Gündem

Prof. Dr. Ufuk Tütün’den şok ifşaat! ‘Virüsün laboratuvar ortamında yapıldığını söyleyebiriz’

Kalp Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ufuk Tütün, “Koronavirüsün kendi kendine mutasyona uğraması için çok uzun bir zaman gerekli. Yani virüsün laboratuar ortamında yapıldığını söyleyebiliriz” dedi.

Prof. Dr. Ufuk Tütün’den şok ifşaat! ‘Virüsün laboratuvar ortamında yapıldığını söyleyebiriz’
-

 Oğuzhan Gültekin  Ankara 

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Kalp Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ufuk Tütün, tüm dünyayı etkisi altına alan ve ülkemizde de görülen koronavirüs (Kovid-19) salgını ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

Koronavirüsün kendi kendine mutasyona uğraması için çok uzun bir zaman gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Ufuk Tütün, “Koronavirüsün iyi bir mutasyona uğraması için yüz yıllar gerekiyor. Şu anda dünyada birçok koronavirüs mevcut. Bu virüsü alıp gen mühendisleri de işlemiş olabilir. Bu tür virüslerle oynamak çok kolay. Bununla alakalı ABD tarafından 2014 yılında bir çalışma da yapıldığı, daha sonra bu çalışma durdurulup taşeron firmalar tarafından Çin’in Wuhan şehrine taşındığı söyleniyor. Yani virüsün laboratuar ortamında yapıldığını da söyleyebiliriz. Bu virüs bildiğiniz gibi çok seçici davranıyor. A, C, E2 reseptörlerine bağlanır. Bunlar da hem akciğerlerde hem de vücudumuzda bulunan bütün damarlarda mevcut. Girdiği her organda tutunma imkânı var anlayacağınız. Salgın sonucunda insanlarda ağır bir kalp hasarı bırakabiliyor. Hastalığın mutasyona uğrayıp tekrar kendini göstermesi söz konusu olabilir. Ancak, bunun için yine çok uzun bir zaman gerekiyor” dedi.

“Birçok genç kardeşimiz salgını ayakta geçirdi”

Salgına yakalanan insanların bağışıklık kazandığını ve bu durumun da salgının tekrarlama riskini yok denecek kadar azalttığını belirten Tütün, “Öncelikle ömür boyu bu maskelere bağımlı kalmayacağız. Tabi bazı vatandaşlarımız salgın sona erse de takmak isteyeceklerdir. Takabilirler onlar için hiçbir sorun yok. Bu hastalığın bulaştırıcı değeri 5,7’ye kadar çıktı. Bir grip için 1,3’tür. Bu salgın için dünyanın en yüksek bulaşma değerini verebiliriz. Bu kadar bulaştırıcı olan bir virüsün herkese bulaşmama imkânı yok. Ancak bizim en avantajlı yanımız genç nüfusa sahip olmamız. İtalya’nın ise en yaşlı nüfusa sahip olması dezavantajı oldu. Bu virüs yaşlıları hedef alıyor. Salgın ülkemizde görüldüğü günden beri birçok genç kardeşimiz bu virüsü ayakta geçirdi bile. Ayakta geçiren bu kardeşlerimiz de virüse karşı bağışıklık kazandılar. Bağışıklık kazanan hastalarımız için de bu hastalığın tekrar bulaşma riski yok kadar az. Oldu da tekrar bulaştı. Bu kadar ağır bir süreç yaşanmayacak” bilgisini paylaştı.

“Aşı bulunması için biraz daha zaman gerekiyor”

Aşı için henüz erken olduğunu ifade eden Tütün, “Bu salgına karşı aşı bulmak için çok uzun bir süre gerekiyor. Aşı için iki tane etken gereklidir. Öncelikle hayvanlarda test edeceksiniz. İkincisi aşı insanlara zarar vermeyecek. Bakınız dang ateşi hastalığından dolayı yakın zamanda bir aşı bulundu. O aşı 3 yıl sonra piyasadan toplatıldı. Çünkü aşı insanları öldürmeye başladı. Bunun için sağlıklı bir aşı için zaman gerekiyor” şeklinde konuştu.

Ülkemizin sağlık sisteminde başarılı olmasının sebeplerini anlatan Tütün, “Biz hastalarımıza heparin diye bir madde veriyoruz. Bu madde kanda pıhtılaşmayı engelliyor. Önlediği için ölümleri engelliyoruz. B, C vitamini destek ilaçlar ve doktorlarımızın destek tedavileri bizim başarımızı etkilemiştir. En büyük etken ise genç nüfusa sahip olmamız. Biz, destekleyici ilaçlarımız ve doktorlarımızın tedavisi ile başarılı olduk. Ancak kullanılan birçok ilaç bu salgının tedavisi için üretilmemiş ilaçlardır. Sağlık Bakanımız da bunu kabul ediyor zaten. Salgına yakalanan ve hastalığı yenen hastalardan alınan plazmalar da işe yarayabilir. Çünkü bu plazmanın içinde hastalığa bağışıklık kazanmış antikorlar mevcut. O yüzden başarılı olma olasılığı yüksek” ifadelerini kullandı.

“Sağlık işçilerine de maddi destekler verilmelidir”

Sağlık çalışanlarının sıkıntılarını da dile getiren Tütün şunları söyledi: “Birçok arkadaşımız evlerine gidemedi. Misafirhanelerde kalmaya başladı. Bazı insanlar bu kardeşlerimize karşı çok yanlış ifadeler kullandı. Bundan ziyade sağlık işçilerine de belli bir miktar para ödenmeli. Doktora, hemşirelere para verildi. Ama tıbbi sekreterlere, güvenliklere, hasta bakıcılara da bir destek verilmelidir. Çünkü onlar da aynı hastanede salgınla iç içe yaşadılar. Bu süreçte onlar da büyük bir özveri ve emek harcadılar.”
Yeni Akit Gazetesi

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.