Medya

Padişaha düşman, kraliçeye hayran!

Her fırsatta Osmanlı düşmanlığı yapan sol medya, yeni Japonya İmparatoru Naruhito için Tokyo'daki İmparatorluk Sarayı'nda düzenlenen törenini kültür-sanat etkinliği formunda hedef kitlesine sundu. Sol medya daha önce de İngiltere Kraliyeti törenlerini “görkemli, gösterişli, müthiş” sıfatlarıyla sunmuştu.

Padişaha düşman, kraliçeye hayran!
-

 yeniakit.com.tr  Ankara  Japonya’da yeni imparator Naruhito, düzenlenen törende İmparatorluk alameti olarak kabul edilen kutsal kılıcı ve mücevheri, 85 yaşındaki babası Japon İmparator Akihito’dan devralarak tahta oturdu.

İmparator Akihito’nun tahtına oturan büyük oğlu 59 yaşındaki Veliaht Prens Naruhito için Tokyo’daki İmparatorluk Sarayı’nda tören düzenlendi. Düzenlenen töreni kültür-sanat formunda izleyicisine ve okuyucusuna sunan, İngiltere Kraliyet törenlerine de benzeri yaklaşım sergileyen sol medyanın bu tavrı, akıllara Osmanlı düşmanlığını getirdi.

Avrupa’nın görünürde düşmanca, içten ise gıpta ederek baktıkları Osmanlı medeniyetine her fırsatta saldıran sol medya, kendi tarihine yabancı olmak bir tarafa, gelenek düşmanlığı yaparak, Cumhuriyet’in kendilerine sağladığı “beyaz Türk” konumunu korumak istiyor.

Padişahlık sistemiyle, imparatorluk ve krallık sistemleri arasındaki büyük fark

Padişahlık sistemi ile imparatorluk ve krallık sistemleri arasında büyük farklar bulunduğunu söyleyen Osmanlı Ocakları Genel Başkanı Kadir Canpolat, yeniakit.com.tr’ye verdiği demeçte Padişahlık sisteminin krallık ve imparatorluk sistemlerine göre demokrasiye çok daha yakın bir sistem olduğunu belirterek, “Japonya ve İngiltere’de olduğu gibi, bir ülkenin dünya ülkesi olabilmesi için güçlü bir yönetime ihtiyacı vardır.” dedi.

Osmanlı devletinin, padişahlık sistemi ile dünyaya 623 yıl hükmettiğini; adaleti, hoşgörüyü ve kardeşliği getirdiğini hatırlatan Kadir Canpolat, “Sık sık hükümetlerin ve devlet kademelerinin değişmesi, içte ve dıştaki ilişkileri olumsuz yönde etkiliyor. Yeni yönetimin ilişkiyi geliştirmesi zaman kaybına sebep oluyor. Tecrübe zaman alıyor. Çoğu kez baştan başlanıyor. Önceki sistemde başbakan değişiyor, yeni başbakan geliyor. Bütün ilişkiler açısından süreç yeniden başladı. Japonya’da ve İngiltere’de, dış ilişkilerin sürekliliğini sağlayan kurumlar, varlıkları sembolik de görülse imparatorluk ve kraliyet makamlarıdır. İngiltere’de başbakan görevden alınır ya da bakanlar istifa eder ama dış ilişkiler durmaz, hız da kesmez.” şeklinde konuştu.

Padişahlar halkının hizmetkârlarıydı

Anlatıldığının aksine padişahların halkının hizmetkârları olduğunu söyleyen Canpolat, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Bu ülkeyi kendi medeniyetinden, kendi tarihinden, kendi kültüründen koparmak isteyenler ‘Padişahlar kraldı, şahtı, asar keserdi, zulmederdi’ derler. Oysa ki tam aksi, Padişahlar halkın kölesiydi, hizmetkârlarıydı, emrindeydi. Hoşgörüyle ve adaletle yönettiler halklarını. Bir ülkeyi, bir devleti yok etmek için o ülkenin gelenekleriyle tüm bağlarını koparmanız yeterlidir. Japonya nasıl köklü bir devlet? İngiltere nasıl köklü bir devlet? Kendi kültür, sistem, anane ve törelerinden kopmamışlar, sistemlerini güncelleyerek yollarına devam ediyorlar. Oysa ki Osmanlı Devlet-i Aliyye idi. Osmanlı varken hiç bir zalim devlet bir başka devlete zulmedemiyordu. Osmanlı’nın değil müdahalesi, varlığı bile yetiyordu.”

Şu an dünya Osmanlı’ya muhtaç

Şu anda tüm dünyanın Osmanlı’ya muhtaç olduğunu, Osmanlı’nın çok büyük bir denge olduğunu vurgulayan Canpolat sözlerini şu şekilde tamamladı:

“Osmanlı devletinin yıkılması kimseye fayda getirmedi. Zalime bile fayda getirmedi. Bugünün zalim ülkeleri, bu kadar kan içinde çok mu mutlu? Türkiye, Osmanlı’dan daha güçlü olabilir. Yeterki hafıza sıfırlanmasın, güncelleme yapılsın. Fabrika ayarlarına dönsün.”

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.