Okur Postası

Şeker bayramı değil Ramazan bayramı!

Gazetemiz okurlarından Serdar Sav, "Şeker bayramı değil Ramazan bayramı!" başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

Şeker bayramı değil Ramazan bayramı!
-

Serdar Sav/İstanbul

Her Ramazan bayramı ve Kurban bayramı geldiğinde bildik haberler çıkar malum sözde milliyetçi devletçi ama ciğerleri beş para etmeyen malum medyada.. Cumhuriyet denilen tetikçi gazetenin spor sayfasında kendini çok akıllı sanan bir adam var!.. Adı da Arif Kızılyalın... Bu arkadaş devamlı üzerine vazife olmayan ve fitne fesat yazılarla her zaman dikkatimi çeker.. Malumunuz böyle tipleri okumak lazım ki; çünkü bunlara benzeyen tiplere karşı da önlem alalım.. Bu arkadaş önceki gün şunları yazmış “Şeker Bayramı, Cumhuriyet ve TFF seçimi” başlığı altında Şeker bayramını ağzına dolamış!.. Okurken iğrendiğim ve subliminal mesajlarla dolu uydurma şeker bayramı bölümü şöyle, “Dostlukları pekiştireceğimiz, kin ve öfkeyi geride bırakacağımız günler yaşıyoruz. Kimimize göre “Ramazan Bayramı”nı kutluyoruz, kimimizin söylemsel tercihi ise Şeker Bayramı. Peki işin aslı ne?

Edebiyat kökenli tarihçilere sorduk, araştırdık. Bizi 1500’lü yıllara ve bir İstanbul motifi olan mahyaya; yani “ışıklı mesaj tabelası”na kadar götürdüler. Mahya bizim kültürümüzün geleneği. Anlatılana göre iki minare arasına padişahın uygun gördüğü mesajlar, kandiller yardımıyla yazılırmış ramazan akşamları. Arife gecesi de şin-kef-re harflerinden oluşan “şükür” yazısı, vokal (sesli harf) kullanılmadan nakşedilirmiş halatların üzerine. Top patladığında gece gündüze dönermiş 3 saat boyunca.

İşte o yüzden ramazanın bitimindeki 3 günlük bayrama insanlar, yüzyıllar boyu “şükür bayramı” demiş. İşin içine tatlı, güllaç, şerbet girince halk “Şeker” Bayramı demeye başlamış Osmanlı döneminde. Çünkü ötreli okursan “şükür”, esreli okursan “şeker...” Demek ki “şeker” tarafı gelmiş işimize. Doğrusu da bu galiba!”

İşin enteresanı şu da bu arkadaş bir de fetva vermiş. İşin doğrusu da bu demiş!.. Hey aklı evvel arkadaş, bizler Ramazan Ayını oruçlarımızla ibadetlerimizle geçirdik.. Ve sonrasında gelen ise, Ramazan Bayramı’dır.. Böyle masallarla böyle safsatalarla anca kendini kandırabilirsin!.. Böylesi bir hikayeye senin gibi bir avuç insan anca aldanır.. Biraz olsun bu milletin dini duygularına ağzına almayın be kardeşim.. Sen ne anlarsın dinden sen ne anlarsın Ramazan’dan.. Sırf kendi zümrene şirin gözükesin diye böyle küçük düşmene ne gerek var be abicim...

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.