değiller. 15 Temmuz’da bunu ispat ettiler. Üçüncü olarak gençlere bir taraftan da ölçülü bir dil kullanmak lazım. Buyurgan didaktik bir tarzda değil, onları daha çok dahil ederek, bir akranı gibi ifade ederek anlatmak lazım.

Gençler ne deist ne de ateist sadece modacı!

-Efendim, milletimizin imam-hatipler hususunda geçmişe oranla hassasiyeti nasıl sizce, bir gerileme var mı?

Gerileme yok. Aksine ilerleme var, bunu biz oranlardan da görüyoruz. İmam-hatiplerin 28 Şubat sürecindeki oranı yüzde 12 bugün yüzde 14. İmam-hatiplere ilgi sürekli  artıyor. Düzenli bir artış var. Öyle abartıldığı gibi dağ-taş imam-hatip olmuş değil. Aslında orta okullarda imam-hatipler, hâlâ ulaşılabilir noktada değil.

-Son zamanlarda gençlerin deizm gibi akımlara kapıldığına dair tartışmalar yaşıyoruz. Bunu nasıl yorumluyorsunuz?

Deizm, ateizm zaman zaman anketlerde de ifade ediliyor. Bunun iki boyutu var. Biri gençler özellikle tam bilmeden, kavramadan bazı yaklaşımları benimseyebiliyorlar ve eskiye nazaran daha rahat kendilerini ifade edebiliyorlar. Geçenlerde ateistim diyen bir gençle çok detaylı bir diyalogumuz oldu. Aslında çocuk ateist değil. Epistemolojik karşılığını tam bilmediği için, bir modaya dönüşüyor. Biraz da gencin kendisini farklı ve aykırı ifade etmeye ihtiyacı oluyor. Belki de biz büyükler, çocuklarımızın ve gençlerimizin kendilerini farklı ve aykırı ifade etmelerine fırsat vermediğimiz için genç, kendisini daha uç bir yerde ifade etme ihtiyacı hissediyor. Direk reddiye ile başlıyor. Konuştuğunuzda aslında genç ateist değil. Zerre kadar ateizmle alakası yok, ateizmi de tam kavramış değil. Gençler biraz da moda gibi bu tip yaklaşımlar içerisinde olabiliyorlar. İkincisi ciddi bir manipülasyon var. İşi dış güçlere bağlamayı hiç sevmem. Hatamız varsa, bir eksiğimiz varsa bunları itiraf etmeyi bir erdem olarak görenlerden biriyim. Ama bu konuda çok ciddi bir manipülasyon olduğunu, konuyu ciddi ve detaylı çalıştığımız için ve konu ile ilgilendiğimiz için biliyorum.

Kültür özgürlükle gelişir

-Sizce kültürel bir diriliş için devlet nasıl bir strateji izlemeli?

Kültür-sanat gibi alanlar, devletin desteği olmadan büyük sıçrayış gerçekleştiremezler. Tabi ki bütünüyle bu alanların devlete bağlı ve bağımlı olmasını doğru bulmayanlardan biriyim. Ama bu alanlar bir medeniyet yolculuğunda devletin desteği olmadan, devletin ön açması olmadan kolay gerçekleşmez. Gerçekleşmesi epeyce zor olur. Dolayısıyla bunun tam olarak bir devlet politikası ve stratejisine dönüşmesi gerekir. Zaman zaman Sayın Cumhurbaşkanımız, devlet yetkililerimiz, şu anda buradaki programda da Kültür Bakanlığımızdan, Milli Eğitim Bakanlığımızdan birçok kişi bu alanlarla ilgili olumlu yaklaşımlarını ifade ediyorlar. Medeniyet, sanat biraz da belli merhaleler aşıldıktan sonra toplumda insanlar tarafından konuşulmaya başlanıyor. Tam da o dönemleri yaşıyoruz. Devlet desteği ile ama o kültür insanlarımızın özgünlüklerini muhafaza ederek daha da geliştirmeliyiz diye düşünüyorum.

-Son olarak eklemek istediğiniz...

Ben kültür ve gençlik gibi alanlarla ilgili hassasiyetinizden dolayı çok teşekkür ediyorum. Bu işin esasına girdiğiniz için.

İHL’lerin 2023 vizyonu

-Sayın Bekiroğlu, İmam Hatiplerin 2023 vizyonunda neler var?

2023 vizyonu ile ilgili Milli Eğitim Bakanlığımız eğitim boyutu ile alakalı bir çalışma yaptı. Kanaatimce güzel bir metin ortaya çıktı. O metinle ilgili biz de Bakanlığımıza kendi kanaatlerimizi, hem sözlü hem de yazılı ilettik. Oradaki imam-hatip ve din eğitimi bölümünün de makul çerçevede oluştuğunu düşünüyoruz. Genel anlamda 2023 vizyonu metnindeki eğitime bakışın da Türkiye’ye hitap eden, bizim de değerlerimizi yansıtan hem de günceli, değişimi de barındıran bir yaklaşım olduğunu düşünüyoruz. Tabi bunun uygulama kısmı önemli. İmam-hatiplerle ve diğer okul türlerimizle de ilgili olarak özellikle müfredatın daha verimli ve bir miktar güncellenmesinde fayda olduğu kanaatindeyiz. Güncelliği biraz açmam lazım çünkü direk ön yargılar oluşabiliyor. Kutsal saydığımız metinler hariç müfredattaki, ders kitaplarındaki ifadeleri, metinleri ara ara güncellemekte fayda var. Anlam itibari ile söylemiyorum, dil itibari ile. Nasıl gençlerle ilgili dili konuşuyorsak bizim kuşakları hesaba katarak kitapların dilini de güncellememiz gerekiyor. Anlam olarak ise bize dayanan metinler mi yoksa kopyala-yapıştır yöntemiyle Batı’yı taklitle aldığımız müfredat mı, bakmak lazım. Dolayısıyla 30-50 yıl önce yazılmış bir metni yüzde yüz devam ettirmek zorunda olmadığımız kanaatindeyim. Ya da 50 yıl önce belirlenmiş bir müfredatı tamamen taklitle ve farkında olmadan kutsayarak yürütmek zorunda olmadığımız kanaatindeyim. Burada bazı çalışmalar olsun istiyoruz. İmam-hatibin temel felsefesi doğrultusunda güncellemelerin faydalı olacağını düşünüyoruz.

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.