Okur Postası

Sayıştay’da evlere şenlik bir seçim

Gazetemiz okurlarından Bahadır Baydar, "Sayıştay’da evlere şenlik bir seçim" başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

Sayıştay’da evlere şenlik bir seçim
-

Bir eski Adalet Bakanı, “Ben siyaseti Yargıtay’daki üyelik seçiminden öğrendim” demiş. Yargıtay’daki üyelik seçimi nasıldır? Bilemem. Benim bildiğim ve bizzat öğrendiğim Sayıştay’daki üyelik seçimidir ki, “evlere şenlik” bir seçim.

 Yazımın en başında doğrudan doğruya şunu belirteyim: “Bu yazıyı yazmamın nedeni, geçen ay içerisinde Sayıştay’da yapılan Üye Seçimlerinin bizzat içerisinde olmamdır.”

Evet, o seçim, yazımın başlığında da belirttiğim gibi “tam bir evlere şenlik” bir seçimdi. Evlere şenlik denildiğinde ne anlaşılması gerekir? Herkes bir şeyler anlamıştır da, benim kasdım “seçimin çok komik” cereyan ettiğidir. Tabii bir taraftan komik de, diğer taraftan da insanın gururunu incitici bir seçimdi. (Siz benim komik dediğime bakmayın. Hiç de komik değildi.)

Efendim, 25 tur mu yapıldı, 30 tur mu yapıldı? Kaç tur seçim yapıldı bilmiyorum. 65 aday yarıştık. “Bir bakıyorsun bir aday 20 oy alıyor, bir bakıyorsun 1 oy alıyor. Bir aday bir bakıyorsun, 12 oy alıyor, bir bakıyorsun sıfır oy alıyor. Aman Allah’ım nasıl bir seçimdi ya, o öyle.” “Evlere şenlik bir seçim. İlk birkaç turda, düşük oy alıp da, seçilemeyeceği anlaşılanlar açısından (formalite gereği listede olanlar açısından) da onur kırıcı bir seçim.” Seçimde 65 aday yarışıyor gibi görünse de, esasında 15-20 aday yarıştı. Evet, o seçimde şurası bir hakikat ki, 15-20 aday üzerinde hesaplar cereyan etti? Bu durumda, geri kalan 40-50 aday, “gariban, zavallı pozisyonundaydı.” Böyle bir seçim, bir Kamu Kurumuna yakışmıyor. Sayıştay gibi, Yüksek bir Kamu Kurumuna hiç mi hiç yakışmıyor.

Birileri için zaten karar verilmiş, onlar üzerinden hesaplar yapılırken, kendine göre umut taşıyan gariban adayları neden böyle bir oyuna alet ediyorsunuz! Ayıp değil mi!

Eş-dost, ahbap-çavuş, makam-mevki ilişkileri ile ta en baştan bir seçim yapılıyor, bu çok açık. Bunun dışında, bilgisine, tecrübesine ve çalışmasına güvenerek saf saf aday olanlar var. Bizim gibi.

Esasında, bizim gibi bilgi, tecrübe ve çalışmasını odak alarak aday olanların öyle abuk-subuk bir seçimde işi olmamalı. Evet, Bizim gibilerin o seçimde aday olmamaları gerekiyor da, “Dünya umut Dünyası işte.”

 Sayıştay’da geçen ay yapılan o seçimde adeta boş sahada top oynatılır gibi, “habire seçim turları” yapıldı. “Habire seçim sonuçları açıklandı.” Ne oluyor ya! Bu nasıl iştir? Çetin pazarlıklar mı yapıldı yoksa!  Eğer, 15-20 aday üzerinden hesaplar yapılıyorsa, çetin pazarlıklar söz konusuysa, bizleri (yani düşük oy alanları) neden habire seçime sokup da “sıfır oy, 1 oy, 2 oy gibi” sonuçlara muhatap ediyorsunuz. Düşük oy alanlar için bir baraj belirleyin ve seçim dışı bırakın ve ondan sonra, hangi seçimi, nasıl yapıyorsanız yapın. Ondan sonrası bizi ilgilendirmez. Evet, birkaç aday üzerinden hesaplar yapılıp pazarlıklar yapılırken, Biz’ler dolgu malzemesi cinsinden, “kâh 4, kâh 6, kâh 2, kâh sıfır” alıp duruyoruz. Tam bir komedi. (Komedi değil aslında, onur kırıcı)

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.