Aktüel

Referandum, statükocuları derinden sarstı

Referandum sürecinde Türkiye’yi karış karış dolaşarak sivil Anayasa paketini anlatan Avrupa Türk İslâm Birliği Federasyonu Genel Başkanı Musa Serdar Çelebi, “Her şeye rağmen millet basiret gösterdi, kendi iradesi üzerindeki tahakkümü kaldırmak için tarihi bir adım attı” diyerek “Milletimiz, 1960 ve 1980 darbeleri sonucu oluşturulan ve dayatılan statükoyu 12 Eylül referandumu ile temelinden sarstı

Referandum, statükocuları derinden sarstı
-

Bundan sonra olması gereken yine millete dayalı, onun önünü açacak yeni bir Anayasa yapılmasıdır” şeklinde konuştu. ‘Sivil Anayasa’ paketinin oylandığı 12 Eylül 2010’a uzanan süreçte Türkiye’yi karış karış gezerek yeni Anayasa paketinin gerekliliğini anlatan Avrupa Türk İslâm Birliği Federasyonu Genel Başkanı Musa Serdar Çelebi, değişim sürecini Yeni Akit’e anlattı. 12 Eylül 1980 darbesinin ardından Almanya’da yaşamak zorunda kalan ve uzun bir süre ülkesine dönemeyen Çelebi, yeni Anayasa paketinin millet tarafından onaylanmasının birinci ayında sorularımızı cevapladı ve aynı kökenden geldiği MHP’yi süreci ve sonucunu doğru okuyamamakla eleştirdi.

“MHP’Lİ YÖNETİCİLER TÜRKİYE’DE YAŞANAN GELİŞMELERİ DOĞRU OKUYAMADI”

Referandumda yeni Anayasa paketi yüzde 42 hayır oylarına karşılık yüzde 58’lik evet oyuyla kabul edildi. Siz referandum sürecinde ciddi mânâda bir çalışma yürüttünüz. Ne oldu, biraz durumu özetler misiniz? Milletimizin çoğunluğu Anayasa değişikliğini onayladı. Referandumdan önce de ifade ettiğimiz gibi, eğer referandum sürecinde sadece Anayasa değişikliği üzerinde konuşulsa, Anayasa’da nelerin değiştirilmek istendiği ve bu değişikliklerin ülkeye ne kazandıracağı anlatılabilseydi, yüzde 60’ların üzerinde evet oyu çıkabilirdi. Maalesef böyle olmadı, böylesine hayati bir konu iktidar-muhalefet çekişmesine sahne oldu. Evet oyu verilirse, İran gibi olacağız, ya da Kürdistan kurulacak gibi ipe sapa gelmez iddialarla insanlar korkutuldu. Bunlara rağmen millet basiret gösterdi, kendi iradesi üzerindeki tahakkümü kaldırmak için tarihi bir adım attı. Bu yürüyüş elbette devam edecek, etmeli. Anayasa’nın tamamı ve bu ülkedeki her iş, milletin reyi ile ve onun iradesine dayalı olarak yapılmalı. Referandum sonrasında MHP ve Bahçeli, seçimin tartışmasız mağlubu olarak görülüyor. Siz ne dersiniz? MHP yöneticilerinin bir kısmı, özellikle direksiyondaki kişiler Türkiye’de yaşanan gelişmeleri doğru okuyamadılar. Ülkücü hareketin 40 yıldır anlatageldiği görüşler dikkate alınmadı. Milletin değerlerine ve iradesine dayalı yeni bir Anayasa; millet iradesini tam olarak yansıtan bir milli meclis ve millet tarafından doğrudan seçilmiş bir güçlü devlet başkanı. Bunlar Ülkücülerin siyasi yapıya ait ana görüşleridir. Ülkücüler, referandum yoluyla yapılmak istenen Anayasa değişikliğini, bu fikirlerin ışığında ele aldılar ve buna göre hareket ettiler. MHP’nin üst yönetimi, bu olayı da doğru analiz edemedi; inanç ve ülkülerinin önderliğinde hareket eden ve ömürlerini bu yolda tüketmiş bu Ülkücü önderleri aşağılayan ve inciten bir üslûp kullandı. Bu da tabiî olarak referandum sonuçlarına yansımış oldu. Burada üzülerek söylemek zorundayım ki; MHP yönetimi referandum sonuçlarını da doğru okuyamadılar. Dilerim, bu yanlış yoldan dönülür ve değişime öncülük edecek bir siyaset üretilir.

12 EYLÜL REFERANDUMU STATÜKOCULARI DERİNDEN SARSTI

Başta Bozkurt Yaşar Öztürk olmak üzere bağımsız Ülkücü olarak bilinen birçok Ülkücü isim Bahçeli’ye istifa çağrısında bulunarak MHP’yi gerçek milliyetçilere bırakmasını istiyor. Sizin düşünceniz nedir? Ben bu tür konuların dışındayım. On yıllardan bu yana devam eden askerî vesayet, yargısal ve bürokratik oligarşi, kısacası bu statükocu yapılanma değişecek mi? Milletimiz, 1960 ve 1980 darbeleri sonucu oluşturulan ve dayatılan statükoyu 12 Eylül referandumu ile temelinden sarstı. Bundan sonra olması gereken yine millete dayalı, onun önünü açacak yeni bir Anayasa yapılmasıdır. Siyasi partiler kanunu, seçim kanunu, kürsü serbestliği dışındaki dokunulmazlıkların gözden geçirilmesidir ve tabiî ki en önemlisi, milletin bütün mensuplarını üniter devlet yapısı içinde eşit ve şerefli vatandaşlar olarak birbirine kaynaştıracak ve ortak gelecek tasavvuruna kavuşturacak bir yapılanmanın gerçekleşmesidir. Halkımızın beklentisi bunlardır.

“ACILI YILLAR GERİDE KALACAK”

Bunları gerçekleştirebildiğimiz bir siyasal ortamda önümüzdeki 10 yılda nasıl bir Türkiye göreceğiz. Siz nasıl gözlemliyorsunuz? Her milletin bir baharı var. Allah’ın yardımı ve milletimizin feraseti ile tekrar baharımız geliyor. Acılı yıllar geride kalacak, milletimizin özlediği barış ve kardeşlik iklimi oluşacak. 2023 hedeflerimize ulaşacağız. Kendi köklerinden kopmadan dünya ile kucaklaşan, Türkiye 500 milyar Avro ihracatı olan dünyanın ilk on devleti arasında yer almış, çalışan herkesin refah içinde yaşadığı bir ülke olacak. Buna hepimizin inanması ve nasıl katkıda bulunabilirim diye düşünerek çaba göstermesi gerekiyor, hepsi bu kadar... Referandum sürecinde ağırlıklı olarak 12 Eylül üzerinde duruldu ama son olarak Adalet Bakanı Sadullah Ergin, “28 Şubat’a yargı yolu açık” şeklinde bir açıklama yapmıştı. 28 Şubat yargılanmalı mı? Bence önemli olan bundan sonrasıdır. Darbelerin yasal ve anayasal dayanakları ortadan kaldırılmaktadır ve artık Türkiye eski Türkiye değildir. Miletin kaderi ile oynayanlar, cezalarını çekecektir. Bunu herkesin anlamış olduğunu sanıyorum.

CHP, TÜRKİYE’NİN ŞANSSIZLIĞI

Son olarak bir de CHP’yi sormak istiyorum. Referandum süreci ve sonrasını baz alırsak, CHP’yi nasıl buldunuz?.. Kemal Kılıçdaroğlu nasıl bir profil çizdi sizin gözünüzde? Bu konuda belki biraz daha beklemek gerekiyor; ben ortada bir profil göremedim. Türkiye, milletin değerleriyle barışmış, tarihiyle barışmış, sosyal demokrasiyi bütün dünyada anlaşıldığı gibi anlayan ve hayata taşıyan bir partinin özlemini duyuyor diye düşünüyorum. Öncelikle dar gelirli insanların vergi yükünü azaltmak, refahını artırmak amacıyla çözümler, yeni sosyal projeler üretecek bir ciddi sosyal demokrat söyleme şahit oluyor muyuz? Malesef böyle bir tablo yok. Bu da Türkiye’nin şanssızlığı olsa gerek. Arkadaşımız Fahreddin Dede’nin sorularını cevaplayan Musa Serdar Çelebi; MHP yöneticilerinin Türkiye’de yaşanan gelişmeleri doğru okuyamadığını söyledi.

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.