Okur Postası

Tesettüre küfredenler, Zübeyde Hanıma ne diyecek?

Gazetemiz okurlarından Tahsin Han, "Tesettüre küfredenler, Zübeyde Hanıma ne diyecek?" başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

Tesettüre küfredenler, Zübeyde Hanıma ne diyecek?
-

Tahsin Han

Bir insanın bir konuda bir yargıya varması yaşadığı, gördüğü vakalardan edindiği tecrübe ve edindiği bilginin sonucudur...

Sponsorlu

Hal böyleyken Cumhuriyet gazetesi yazarı (!) Işıl Özgentürk’ün kendisine Müslümanlara hakaret etmesi için tahsis edilen köşesinden tesettürlü kadınlara alenen “fahişe” demesinin üzerinden üç gün geçti...

Sözde İslam’a ve Müslümanlara saygılı olan ve sol cenahtan tek bir tepki gelmedi. Teröriste terörist diyenlere dava açmak için pusuda bekleyen savcılar da kış uykusunda...!

Işıl Özgentürk, köşesinden “Türban artık bir dini sembol değil daha çok bir moda enstrümanı. Öğrencilerimden biliyorum, başlarını kapatan gencecik kızlara soruyorum: “Neden?” Kiminin babası istemiş, kimi kendiliğinden başını kapatmış. Ama türbanın nereden geldiğini bilmiyorlar. Kur’an’da yazıp yazmadığını bilmiyorlar. Onlara türbanın Sümerlere dayandığını, bu uygarlıkta zengin ailelerin ilk kızlarını fahişelik görevi yapmaları için belli bir süre tapınaklara yollamak zorunda olduğunu anlatıyor, halk karıştırmasın diye de bu kızların başını örtmesinin zorunlu kılındığını söylüyorum. İlk baş örtünme onlarda, ardından Yahudiler de bu geleneği değiştirerek almışlar ve kiliselerde yaşayan rahibelerin bu biçimde örtünmeleri herkes tarafından kabul edilmiş. Bu bilgiyi verdiğim için bana teşekkür edenler bile var....” ifadelerini kullanıp Müslüman kadınları alenen fahişelikle suçladı. Eğer Işıl Özgentürk, yaşadıkları ve gördüklerinin etkisiyle tesettürü araştırmış ve kendince bir bilgiye ulaşmışsa bu tarihi gerçek değil aksine cahilliğinin kanıtı.

Özgentürk’ün Milattan Önce (M.Ö.) 4 bin-2 bin yılları arasında yaşadıkları tahmin edilen Sümerleri insanlığın başlangıcı gibi kabul etmesi vahim bir durum. Başörtüsünün ilk kez Sümerler’de fahişeler tarafından kullanıldığını söyleyip, sonrasındaki bütün kadınların bunu taklit ettiğini söylemeye çalışan Işıl Özgentürk, aslında o çağda bile birçok peygamberin insanların doğruyu bulması için gönderildiğini bilmiyor. Bilmesini beklemiyorum çünkü dinle, İslam’la bir bağı yok aksine düşmanlığı var.

Ama ben Işıl Özgentürk’e Sümerler’in yaşadığı Mezopotamya’da aynı dönemde Hz. Nuh, Hz. Salih, Hz. İbrahim gibi peygamberlerin yaşadığını ve o çağda da Allah’ın “Ey kadınlar örtünün, ziynet yerlerinizi açmayın” emrini insanlığa ilettiğini hatırlatayım.

Yani Işıl hanım (!) senin tarih dediğin ve Müslüman kadınları karalamak için uydurduğun Sümer vakası, Allah inancı olan kadınlar için genel geçer bir doğru değil...

***

Bir kanıya varma ve genelleme yapmak için yaşadığın ve gördüğün vakaların da etkili olduğunu belirttik ya... Olayı bir de bu açıdan bakmakta fayda var.

Kimseyi suçlama hakkım yok lakin Işıl Özgentürk’ün çevresinde başörtülü olup ahlaksız iş yapanlar vardı ki kendisi “Fahişe” tespitinde bulunmaktan kendisini geri alamadı. Annesini tanımam ama tahminimce başörtülüydü, belki birçok akrabası da başörtülüydü.

Ben de bundan hareketle; annesinin Işıl Özgentürk’ü başkasından peydahlamış olabileceğini düşünme hakkına sahibim. Eğer annesi başörtülüyse benim vardığım bu yargı da en az Işıl Özgentürk’ün “Tesettürlüler Fahişe” tespiti kadar gerçek.

***

Ayrıca Işıl Özgentürk’ün tartışmasız büyük lider olarak kabul ettiği Mustafa Kemal’in annesi Zübeyde Hanım ve eşi Latife Hanım’ın da başörtülü oldukları gerçeğini sanırım kendisi de biliyor. Durum böyleyken Işıl Özgentürk, Zübeyde Hanım ve Latife Hanım’a da aynı hakareti yapmış olmuyor mu? Bir de olayın Cumhuriyet gazetesi boyutu var ki o daha vahim... Kemalist Cumhuriyet gazetesi, tesettür=fahişelik tabirini gördüğünde Işıl Özgentürk’e “Bu yanlış; Mustafa Kemal’in annesi ve eşi de kapalıydı” diyemedi... Sanırım Müslümana hakaret içeren cümlelerin şehvetiyle kendilerinden geçmişlerdi...

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.