Okur Postası

Suriye’den çekilme oyunun bir parçası mı?

Gazetemiz okurlarından Ali Lale, "Suriye’den çekilme oyunun bir parçası mı?" başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

Suriye’den çekilme oyunun bir parçası mı?
-

Ali Lale

Suriye üzerinden; Türkiye karşı oyun üzerinden oyun kuruluyor. Dün “Esad diktatördür, Suriye halkına Demokrasi ve özgürlük getirelim” diyen ABD ilk oyunla Türkiye’yi bataklığa çekmek ve Türkiye’yi Suriye’de batırmak için daha önceden hazırlanan plan ve projelerini ard arda devreye konuldu. Projelerinden bir kaçı: Hatay’ın Reyhanlı İlçesinde patlamadan 53 kişinin öldürülmesi, Suriye’den roket atarla ve diğer ağır silahlarla Türkiye’nin Suriye sınırındaki illere atılması, halkın ölmesi, yaralanması, paniklemesi ve telaşa kapılıp, Türkiye Devletinin suçlanması, diğer taraftan içerden de ayrı oyunlar devreye konulmasıdır. Daha doğrusu önceden projelenen Fetö olayların başlatılmasıydı. İlk olarak gezi parkı olayların meydana gelmesi, bu projenin amacı Türkiye’nin tüm illerinde kent savaşlarını çıkartarak hükümeti devirmek ve ülkeyi kendi kontrolünde yeni bir kadroyla yönetmekti. Fitili İstanbul’dan ateşlenen kent savaşları; diğer kentlere sıçramadan hükümetin emniyet, istihbarat ve medya çalışmalarıyla İstanbul’da bitirdiler. Bir taraftan içerde Fetö’yü devreye koyarken, diğer taraftan da Türkiye’yi Suriye bataklığına çekmek için akla hayale gelmeyen planlar uygulamaya koymaya başladılar. Bunlardan en tehlikesi ve olaylarının alevlendirilmesi gerçekleştirecek Rusya-Türkiye arasında çatışmalarını sağlamak için Rus uçağının düşürmesi, Türkiye’nin istihbarat çalışmaları, temkinli ve kararlı hareket etmeleriyle birçok planlarını boşa çıkardı. İsrail’in güvenliği için terör üzerinden Türkiye’ye savaş açtılar. ABD üst düzey subayları tarafından teröristlere silahlı eğitimini verdiler. Terörün Türkiye ’ile savaşması için de ABD bize satmaya yanaşmadığı silahlarını terör gruplarını hem eğitiyor hem de ağır silahlarla donattılar. Türkiye’ye parayla vermediği ağır silahları onlara bedava verdiler. Diğer taraftan Ortadoğu’da Türkiye’yi yalnız bırakmak amacıyla Cemal KAŞIKÇI üzerinden proje ürettiler. Bu projeler öyle bir şekilde hazırlandıki her hususta da Türkiye’yi yalnız bırakma amacındaydı. Türkiye’nin istihbaratı ve emniyetinin yaptığı çalışma neticesinde; az yarayla Cemal KAŞIKÇI olayında biz kurtulduk. Suudi Prensi Selman teşvikiyle yapıldığı kanıt ve belgelerle, suçu sabit oldu. ABD burada da yine bir projeyle bu olayı kendi yararına çevirdi. Bu projeyle bugüne kadar Ortadoğu’da yapılan tüm harcamaları bir çırpıda iki misli Suudi kralınca karşılandı. Hem paralarını aldı. Hem de Selman Prensin kurtarıcısı pozisyonuna geçtiler. Çünkü bu projede daha önceden hazırlanmıştı. Suudi’den ABD’ye karşı çıkacak tüm sesleri daha önceden kısmışlardı. ABD’nin emrinden olmayan prensler ve âlimlerin kimini infaz kararını verdiler kimini de cezaevine kapattılar.

Bugün de hiçbir şey olmamış gibi Türkiye’ye gülücük dağıtarak, “Ben çekiliyorum. Nasıl olsa DAEŞ’in hakkında gelirsiniz.” Demesi Dünya’yla alay edercesine bir görüntü veriyor ve ertesi gün başka şey söylüyor.  Güvensiz ve tehlikeli bir müttefiktir. Türkiye’de güçlü ve kararlı bir hükümet başkanı olmamış olsaydı. Bugün Suriye veya Irak gibi perişan olacaktık. Çünkü ecnebiler; timsah gibi ağızlarını açmışlar, Türkiye’nin zayıf anını bekliyorlar. Rabbim o fırsatı onlara vermesin.

ABD’nin çekilmesi de ayrı bir projedir. Suudilerle işbirliği yapacak diğer Arap ülkelerine göz kırparak, ben çekiliyorum ama siz Türkiye karşı birleşin, mesajı ile birlikte Türkiye’ye heyet göndererek güya Fetö’yla ilgili bilgi ve belgelerin incelemesi yerinden görerek ona göre bir karar vereceklerdir.  Buradaki çekilme, heyetin Türkiye gelmesinin amacı Türkiye’nin Suriye yapacağı operasyonu engellemek, etnik yapı arasında uçurumlar oluşturmaktır. Suriye’ye yapılacak operasyonu da zamana yayarak, Türkiye’nin operasyon kararlığını bozmaktır. Bu arada operasyonu zora koymak amacıyla; terörle, Esad arasında bir anlaşmaya varmasını sağlamak, Rusya’nın da olumlu kararlığını bozmaya çalışmaktır. Türkiye hükümetini de zora sokabilecek yeni bir projeleri üreterek hayata geçirmektir. Bu da seçimde halkın hükümete olan bağlılığını zayıflatarak. Seçimi iktidar için olumsuz geçmesini sağlamaktır. Kısacası ABD’nin bugüne kadar Türkiye karşı yaptığı hareket ve davranışlar, bir müttefikin yapacağı davranış ve hareketler değildir. Bunların hepsi de Türkiye’nin bağımsızlığına, birliğine ve güçlenmesine karşı yapılan ve uygulamaya konulan projelerdir. ABD’nin Türkiye’yi eskiye döndürmek için yapılan ve uygulamaya konulan tüm bu projelerine karşı, hükümetin gösterdiği performans ABD’nin tüm uygulamaya konulan projelerini boşa çıkartmıştır. Türkiye’nin tekrar eski Türkiye dönmemesi için, içerde adalet ve hakkaniyete öncelik vermek zorundayız. Tarihte; sürekli yönetimde aksaklıkların meydana gelmesini sebebiyet veren; insanlarımızı canından bıktıran, liyakat ve ehliyet dikkate almadan yapılan atamalardır. Bu yöntem ve usul toplumla devlet arasına güvensizliğin girmesine sebebiyet vermektedir. Başkan her şeyi görerek takip etmesi mümkün değildir. Ancak atama yapılacak kadroların referansla değil de, milletine ve vatanına sadık liyakat ve ehliyet sahibi insanların görevlendirmesiyle mümkün olabilir. ABD’nin Türkiye karşı gerçek yüzünün ortaya çıkması; Devletin ve halkımızın bu konuda büyük tecrübeler kazandığına dair inancım tamdır.

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.