İSLAM

Salgın hastalıklarda ölen kişinin cenazesi namazı nasıl kılınır?

Salgın hastalıklarda ölen kişinin cenazesi namazı nasıl kılınır? sorusu merak ediliyor. Koronavirüs salgını dünyada çok sayıda kişinin ölmesine neden öldü. Koronavirüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı Dünya genelinde covid-19 pozitif vaka sayısı 307 bin 280’e ulaşarak 300 bin sınırını aştı. Türkiye'de ise koronavirüsten ölenlerin sayısı 21'e ulaştı. Vatandaşlar farz-ı kifaye hükmünde olan cenaze namazının salgın hastalıktan ölen kişilerde nasıl kılınacağını araştırıyor. Salgın hastalıklarda ölen kişinin cenazesi namazı nasıl kılınır? İşte yanıtı...

Salgın hastalıklarda ölen kişinin cenazesi namazı nasıl kılınır?
-

Salgın hastalıklarda ölen kişinin cenazesi namazı nasıl kılınır? sorusu merak ediliyor. Koronavirüs salgını dünyada çok sayıda kişinin ölmesine neden öldü. Koronavirüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı Dünya genelinde covid-19 pozitif vaka sayısı 307 bin 280’e ulaşarak 300 bin sınırını aştı. Türkiye'de ise koronavirüsten ölenlerin sayısı 21'e ulaştı. Vatandaşlar farz-ı kifaye hükmünde olan cenaze namazının salgın hastalıktan ölen kişilerde nasıl kılınacağını araştırıyor. Salgın hastalıklarda ölen kişinin cenazesi namazı nasıl kılınır? İşte yanıtı...

Salgın hastalıklarda ölen kişinin cenazesi namazı nasıl kılınır? 

Din İşleri Yüksek Kurulu, salgın hastalık riskinin bulunduğu durumlarda cenaze namazı ve defin işlemleriyle ilgili vatandaşlardan gelen sorulara cevap verdi.

Din İşleri Yüksek Kurulu, salgın hastalık riskinin bulunduğu durumlarda cenaze namazı nasıl kılınacağı ve defin işlemlerinin nasıl yapılacağına dair vatandaşlardan gelen sorulara cevap verdi.

Din İşleri yüksek Kurulunun verdiği cevap şu şekilde;

“Müslümanların, vefat eden din kardeşlerine karşı yerine getirmeleri gereken dini vecibelerinin başında cenazelerinin yıkanması, kefenlenmesi ve namazlarının kılınması gelmektedir. Yıkanıp kefenlendikten sonra cenaze namazının kılınması farz-ı kifayedir. Bu görev bazı Müslümanlar tarafından yerine getirildiği takdirde diğerleri sorumluluktan kurtulur. Cenaze namazının kılınması için belirli bir vakit yoktur. Hazırlanmış olan bir cenazenin bekletilmeden namazının kılınıp defnedilmesi esastır.

Salgın hastalık riskinin bulunduğu durumlarda cenaze namazının, olabildiğince az sayıda kişiyle ve bekletmeden kılınması tercih edilmelidir. Ayrıca hastalığın bulaşmaması için gerekli tedbirler alınmalı, bu bağlamda cenaze namazına iştirak edenler arasında yeterince mesafe bırakılmalıdır. Bu durumda birden fazla cenaze varsa hepsi için tek bir namaz kılınması yeterlidir. Hastalığı bulaştırma riski sebebiyle yetkililerce hemen defnedilmiş olan cenazenin namazı daha sonra kabrine karşı birkaç kişiyle kılınabilir.

Hastalığın bulaşma riskine karşı uzmanların tavsiyeleri doğrultusunda gerekli koruyucu tedbirler alındıktan sonra cenazenin usulüne uygun bir şekilde yıkanıp kefenlenmesi ve defnedilmesi gerekir. Alınacak bütün bu tedbirlere rağmen cenaze yıkandığı ve usulünce kefenlendiği takdirde bu hastalığın başkalarına da sirayet etme tehlikesi varsa:

1. Uzaktan cenaze üzerine su tutularak veya serpilerek yıkama işlemi gerçekleştirilir.

2. Bu uygulamanın da riskli olduğu durumlarda yetkililerin de talimatlarına uyularak koruyucu kıyafetlerle cenazeye teyemmüm aldırılır.

3. Cenazeye teyemmüm yaptırılmasının da hastalığın bulaşması açısından riskli olduğu hallerde zaruret sebebiyle teyemmüm de terkedilir ve o haliyle namazı kılınarak defni sağlanır.

Cenazelerin, geleneksel yöntemle açılan kabre kefenle defnedilmesinin de riskli olduğu durumlarda, ceset torbası veya tabutla defnedilmesi de caizdir.

Zaruretten kaynaklanan bütün bu uygulamalarda Müslüman kardeşimize karşı son dini vazifemizi yaptığımız bilinci ile hareket edilmelidir.”

Taun salgınlarında cenazeler

İbn Kesîr muhtelif tâun salgınlarından söz eder. 749 (1348) yılı olaylarını anlatırken geniş bir coğrafyaya yayılan tâun sırasında Dımaşk şehri ve yakınlarında bir günde 300’den fazla insanın öldüğünü, sadece Emeviyye Camii’nde bir vakitte on beş kişinin cenaze namazının kılındığını kaydeder.

Cenaze namazı nasıl kılınır?

Cenaze namazı rükû ve secdesi olmayan bir namazdır; rükünleri kıyam ve tekbirlerdir. Cenaze namazında iftitah (başlangıç) tekbiriyle birlikte dört tekbir bulunmaktadır. Selam vermek vaciptir. Sünnetleri ise, Allah’a hamd ve senâ etmek, Resûlullah’a (s.a.s.) salât ve selam getirmek, hem ölü hem de Müslümanlar için dua etmekten ibarettir.

Cenaze namazı kılmak için, cenazeye karşı ve kıbleye yönelik olarak saf bağlanır ve niyet edilir. İmam ve cemaat tekbir alarak ellerini bağlarlar “ve celle senâük” cümlesiyle birlikte “Sübhaneke”yi okurlar. Ardından, eller kaldırılmadan tekbir alınır ve “Salli-Bârik” duaları okunur. Tekrar eller kaldırılmaksızın tekbir alınır. Bilenler cenaze duasını (Tirmizî, Cenâiz, 38), bilmeyenler ise dua niyetiyle “Fâtiha” suresini veya başka bir duayı okurlar (Tirmizî, Cenâiz, 39). Dördüncü tekbirden sonra sağa ve sola selam verilir. Böylece namaz tamamlanmış olur.

Cenaze namazında taharet, kıbleye yönelmek, setr-i avret (vücudun örtülmesi gereken yerlerini örtmek) ve niyet gibi şartlara riayet edilir. Namazı kılınacak cenazenin müslüman olması, yıkanıp kefenlenmiş olması, cemaatin önünde olması gerekir. Ayrıca Hanefi ve Malikilere göre bedeninin tamamı veya yarıdan fazlası yahut başı ile birlikte en az yarısı bulunmalıdır. Şâfiîlere göre ise kişi ölüp de bir tek uzvu bulunsa bile cenaze namazı kılınır. Nitekim ashab, ölen ve sadece eli bulunan bir sahabînin namazını kılmıştır (Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, I, 518). Canlı olarak doğup ölen çocuk yıkanır ve cenaze namazı kılınır (el-Fetâva’l-Hindiye, I, 174).

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.