İSLAM

Peygamberimizin dünya ile alâkası

Kul, her şeyin yaratıcısı olan Allah’ın rızasına yönelmeli ve O’nu talep etmelidir. Kalbdeki muhabbet Allah’a râm olunca, kulda zühd hâli tecelli eder.

Peygamberimizin dünya ile alâkası
-

Abdullah bin Mes’ûd (ra) şöyle der:

Rasûlullâh (sav) bir hasır üzerinde yatıp uyumuştu. Efendimiz uyandığında, o hasır, vücûdunun yan tarafında izler bırakmıştı.

Biz: “-Yâ Rasûlallâh! Sizin için bir döşek edinsek?! dedik.

Bunun üzerine Rasûl-i Ekrem Efendimiz:

-Benim dünya ile ne alâkam var ki? Ben bu dünyada, bir ağacın altında gölgelenen, sonra da orayı terk edip giden binitli bir yolcu gibiyim” buyurdular. (Tirmizî, Zühd, 44/2377)

Kul, her şeyin yaratıcısı olan Allah’ın rızasına yönelmeli ve O’nu talep etmelidir. Kalbdeki muhabbet Allah’a râm olunca, kulda zühd hâli tecelli eder. Zühd hâli tecelli edince de, nefse ait olarak mal-mülk gözden düşer, ancak Allah’a ait olarak, yani infak ile değer kazanır. Böylece, olması gereken hakiki mecrasına yerleşmiş olur. Çünkü gönül, artık Hakk’a olan muhabbeti, amel-i salih besler, sevdiğinin sevdiği ameller ruhuna haz vermeye başlar.

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.