Okur Postası

Sokağa çıkma yasağı ile ilgili senaryolar…

Gazetemiz okurlarından Yücel Kaya, "Sokağa çıkma yasağı ile ilgili senaryolar…" başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

Sokağa çıkma yasağı ile ilgili senaryolar…
-

 Yücel Kaya  İstanbul 

Sokağa çıkma yasağı ilan edilmesinin virüsün yayılmasını engelleyeceği kesindir.

BU DOĞRUDUR.

Hayatını devam ettirmek zorunda olan işçilerimiz emekçilerimiz virüsü kapma pahasına sokağa çıkmak zorunda kalıyorlar.

BU DA DOĞRUDUR.

Devlet bu insanlarımıza aylık ödeme yapsa çalışanlarımız sokağa çıkmak zorunda kalmayacaktır.

BU DA DOĞRUDUR.

Devletimiz bunları yaptı diyelim. Hatta daha da abartalım.

Devlet aile başına aylık 10.000 TL vermiş olsun. Artık paranız var. Mutlu ve rahatsınız. Evde oturuyor, kitap okuyor, televizyon izliyorsunuz.

Ancak…

Ertesi sabah;

Yasağa rağmen bir şekilde sokağa çıktığınızı farz edelim.

Fırına gidip ekmek alamayacaksınız.

Çünkü ekmek üretiliyor olmayacak.

Çünkü fırında çalışan işçiler devletten aylığını almış bir halde sizin gibi evde oturuyor olacak.

Birinci hafta;

Bir hafta sonra marketin raflarındaki tüm ürünler tüketilmiş olacak. Evde ekmek yapmak için un bulamayacaksınız. Zeytinyağı, pirinç, makarna bulup yemek yapamayacaksınız.

Bir hafta sonra daha önceden almış olduğunuz temizlik ürünlerini tüketmiş olacaksınız. Elinizi 20 saniye boyunca yıkayacağınız sabun bitmiş olacak. Temizlikte kullandığınız tuvalet kağıdı da artık olmayacak. Deterjan kalmadığı için bulaşıktan mutfağa giremiyor olacaksınız. Bir hafta boyunca kokan vücudunuzu kolonya kokusu ile de kapatamayacaksınız çünkü kolonyanız da bitmiş olacak.

ÇÜNKÜ SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI VAR VE ÜRETİM DURDU.

İkinci hafta:

Temizlik sorunu, ikinci haftaya girdiğinizde artık gündeminizde olmayacak. Virüse yakalanma korkusu ile birlikte ikinci sıraya inecek.

Çünkü ikinci haftadan sonra AÇLIK sorunu sizin birincil sorununuz olacak.

Cebinizde paranız var. Ama çocuğunuzun ihtiyacı olan süt artık marketinizde yok.

Televizyonda ölüm haberleri var ve siz ailenizle birlikte açsınız.

O an karşı sitede oturan varlıklı aileleri gözlemliyorsun.

Karnı aç çocuğunun karamsar gözleri sana;

Varlıklı ailelerin kendilerine uzun süre yetecek yiyecek stoku yaptığını düşündürmeye başlıyor.

AÇLIK DUYGUSU’nun en masum bir insanı bile şiddete yönlendirebileceğini, Koronavirüsten ÇOK DAHA TEHLİKELİ bir duygu olduğunu işte o zaman anlıyorsunuz.

Bu kitle psikolojisinin devreye girdiği andır. O saatten sonra;

Televizyonlarda ve internette ‘HÜKÜMET İSTİFA’ diye yürüyüş yapanların, bankaların ve marketlerin camlarının kırıldığının hatta lüks semtlerdeki evlerin yağmalandığı haberlerinin virüs haberlerinden daha fazla olduğuna şahit oluyorsunuz.

Gerisi tam bir KAOS…

Tamam, bu kötü bir senaryo KABUL…

Şimdi başa dönelim.

TÜRKİYE GENELİNDE SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI İLAN EDİLSİN…

Bu senaryoya hazır mısınız?

Ya da; Sokağa çıkma yasağı devam etsin ama bir yandan da üretim devam etsin. Fırınlarda dün olduğu gibi bu süreç boyunca ekmek yapılmaya devam edilsin. Marketlerde yine temizlik ürünleri satılabilsin.

Sokağa çıkma yasağı devam ederken temel gıda ihtiyaçlarımızı karşılayacak üretim devam etsin mi diyorsunuz?

İşte şu an da zaten o durumdayız.

Sokağa çıkmıyoruz.

Ancak temel gıda ihtiyacını karşılamak için çalışacak işçilerimiz, emekçilerimiz, tıpkı yüz akı doktorlarımız gibi çalışmaya devam ediyorlar.

Doktorlarımız şifa, emekçilerimiz de bize EKMEK VERMEYE DEVAM EDİYOR. ‘Bugünleri de atlatacağız inşallah.

Karanlığın en yoğun olduğu an, aydınlığa en yakın olduğu andır.’

Saygıyla.

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.