Okur Postası

Stockholm Sendromu

Gazetemiz okurlarından Güngör Ulusoy, "Stockholm Sendromu" başlıklı yazısını bizlerle paylaştı.

Stockholm Sendromu
-

 GÜNGÖR ULUSOY  İZMİR 

Hiçbir proje vaat etmeden ya da hiçbir zaman kendisinin de yapacağına inanmadığı projeleri yapacakmış gibi seçim kampanyalarında kitle iletişim araçlarını kullanarak seçmeni manipüle etmeyi başaran ve kazandıktan sonra da, elle tutulur-gözle görülür müspet hiçbir icraatına şahit olmadığımız hatta daha sonraki dönemlere ait seçimleri de tekrar, tekrar kazanan kişilerin genel karakteristik özellikleri incelendiğinde ikiyüzlülüklerini çok iyi kamufle ettiklerini görürsünüz.

Bu şekilde davranıyor olmaları anlaşılmaz bir durum değildir. Çünkü karakterlerinin gereğini yapmaktadırlar. O yüzden bunlar için söylenecek bir sözümüz yoktur.

Allah ıslah etsin deriz geçeriz. Esas sorun bir seçim döneminin sonunda kendilerini aldatan ve kazık atan bu kişilerin tekrardan seçilmesine teveccüh gösteren seçmen kitlesinin hangi ortak ruh haliyle davrandığıdır. Elbette kendi içinde mantıklı yada mantıksız bir çok nedeni olabilir. Ancak ne olursa olsun bu nedenlerin doğurduğu sonuçlardan yaşadıkları şehir adına bireysel ve toplumsal hiçbir kazanım elde etmedikleri halde defalarca kendilerini aldatanlara meyletmeleri acaba aldatanlarla aynı karakteristik özelliklere sahip olmalarından kaynaklanıyor olabilir mi? Bunun en tipik örneğini İzmir özelinde görebiliyoruz. İnanın ki denize kıyısı olmasa en fazla dışarıya göçün yaşanacağı şehirlerden biri haline gelecek olan İzmir’in, uzun zamandır CHP’nin elinde yoğun bakım ünitesinde can çekişmekte olan hastanın haline benzer, acınacak bir görüntüye sahip olduğunu, İzmir’li CHP’li seçmenler hariç bütün cümle âlem görmüştür ya da duymuştur.

Kronikleşmiş Kemalizm hastalığına yakalanmış CHP seçmeninin parti içinde, laik-Kemalist ulusalcıların tasfiyesine yönelik FETÖ’cülerin operasyonuna seyirci kalması ve Apo’nun heykelini dikeceğiz diyen HDP-PKK militanlarının parti içinde cirit atmasına göz yumması ve üzerine de biz Mustafa Kemal’in askerleriyiz diye kuru sıkı sıkmasına ikiyüzlülük denmez de ne denir peki?

Atatürk ile bebek katili Apo’nun yan yana getirilmesinden zerre kadar rahatsız olmayan CHP seçmeninin; celladına aşık olmuş, idam günü gelse de maşukumun yüzünü bir seferlik de olsa görebilsem diyen mahkumun ısrarlı yalvarışları gibi, bir sonraki seçim döneminde yiyecekleri kazıkların hasretiyle yanıp tutuştuklarını görürsünüz.

Bu kadar mağduriyetlerin içine hapsedilmiş gönüllü mahkumların yaşadığı başka bir şehir gösteremezsiniz. Ancak yine de haklarını yememek lazım; sloganlarla, “İzmir Marşı’yla” (İzmir’in dağlarında çiçekler açmaz oldu!!!....), bozuk plak gibi takılı kalmış “Onuncu Yıl Marşı’yla” (on yılda on beş milyon sapkın genç yarattık!!!.....haşa), boyoz festivalleriyle, Fatih Ürek konserleriyle beş yılı tamamlayabilmekte her babayiğidin harcı değil tabi ki. Kulakları çınlasın Muharrem İnce, ne güzel de ince, ince CHP seçmeninin ruh halini tarif etmiş; elinize kalem kâğıt alın ve yazın, İnce’nin şu güzel tarifini:

"6 seçimde başarılı olamamış bir CHP var, 7. seçimde bunun başarılı olacağını söyleyen bir Allah’ın kulu var mı? - 6 kez arıza yapıp yolda kalmış kaza yapmış otobüs firmasına 7. kez bilet alınır mı? - 6 kez ameliyat olduğunuz doktor hep yanlış ameliyat yapmış, 7. kez ameliyat olur musunuz? - 6 kez davanızı kaybeden o avukata, 7. davayı verir misiniz? - 7 çocuğunuz var. 6 çocuğunuzu gönderdiğiniz öğretmen üniversiteyi kazandıramamış o öğretmene 7. çocuğunuzu gönderir misiniz?"

Sağ olsun bize söylenecek söz bırakmamış. Ancak tesir etmiş gibi de gözükmüyor. 

O yüzden CHP seçmeninin ruh halini çözmek için dünyanın bütün psikiyatristlerini ve psikologlarını bir araya getirseniz çare bulamazlar. Çünkü yakalandıkları hastalığın tıpta tanımı yok. Gerçi bunların yakalandığı hastalığın tanısını yine kuantum mekaniği ustası fizikçi Muharrem İnce şizofreni olarak koydu ama, bence; “Stockholm Sendromu” tanısı koysaydı belki daha isabetli olurdu.
Yeni Akit Gazetesi

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.