Yaşam

Prof. Ahmet Alkın'dan evlilik uyarısı: Geç ve güç olmasın

Evliliğin İslam'ın emri olduğunu hatırlatan İstanbul Medeniyet Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Alkın, Nur Suresi 32. Ayet'e dikkat çekerek, 'İçinizden evli olmayanları, köle ve câriyeleriniz arasından da elverişli olanları evlendirin. Yoksulluk içinde iseler Allah lütfu ile onları ihtiyaçtan kurtarır. Allah’ın hazinesi geniştir, her şeyi bilmektedir.' dedi.

Prof. Ahmet Alkın'dan evlilik uyarısı: Geç ve güç olmasın
-

 Taha Emre Özdemir  yeniakit.com.tr 

"Evlilik maddi ve manevi ihtiyaçların karşılanmasını sağlayan, dünyevi ve uhrevi açıdan birçok kazanımların elde edilmesine yardımcı olan önemli bir gelişim görevidir." diyen Prof Alkın, "Asla ertelenmemesi gereken ve hem sosyal hem de psikolojik faydaları olan evlilik yaşamı; birçok açıdan değerlendirilmesi gereken ve bu konuda toplum olarak her geçen gün daha fazla olumsuzlukların yaşandığını büyük bir esefle gözlemlediğimiz bir süreçtir." ifadelerini kullandı.

Evliliğin her şeyden önce dini bir emir olduğunu belirten Prof. Alkın şunları söyledi:

"Yüce Rab'bimiz Nur süresi 32. Ayet'te şöyle buyurmaktadır: 'İçinizden evli olmayanları, köle ve câriyeleriniz arasından da elverişli olanları evlendirin. Yoksulluk içinde iseler Allah lutfu ile onları ihtiyaçtan kurtarır. Allah’ın hazinesi geniştir, her şeyi bilmektedir.' 

'Evlilik rızkı arttırır'

Evliliğin gençlerin ailesi ve içinde yaşadığı toplum için emir olarak tespit edildiği bu ayetin mealinden de anlaşılacağı üzere; geçim sıkıntısını bahane ederek evliliği geciktirmenin yersiz olduğunu, evliliğin rızkı ve ailede bereketi artırdığını görmekteyiz.

Efendimiz (SAV) birçok hadisi şerifinde evliliği önemsemiş ve bizleri evliliğe özendirmiştir: 

-'Kim evlenirse imanın yarısını tamamlamış olur; kalan diğer yarısı hakkında ise Allah’tan korksun!' (Heysemî, IV, 252) 

-'Evlenin, çoğalın! Çünkü ben (kıyâmet gününde) diğer ümmetlere karşı sizin (çokluğunuzla) iftihar edeceğim!' (Abdurrezzâk, el-Musannef, VI, 173 Beyhakî es-Sünenü’l-kübrâ, VII, 131)

'Evlilikte fazla kriter aramak hayal kırıklıklarını arttırır'

'Demir tava geldi kömür tükendi akıl başa geldi ömür tükendi.' özdeyişi çok anlamlıdır. Bizlere her bir gelişim görevinin zamanında ve geç kalmadan yerine getirilmesi gerektiğini önermektedir. Her şeyin bir yaşı ve dönemi vardır. Evliliğin de. Günümüzde bu dönem maalesef çok ileri yaşlara ulaşmıştır. Artık 30'lu yaşlardan sonrası normal evlilik dönemi gibi görülmeye başlanmıştır. Halbuki evlilik geciktikçe güçleşmektedir. Seçim için kriterler artmaktadır. Kriterler arttıkça ulaşılması zorlaşmaktadır. Belli bir yaştan sonra da eş bulma ümidi azalmakta ve müzmin bekarların sayısı maalesef giderek artmaktadır. Evlilikte fazla kriter aramak sonradan hayal kırıklıklarını artırmaktadır. 

Ayrıca yaptığımız bir araştırmada eş seçiminde mükemmele ulaşma arzusunun sağlıksız boyutlarda olduğunu gördük. Zeka, eğitim, güzellik-yakışıklılık, ailelerin uyumlu olması, aynı siyasi görüşten olmak, aynı yaşam felsefesine sahip olmak, aynı memleketten olmak, yaş, dindarlık, statü gibi 30 civarında kriterin sorulduğu bu çalışmada bireyler; bu 30 kriterden ortalama 20 civarındaki kriterin evlenecekleri kişide olmasını istemektedir. İşin trajikomik tarafı bu kişilerde bu özelliklerin sadece ve sadece 7-8'i bulunmaktadır. Yani insanlar bu çağda, ortalama kendilerinden 3 kat daha iyi bir insanı hak ettiklerini düşünerek ciddi bir illüzyon içine düşmektedir. Bu durum bir boyutuyla gizli bir narsisizm içermektedir. 

Psikolojik anne babalık oldukça önemlidir. Geç yaşlarda yapılan evliliklerde ebeveynlerin yaşı ileri olduğu için anne babalık belli bir noktadan sonra külfet gibi görülmeye başlanmaktadır. Bu da bir toplumun geleceği olan çocuk sayısının azalmasına yol açmaktadır. Avrupa bu konuda oldukça ciddi bütçeler ayırıyor. Buna rağmen orada mantalite olarak evlilikten uzaklaşıldığı için başarılı olunamamaktadır. Çünkü özgürlük, bağımsızlık isteği ve bireycilik patolojik noktalara ulaşmıştır. Bir insanın evlenmesi ona güç gelmektedir. Buna hedonistik bir yaşam tarzı da eklenince işler daha da karmaşıklaşmaktadır. Ülkemizde de bu sorun belli bir süre sonra Avrupadaki noktalara gelecek gibi görünmektedir. Acil önlem alınmalıdır."

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.