Okur Postası

Tüketici hakları

Gazetemiz okurlarından Güngör Büyükçınar, "Tüketici hakları" başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

Tüketici hakları
-

Güngör Büyükçınar/Balıkesir

Bir ülkede tüketici hakları kurumu ne iş yapar denildiği zaman o ülkede tüketici hakları bir vatandaşın satın almış olduğu bir ürünün belli bir zaman sonra veya aldıktan hemen sonra o ürün arızalı, kusurlu veya hileli çıktığında o mağdur olan vatandaş gidip tüketici haklarına başvurması sonrasında tüketici hakları hemen hiç beklemeden bilir kişiler nezdinde mağdur olan kişinin zararını ziyanını en kısa zamanda vatandaşı mağdur eden zarar veren sağlığıyla oynayan o firmalara veya şahıslara ulaşıp vatandaşın mağduriyetini yerine getirmek için en kısa zamanda gerekli mercilere bildiren demektir.

Fakat kanunu merciler mağdur olan vatandaşın hakkını, hukukunu öyle seneler içerisinde çözmeye kalkarsa o ülkede tüketici hakları kurumu diye bir kurum yok demektir. Tabii böyle yok olan bir ortamda mağdur olan vatandaşlar artık tüketici haklarına başvurmayıp zararlarını ziyanlarını kendi sinelerine çekerek bir daha böyle kısa zamanda arıza yapan kalitesiz hileli ürünleri almayarak o fabrikaları ve imalatçıları kendince boykot ederek aynı o kalitesiz ürünlerden başka insanlarında almaması için adeta ayaklı gazete olurlar.

Tabii böyle giderek ülkemizde kendi ürünlerimiz içinde de maalesef güvensiz bir ortam oluşur. Bu ortam içerisinde fabrikalarımız giderek kapanır yeni fabrikalar açılmaz işsizlik çoğalır ithalat artar ihracat ise giderek azalır artık öyle duruma gelinir ki otomobilimize bir yedek parça mı alınacak, yan sanayi değil orijinali olsun deriz. Cep telefonu mu alacaksın aman haa yerli Türk malı istemem yine mağazadan televizyon mu alacaksın? Yerli değil dış ülkelerin, yani düşmanlarımızın televizyonlarından olsun deriz. Örneğin tereyağı bal gibi gıda maddelerinin bile Avrupası var mı diye çarşı pazar bakar dururuz.

İşte bir ülkede güvensiz bir ortam olmuşsa o ülkede hiçbir konuda birlik beraberlik olmaz bir ülkede gönüller, kalpler sermayeler birleşmezse o ülkede silah sanayileri ilaç sanayileri ve her türlü teknolojilerde gelişmez eğer 1940 yıllarında CHP tüketici hakları kurumunu kurmuş olsaydı imalatçılar piyasaya hatalı, kusurlu, kalitesiz ürün süremezlerdi bu nedenle her kez bila mecburi işin hakkını vererek kaliteden ödün vermeden sıdkı sadakatle çalışan esnaf ve her çeşit sanayi yerli malı yurdun malı diye hiç kimse Avrupa mallarını almak bile istemezlerdi.

Fakat maalesef aksi olarak vatandaşlar aldıkları Türk malı ürünlerden memnun olmayıp tüketici haklarından da istediği beklentiyi bulamayınca vatandaş aman ha! Türk malı değil Avrupa malı olsun fiyatı önemli değil demeye başlarsa işte bu bir ülke için yıkım olur tek sebep ise kalitesiz hileli ürün yapanları zamanında cezalandırmamak çünkü bir müşteri aynı ürkek bir at gibidir bir ürktü mü artık ona o ürünü bedavaya versen almaz sen yine durma git bir vatandaş olarak tüketici haklarından, hakkını ara sonra senin derdine Hakkı abin bile çare olamaz.

Ey vatandaş

Durma git ara sen

Zayi etme hakkını

Sen aramasan hakkını

Sonra sana vermez

Hakkı abin hakkını

Din vatan zarar görür

Sen aramazsan hakkını

YORUMLARA GÖZAT

DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Yorumlarınız incelendikten sonra yorum kurallarına uyması halinde yayına alıncaktır.