Okur Postası

Şeytanların plânlarını bozmak

Gazetemiz okurlarından Ali Lale, "Şeytanların plânlarını bozmak" başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

Şeytanların plânlarını bozmak
-

Bu hükümetin iktidarı süresince; önüne konulan büyük engelleri, badireleri atlaya atlaya bugüne geldi. Konulan badirelerden duraklasaydı, eyvallah deseydi, ölümüne mücadele etmemiş olsaydı, bugünkü durumda olmayacaktı. Bu iktidarın en büyük başarısı, büyük şeytana karşı, özgürlüğüne ve bağımsızlığına ölümüne mücadele etmesidir. Bugüne kadar, tekmelenen, sömürülen, göçe zorlanan, birbirine kırdırılan, kan ve gözyaşı eksik olmayan Müslüman toplumlarıdır. Müslümanları tek bayrak altında toplayacak, güce, kabiliyete ve öz güvene sahip olan Türkiye’dir. Bugün de gücü yettiğince Müslümanların derdiyle dertlenen sevincini paylaşan, onları küfrün çizmesi altında çekip kurtarmaya çalışmaktadır. Bu nedenle; Müslümanların kurtuluşuna vesile olacak bu girişimlerini boşa çıkarmak için, büyük şeytan tarafından Türkiye karşı şeytani planlarını devreye koymaktadır.

Süper güçlerin ortak maşası ve taşeronu olan Mısır Ülkesinin başında bulunan ve ABD’nin kuklası Sisi’ye emir vererek, Türkiye’ye karşı kışkırtmaya çalışmaktadırlar. Sisi; bunu kendisi için bir emir telakki ederek, hemen harekete geçmektedir. Millî şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un dediği gibi “Tarihin tekerrürden ibaret olmaması için, tarihi araştırarak, inceleyerek ve tarih okumalarından ders almakla mümkün olur. O zaman tarih tekerrürden ibaret olmayacaktır.  Büyük şeytan; Türkiye’yi eski Türkiye çevirmek için, peş, peşe, art arda hazırlandığı planları uygulamaktadır. Bu planların önden gelenleri; 15 Temmuz 2016 tarihinde Türkiye’yi işgale kalkışma hareketi, Suriye Meselesi, Rus uçağın düşürülmesi, Kobani meselesi, Geziparkı olayları, Hendek olayı, Daiş ve diğer terör grupları Türkiye’ye karşı donatarak savaştırması, büyük şeytan; bugün Libya’nın bekasını teminat altına almaya çalışan, Türkiye’ye karşı da Sisi kuklasını harekete geçirmeye çalışmaktadır.

Bunlar bize körfez savaşını hatırlatmaktadırlar. Suni gündemlerle İran ve Irak’ı sekiz yıl savaştıran ve süper güçler için birer silah pazarı haline getiren, büyük Şeytan; bugün de aynı hayali kurarak, Türkiye’yi -Mısır ve diğer Arap ülkeleriyle savaştırma çabasına girmiş bulunmaktadır. Bu planını boşa gitmesi için, Türkiye Devleti; İstihbaratıyla, siyasetiyle yapılacak etkin ve planlı çalışmalarla, ilgili Müslüman Ülkelerin politikalarını olumlu yönde yönlendirilmesini sağlayacak, Libya’nın faydasına etkin bir şekilde siyasi politikalar üretilmelidir. Büyük şeytan bu planını harekete geçirmekten hiçbir zaman tereddüt etmeyecektir. Çünkü İran-Irak gibi bir tabloyu oluşturmaya çalışmaktadır.

Türkiye ve diğer Müslüman ülkelerin katkılarıyla, Şeytanın planlarını tersyüz edebilecek istihbarat bilgileriyle beslenecek yeni politikalar üretilmelidir. Sıcak savaş kadar; istihbarat destekli dış politika da çok önemlidir. Bu sırada bunu etkin bir şekilde işletmek zorundayız. Bu çalışmalarla büyük şeytanın ve taşeronların tuzakları bozulacaktır. Bu zor zamanda Türkiye’nin en büyük yardımcısı Allah olacaktır. Allah’ın emri olan cihadı unutmadan, Hz. Muhammed(SAV) “Düşmanların silahlarıyla silahlanın” hadisini kendimize rehber edinerek, davranışlarımızı ve işlerimizi adalet ve ehliyet merkezli yaptığımızda; mazlumların ümidi, zalimlerin korkulu rüyası olacağız. Biz Allah’tan korkarak işlerimizi ona göre dizayn edersek, o da düşmanın kalbine bizim korkumuzu yerleştirecektir. Kurtuluş savaşında yedi düvel üzerimize çullandığı gibi bugün başta ABD, İngiltere, İtalya, Rusya leş kargaları gibi Libya’nın üzerini çullanmışlardır.

O bulutları dağıtacak Rabbim elbette ki bir rüzgâr estirecektir. Ufuktan estirecek rüzgârın Türkiye olduğunu görüyoruz. Türkiye uygulamalarıyla, Rabbine yaklaştıkça O da elbette ki Bedir’de, Uhut’ta Müslümanlara yardım ettiği gibi bugünkü Müslümanların dertleriyle dertlenen İslam’ın son kalesi olan bu Orduya da yardım edecektir. 

 Bu arada Büyük şeytan Allah’ın verdiği belalarla başı derde, ama yine de dikkat etmek zorundayız. Sahada gösterilen başarıyı, uluslararası siyasi arenada da göstermek zorundayız. Çünkü büyük şeytanın yavruları var. Yani taşeronları vardır. Bunları harekete geçirme çabası gerçekleşiyor. Mesela; Mısır gibi bir Müslüman Ülkenin başına geçirdiği köle ruhlu adama emir etmektedir. Onun için bunlara karşı; istihbarat destekli siyasi, askeri politik planlar üreterek tedbiri alınmalı ki, büyük şeytanın planı başlamadan bitirilmelidir. Bu yönde uluslararası siyasi iletişimin etkin bir şekilde kullanıldığı takdirde de rolü ve önemi büyük olacaktır. Rabbim bu millete zeval vermesin.

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.