İSLAM

Sabır, güzel ahlâkın ağırlık merkezi

Sabır, güzel ahlâkın ağırlık merkezi, imanın yarısı, ferah ve saadetin anahtarıdır. Cennet nimetlerine kavuşturan büyük bir fazilettir.

Sabır, güzel ahlâkın ağırlık merkezi
-

Sabır; değişen maddî ve mânevî durumlar karşısında dengeyi bozmamak, itidali muhafaza etmek, iptilâlara tahammül göstermek, acılara katlanmak, sıkıntı ve meşakkatlere karşı soğukkanlılıkla mukavemet etmek, beşerî hisleri aklın ve dinin sınırları dâhilinde sabit tutmak manalarına gelir.

Metanet de başa gelen her türlü iptilâya karşı metinlik, muhkemlik, dayanıklılık ve sağlamlık demektir.

Sabır, güzel ahlâkın ağırlık merkezi, imanın yarısı, ferah ve saadetin anahtarıdır. Cennet nimetlerine kavuşturan büyük bir fazilettir. Sabır, hoşa gitmeyen ve ıztırap veren hâdiseler karşısında muvazeneyi bozmadan sükûnete bürünmek, Hakk’a teslim olmaktır.

Enbiya ve evliya, sabır hususunda da zirve örnekler sergilemiş ve Allah’ın yardımına nâil olmuşlardır. Bu sebeple onlar, sabır hususunda da bizim örneklerimiz olmalıdır.

Sabrın dünyevî tarafı acı, âhiret tarafı çok parlaktır. Sabrın acılarını sîneye çekenler, ebediyet devleti olan cennete ve Allah’ın rızasına kavuşurlar.

Her hâlükârda Allah’ın emir ve yasaklarındaki nimet, hikmet ve ilâhî mükafatları düşünmek, sabrı kolaylaştırır.

Sabrın ilk şartı, onu gerektiren hâdiseyle ilk karşılaşıldığında gösterilmesidir. Vaktinde gösterilmeyen bir sabrın, fazla bir mükâfatı yoktur.

Sözün özü, sabır insanın derûnundaki kıymetli bir hazinedir. Belâ ve musibetler karşısında en sağlam kalkandır. Allah Teâlâ’nın razı olduğu ve büyük mükâfatlar va’dettiği ulvî bir haslettir. Allah Rasûlü’nün ifadesiyle: “Sabır ziyadır.” İnsanın dünya ve ukbasını aydınlatır.

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.