Okur Postası

Sistem değişikliği, elbise değişikliği değildir

Gazetemiz okurlarından Ali Lale, "Sistem değişikliği, elbise değişikliği değildir" başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

Sistem değişikliği, elbise değişikliği değildir
-

Ali Lale

Türkiye’de Parlamenter Sistemin 80 yıllık uygulama safhası oldu. Bu süre içinde Parlamenter Sistem Türkiye’de başarılı bir şekilde geçti kimse diyemez. Parlamenter sistemin üzerinde sürekli ABD ve diğer ülkelerin gölgesi eksik olmuyordu. Yürütmede ve diğer kurumlarda onların söylemleri geçerliydi. Niye? Çünkü Türkiye’de bu Parlamenter sistemle güçlü hükümetler kurulamıyordu. ABD’nin emirlerine göre işleri yürütülmediği zaman hemen hükümete karşı iki kozu hazırdı. Biri meydana getirdiği terör örgütü diğeri de zayıf yapılı hükümet, yapısında bir tuğlayı çekmekle hemen yıkılıveriyordu. Hatırlamıyorum bir hükümet tam seçim dönemine kadar başta kalmıştır. Her zaman erken seçim kapıda bekliyordu. Türkiye’de “GÜNEŞ MOTEL OLAYI” bilmeyen yok, varsa Google’a müracaatta bulunsunlar. Her şeyi orada öğrenebilirsiniz. Samimiyet olmadığı için şimdi de deniliyor. Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem olsun aynı kapıya gider. Böyle bir girişim daha yapılırsa halkın siyasi erke olan güveni sıfıra iner. Bu da Ülkenin felaketi olur.

Başkanlık Sisteminin elbetteki avantajları ve dezavantajları olacaktır. Önemli olan burada avantajları artırma çalışmaları yanında dezavantajlarını da giderilecek mecliste çalışmalar yapılmalıdır. Ben, sen mücadelesi yerine ülkeyi kalkındıracak yasalarda reform çalışmaların yapılması gerekir. Bence Sistemden önce insanlarımızın kültürel değerlerimizle beslenmesini sağlayacak çalışmaların yapılması gerektiğinin inancındayım. Helalı ve Haramı bilmeyen Kul hakkı hassasiyeti olmayan bir insan profilini düşünelim, bu profilde bir kişinin eline güç geçtiği zaman, firavunlaşmaya doğru gider. Bence de sağlam sistemden önceden sağlam insanlar yetiştirilmeli ve iş ehline verilerek ülke kalkınmalıdır. Aksi takdirde sizler hangi sistemi getirirseniz getirin o sistemin başarılı olması mümkün değildir. Başarılı olmanın birinci, şartı; sağlam karakterli,  memleketini seven, inançlı, kültürlü ve işin ehli kişilerle sistemler uygulanabilir. Sistemin iyi ve kötü olduğunu o zaman anlayabilirsiniz. Ayrıca getirilen sistemin uygulanabilirliği test edilmelidir. Test yapılabilmesi içinde bir hukuk devletinde olması gereken hukukun tam olarak uygulaması gerekir, aksi takdirde kişilere göre hukuk işlenirse, hangi sistem olursa olsun zaten başarılı olması mümkün değildir. 

Bizde olduğu gibi, hukuk tam uygulamada olduğu zaman sistemin hangi kısmında aksaklıkların olduğu kendiliğinden ortaya çıkar, ama sistemi tam olarak kurallar çerçevesinde uygulamazsanız, sistemin neresinde aksaklıkların olduğunu kestiremezsiniz. Bir toplumun bozulması da kişilere göre hukuku uyguladığınız zaman sistem kendiliğinden bozulur. O toplumda da artık sistemler dikiş tutmaz, neden? Çünkü toplumun; sistemden ve sistemin uygulayıcılarına karşı güvensizlik hakim olduğundandır.

Bugün Türkiye’nin Ülke olarak dik durması ayakta kalması;  bir mucize gibidir. Neden? Toplumun bazı kurumlarında hâlâ ne kural var, ne de hukuk. Bugün TEDAŞ’tan muzdarip olmayan hiç kimse yoktur. Bir hukuk devletinden neden hukuksuz kurumlar olsun. İşte böyle olduğu zaman sizler hangi sistemi getirirseniz getirin başarılı olma şansınız çok düşüktür.

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.