Okur Postası

Tavşan bayırı aşacak mı? Aşamayacak mı?

Bazıları bir bardak suda fırtına koparmayı çok seviyor. Bardak ile su bulamazlar ise, WC de, suya benzeyen kendi ürettikleri tuzlu pislik ile sanal fırtına koparmaya çalışıyorlar. Onu da üstlerine başlarına sıçratıp necis oluyorlar.

Tavşan bayırı aşacak mı? Aşamayacak mı?

 Hasan Kaya  Okur Postası  Bazıları bir bardak suda fırtına koparmayı çok seviyor.  Bardak ile su bulamazlar ise, WC de, suya benzeyen kendi ürettikleri tuzlu pislik ile sanal fırtına koparmaya çalışıyorlar. Onu da üstlerine başlarına sıçratıp necis oluyorlar.

Yeni idari yapılanma içinde kurulan, Maliyet ve Değişim Ofisinin çalışması ile ilgili olarak, McKinsey Yönetim ve Danışmanlık Firması ile çalışılacağının açıklanması sonrasında kızılca kıyamet koptu…

Sanki T.C Hazine ve Maliye Bakanlığının yönetimi bu firmaya devir edilmiş, McKinsey’ de T.C Hazine ve Maliye Bakanı olmuş gibi, Türkiye’nin Hazine ve Ekonomi politikaları,  bu firma tarafından yönetilecek algısı ile tartışma başlatıldı. Bu tartışmaların içine akıllıca serpiştirilen, IMF, Duyunu Umumiye gibi kavramlar piyasadaki ekonomik sıkıntılar ile birlikte maalesef çok kötü bir algı oluşturuldu.

Oysaki McKinsey hakkında bilgi sahibi olmak için konuyu biraz araştırdığımızda,  firmanın 90 yıllık bir geçmişi olduğunu ve 1995 yılında İstanbul’da Ofis açmış olduğunu öğreniyoruz. 

Ayrıca “McKinsey, 16,000’den fazla danışman ve yaklaşık 2000 araştırma ve bilgi profesyonelinden oluştuğunu. 60’tan fazla ülkede ofisi, bu ofislerde 130 dilden çalışanı olduğunu,

Müşterilerinin yaklaşık %40’ı Avrupa’da, %35’i Amerika’da, %15’i Asya Pasifik’te ve %10’u ise Ortadoğu ve Afrika’da yer alıyor. Özel ve kamu kuruluşlarından ve sosyal kuruluşlardan oluşan geniş kapsamlı bir müşteri yelpazesine sahip olduklarını...

 Firmanın ise Avrupa, Amerika, Asya Pasifik, Ortadoğu ve Afrika’da bulunan 1400’den fazla ortağı bulunan Uluslararası bir danışmanlık şirketi olduğunu öğreniyoruz.

Birçok Ülke de olduğu gibi Ülkemizde de bazı şirket ve kurumlar modern yönetim anlayışı gereği, özel denetim ve danışmanlık firmaları ile çalışıyor. Bunu bir nevi, şirketlerin, Hukuk işleri ile ilgili, Avukatlık hizmeti veya Yeminli Mali Müşavirlik hizmeti satın alması gibi düşünebilirsiniz.

McKinsey,  borç para vermiyor. Bu nedenle  IMF gibi borç verdiği Ülkelerin Maliye politikalarını belirleyen ve müdahale edebilen bir kuruluş değil.

Türkiye ne zaman iki ayağının üzerine durabilecek adımlar atmaya başlasa, sağdan, soldan, yukarıdan aşağıdan, içten dıştan müdahaleler başlıyor. Şimdiye kadarki en gözde argüman laiklik idi. Bu argüman da artık kabak tadı verdiği için piyasa da iş çıkarmıyor. Ekonomik kuşatılmışlıktan kurtulmak için atılan her adımın karşısında şimdi ekonomik saldırılar başladı. Seçim öncesi patates, soğan, sarımsak, seçim sonrası, dolar artışı gibi siyasi müdahaleler ile iktidar halkın gözünden düşürülmeye çalışılıyor.

 IMF, Türkiye gibi sağlam bir müşterisini kaybetti, uluslar arasında Türkiye öncülüğünde başlayan dolar karşıtlığı ile de doların tahtı sallantıya girdi. Onun için McKinsey, üzerinden, sapla samanı harmanlayıp, IMF ile anlaşma yapılsaydı daha iyi olurdu, algısı yaratılmaya çalışılıyor.

Türk halkının büyük çoğunluğu, Ülkemizde kurulmuş olan sömürü düzeninin devamı için,  laiklik elden gidiyor yaygaraları ile de, para sömürü imparatorluğunun çıkarları zarar görmesin diye yapay gündemler ile gerçeklerin üzerinin örtülmeye çalışıldığının farkına varmaya başladı.

 28 Şubat’ın düzmece gündem maddeleri ile laiklik için yapılmadığını,  Kamu paralarının havuz da toplanmaya başlanması, D8 hareketi ile ortak bir İslam para birimi oluşturulması girişimleri, rahmetli Erbakan Hükümetinin ipini çektiğini yerli işbirlikçilerin de bu eylemde rol aldıkları gerçeğini geç de olsa anlamaya başladı.

Şimdi mevzuu, tavşan bayırı aşacak mı? Aşamayacak mı?
Yeni Akit Gazetesi

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.